KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Komisyonumuzun kıymetli üyeleri, değerli milletvekillerimiz, çok kıymetli misafirler, değerli çalışma arkadaşlarımız, çok sevgili basın mensupları; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Bugün yoğun gündemli yeni bir toplantı çalışmamız için, bu anlamlı süreç için hayırlara vesile olsun diyorum.

Bugün odağımızda halk sağlığı, ruh sağlığı, kronik hastalıklar ve koruyucu önleyici faaliyetler var. Engellilik; her bir çocuğun, bireyin doğumdan çocukluğuna, gençliğine, yaşlılığına, insan ömrünün tüm evrelerine teşkil edebilecek bir süreç, bir insanın ömrünün her evresinde karşılaşabileceği bir durum. Bu nedenle, Komisyon olarak tüm engel durumlarını ve çoklu engellilik alanını bütüncül bir çerçevede ele alıyoruz. Tabii ki bu çerçevede toplantılarımızın katılımcı profili de çeşitlilik arz ediyor.

Bugün halk sağlığı çalışmalarını, önleyici ve koruyucu sağlık hizmetlerini, kronik hastalıklarla mücadeleyi akademisyenlerimiz, hekimlerimiz, bürokratlar, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte müzakere edeceğiz. Sağlık Bakanlığı adına Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Bey, Ruh Sağlığı Daire Başkanı Ayşe Hanım, Kronik Hastalıklar Daire Başkanı Kanuni Bey, uzmanlık derneklerimizden çok kıymetli hocalarımız, Endokrinoloji ve Metabolizma Derneğinden Erman Hocamız, Kardiyoloji Derneğinden Barış Hocamız, Akademik Geriatri Derneğinden Volkan Hocamız, Psikiyatri Derneğinden Sayın Gülsüm Hanım, sivil kuruluşlarımız ve bu çerçevede Kas Hastalıkları Derneğinden Çağlar Bey, yine Kas Hastalıkları Derneğinden Fatma Hanım, Türkiye MS Derneği Ankara Şubesinden Aşır Nadar, Epilepsiye Direnen Çocuklar Derneğinden Özge Kaptan, Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şubesinden Özlem Hanım, Çölyak Federasyonu Başkanı Hasan Bey, Parkinson Hastalığı Derneğinden Gül Hocamız, Spina Bifida Derneğinden Nurdan Hanım, ALS-MNH Derneği Başkan Yardımcısı Ayşen Hanım, Romatoloji Derneğinden Ahmet Hocamız bizimle birlikte, ben her birine hoş geldiniz diyorum.

Tabii, bugün konuşacağımız konu engel türleri içerisindeki çok geniş bir kitleyi ilgilendiren bir alan. Halk sağlığı, ruh sağlığı, kronik hastalıklar dediğimizde bir yanda diyabet, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları, nörolojik tablolar, kas ve iskelet sistemi hastalıkları diğer yanda ise depresyon, anksiyete, ağır ruhsal bozukluklar ve tüm bu tablonun kesiştiği bir çerçeve ele aldığımız çerçeve.

Tabii, yalnızca hastanelerdeki tedavi süreçlerini ilgilendirmiyor bu; iş gücünde aktif olmayı ilgilendiriyor, günlük yaşam aktivitelerini direkt etkiliyor, bakım ihtiyacını, aile üzerindeki yükü, sosyal hayata iştiraki doğrudan şekillendiriyor. Hep şunu söylüyoruz: Komisyon olarak engellilik sürecini sadece bir sonuç üzerinden okumuyoruz, aynı zamanda sürece yani engelliliğe giden yollara, engellilik riskini arttıran kırılgan alanlara bakıyoruz. İşte, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri tam bu noktada devreye giriyor; erken tanı, düzenli takip, tarama programları, riskli gruplara yönelik özel politikalar ve sağlıklı yaşamın desteklenmesi. Bunların her biri engelliliği önlemede ya da geciktirmede doğrudan etkili.

Tabii bugün Halk Sağlığı Genel Müdürlüğümüzün halk sağlığı programlarını, kronik hastalıklar ve yaşlı sağlığı alanındaki çalışmalarını, ruh sağlığı hizmetlerinin sahaya nasıl yansıdığını birinci elden dinleyeceğiz. Bizler için çok önemli çünkü halk sağlığı bakış açısını bu çalışmalarla birlikte biz Komisyon olarak güçlendirmeyi planlıyoruz. Diğer yandan endokrinoloji, kardiyoloji, geriatri, psikiyatri gibi disiplinlerin ortak bir zeminde ürettiği bilgi var. Tabii bu bilgi çoğu zaman poliklinik odasında, servislerde, belki takip dosyalarında yer alıyor ama biz bu bilginin, işte bu üreteceğimiz politikalara, bu politika alanlarına yön vermesini arzu ediyoruz.

Değerli katılımcılar, bugün sizlerden 3 ana beklentimiz var. Birincisi, mevcut duruma dair net bir tablo, net bir fotoğraf. Kronik hastalıklar ve halk sağlığı hizmetleri engellilik riskini nasıl etkiliyor? Yine erken tanı süreçlerinde nerede güçlüyüz, nerede eksiğiz, nerede zorlanıyoruz? Ruh sağlığı ile engellilik arasındaki ilişkiyi sizler sahada nasıl gözlemliyorsunuz? İkincisi ise sistemin işleyişine dair tespitleriniz; aile hekimliği, hastane, uzmanlık dernekleri, sivil toplum ve yerel yönetimler arasındaki koordinasyon bugün hangi düzeyde? Mevzuat, var olan mevzuat uygulamada nerede tıkanıyor? Hangi noktada kapasite, hangi noktada iletişim, hangi noktada veri eksikliği söz konusu? Üçüncüsü ise sizlerin somut ve uygulanabilir önerileri; kısa vadede hangi adımlar atılsa fark ortaya koyarız, orta vadede nasıl bir yapı kurmalıyız? Elbette uzun vadede engelliliği azaltıcı, yaşam kalitesini artırıcı nasıl bir halk sağlığı ve kronik hastalık yönetim modelini tasavvur ediyorsunuz?

Biz bu raporu teşkil ederken, ortaya koyarken herkes elinden geleni yapsın anlayışının, cümlesinin ötesine geçmek istiyoruz değerli arkadaşlar. Sorumluluk alanı net belirlenmiş, takvimi tespit edilmiş, göstergeleri tanımlanmış öneriler ortaya koymak istiyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımızdan bu yönde çok ama çok önemli verileri sahadan direkt bekliyoruz. Aileler sizlere hangi sorunlarla geliyorlar? En sık dile getirilen şikâyetler neler? Elbette iyi örnek olarak gördüğünüz uygulamalar, bunlar neler, bunlar nasıl çoğaltılabilir?

İşte, bugünkü toplantının başka bir önemli yönü de bu konunun sadece tıbbi bir konu olmadığının hatırlatılmasıdır. Biz burada aynı zamanda hep birlikte bir sosyal politika konuşuyoruz, çalışma hayatı konuşuyoruz, evde bakım süreçlerini, uzun süreli bakım modellerini, aile üzerindeki yükü, yaşlılıkta ortaya çıkan kırılganlıkları konuşuyoruz ve hepimizin bildiği gibi engelli bireyin yaşam kalitesini yükseltmek yalnızca engellilik kararı verildikten sonra başlayan bir süreç değil. Bu süreç risk faktörlerine bakılan ilk andan itibaren şekillenen bir süreç. Hareketsizlikten beslenme alışkanlıklarına, kronik hastalıkların kontrol düzeyinden ruh sağlığı hizmetlerine erişime kadar pek çok alanda atılacak adımlar ileride oluşabilecek engellilik hâllerini doğrudan etkiliyor.

Tabii ki biz Komisyon olarak tedavi kadar koruma ve önleme boyutuna da ehemmiyet veriyoruz, raporumuzda da buna yer vereceğiz. Bu da bugünkü toplantının önemli maddelerinden biri ve bugün ben katılımcılarımıza hatırlatmak istiyorum: Buradaki her bir kelime, her bir ifade, her bir öneri raporumuzu çok ama çok ciddi derecede etkileyecek, katkı verecek. O yüzden ben her birinize tekrar teşekkür ediyorum bu çaba için, bu iş birliği için ve bu anlamda bundan sonraki çalışma süreçleri için de teşekkür ediyorum.

Toplantımızın hayırlı ve bereketli olmasını temenni ediyorum.

Evet, şimdi, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Sayın Muhammed Emin Demirkol, buyurun.

Çok spesifik bir şekilde Hocam yani sunumdan ziyade genel bir tanımlama ifade, sonrasında zaten müzakere sürecinde detayları konuşacağız.