KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Bugün yine yoğun bir sürece başlıyoruz. Tabii Komisyonumuzun çalışma tarzı; Komisyondaki toplantılarımız, saha ziyaretlerimiz, ortak aklı ortaya koyan istişarelerimiz, uzman görüşlerimiz ve direkt olarak bireylerin hayatına doğrudan temas eden tüm alanları bütüncül bir şekilde kavramaya yönelik bir metodoloji. Tabii bugünkü toplantımız bu çerçevede çok ama çok önemli bir kesimi, bu anlamda paydaş bir kesimi ilgilendiren çok önemli bir toplantı ve malumunuz toplantımız fizik tedavi ve rehabilitasyon konusunda.

Tabii ki engellilikten söz ederken sadece bir sağlık başlığından söz etmiyoruz. Yaşamı konuşuyoruz başlı başına, bağımsız yaşamı; erişilebilirliği konuşuyoruz, bu anlamda kapsayıcılığı konuşuyoruz; hayata eşit katılımı ve hayatta aktif var olmayı konuşuyoruz. Tabii fizik tedavi ve rehabilitasyon bu çerçevede, bu çok boyutlu alanın tam merkezinde yer alıyor. O yüzden fizik tedavi ve rehabilitasyon bizim çalışma alanımızın çok kritik bir kesitini oluşturuyor.

Tabii fizik tedavi sadece kas gücünü, dengeyi ya da hareket kabiliyetini artıran bir süreç değil, bağımsız yaşamı güçlendiren bir süreç, yaşam kalitesini yükselten, direkt olarak artıran ve bu çerçevede de bireyin topluma katılımını, hayata katılımını en maksimum derecede mümkün kılan bir süreç. Bir kişinin kendi başına ayağa kalkabilmesi, evinden çıkabilmesi, işine gidebilmesi, sosyal hayatta var olabilmesi işte bu sürecin niteliğiyle çok ama çok direkt orantılı.

Tabii aynı zamanda fizik tedavi ve rehabilitasyon önleyici bir sistem, önleyici bir mekanizma; bası yaralarından deformitelere, kronik ağrılardan kondisyon kaybına, bu tarz ikincil komplikasyonların azaltılmasında çok kritik bir role sahip. Bireyin hayatını kolaylaştırması açısından, sağlık sisteminin üstündeki yükü azaltması açısından çok önemli. Elbette burada bireyi konuşacağız, bireyin bu anlamdaki kazanımlarını konuşacağız ama sadece onu konuşmayacağız, kamusal bir faydaya da burada hep birlikte dikkat çekeceğiz.

Tabii engelli bireylerin yaşamını belirleyen tek unsur elbette klinikte verilen hizmet değil, sistemin nasıl tesis edildiği, hizmete erişimin nasıl sağlandığı, randevu süreçleri, ekip yapısı, taburculuk sonrası takip, evde ve toplum temelli destekler, şehirlerin ve kurumların bu anlamdaki erişilebilirliği bu sürecin ayrılmaz parçaları.

Şunu özellikle vurgulamak istiyorum: Bugün ülkemizde fizik tedavi ve rehabilitasyon altyapısı noktasında çok ciddi yatırımlar gerçekleştirdik. Bu yatırımların niteliği bizler için çok önemli ve bu anlamda hizmetlere erişimdeki farklılıklar, standartlar da çok önemli bir konu olarak karşımızda duruyor. Aynı tanıya sahip 2 engelli bireyin yaşadığı şehir, hastanenin kapasitesi, uzman sayısı, randevu süreleri ya da rehabilitasyonun sürekliliği, rehabilitasyon süreleri bu anlamda bize farklı sonuçları karşımıza çıkarabiliyor. O yüzden klinik başarının tek başına yeterli olmadığını, hizmet planlaması, yaygınlığı, elbette sürdürülebilirliğinin de en az tedavinin kendisi kadar kritik ve ehemmiyet arz ettiğini gösteriyor. Tabii ki fizik tedavinin etkisinin bu bütünün ne kadar direkt çalıştığıyla da doğru orantılı olduğunu görüyoruz. Bu nedenle sahadaki klinik bilginin ve bu itibarla karar alma süreçlerinin güçlü bir şekilde buluşması gerekiyor. Fiziyatristlerin ve rehabilitasyon ekiplerinin deneyimi, bu anlamda politika üretim süreçlerine bu deneyimin direkt yansıması, sürekli bir şekilde yansıması büyük önem arz ediyor. Değerli arkadaşlar, sahadaki gerçekliği karar mekanizmalarına hep birlikte taşımamız gerekiyor. İşte, bu bizim Komisyonumuzun başından beri en temel yaklaşımı, sahadaki gerçeklik ve bunun yansıması. Bunu her alanda yansıtmakla mükellefiz.

Bu çerçevede bugün çok kıymetli misafirlerimiz var. Biliyorsunuz, ülkemizde İstanbul'da çok temel bir fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanemiz var. Bugün oradaki başhekimimizi de dinleyecektik ama Fatma Hanım sağlık sorunları nedeniyle katılamadı. Bu çerçevede bugün Ankara'mızdaki çok kıymetli hocalarımızı dinleyeceğiz, Evren Hocamız aynı zamanda Bilkent Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyonun kurucu başhekimi şu an itibarıyla Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü. Yine Bilkent Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Başhekimi Emre hocamız bizle birlikte. Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon yine çok köklü bir merkez, Başhekimimiz Engin Hocamız bizimle birlikte. Yine Etlikte çok güzel bir hastanemiz var, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Başhekimimiz Ayşegül Hocamız bizimle birlikte. Yine Etlik Şehir Hastanesinden Özgür Zeliha Hocamız bizimle birlikte, Bilkentten Ebru Hocamız bizimle birlikte, yine Ankara Üniversitesi Fizik Tedaviden Profesör Doktor Şehim Kutlay Hocamız ve Seval İzdeş Hocamız da Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinden bizimle birlikte; bu konudaki görüşlerini bizimle paylaşacaklar. Tabii Komisyonumuzda hekim üyelerimiz var, aynı zamanda fizik tedavi noktasında yine Emre Bey bu konunun içinden gelen bir üyemiz ve tabii ki burada bulunan tüm üyeler bu konulara direkt hassasiyet gösteren ve başından beri de bu süreçlerle ilgili hakikaten bizimle birlikte çok özveriyle çalışan arkadaşlarımız. Bahsettiğimiz gibi ortak aklı ortaya çıkaracak durumun tespiti, fotoğrafın net bir şekilde görülmesi, bununla birlikte bundan sonraki süreçlerde neler yapılabilir; bunların müzakeresiyle toplantımıza devam edeceğiz. Tabii ki biz sizi bu çalışmanın çok önemli bir paydaşı olarak görüyoruz ve bu çerçevede de bu irtibatı bundan sonra da devam ettireceğiz. Gerek hastane ziyaretlerimiz olacak... Bu vesileyle, yarınki programımızı da üyelerimize duyurayım, yarın Ankara Saray'daki Yaşam Merkezine 14.30 için planladığımız bir ziyaretimiz olacak. Yine Ankara ziyaretlerimizi, fizik tedavi hastanelerimizle, diğer kurumlarla zamanın elverdiği ölçüde devam ettireceğiz. Onu da bu vesileyle ifade etmek isterim.

Ben, tabii, burada mikrofonu misafirlerimize vereceğim. Önce Engin Hocamızla başlayacağız. Engin Hocamız bize Gaziler Fizik Tedavi Başhekimi olarak bir sunumla birlikte bilgi verecek; sonrasında İl Müdürü Ali Niyazi Bey var -onu zikretmeyi unuttum, siz de hoş geldiniz Müdür Bey- onu dinleyeceğiz Ankara altyapısıyla ilgili özellikle ve sonrasında da Evren Hocamızla, rektörümüzle devam edeceğiz, sonrasında Emre Hocamız Bilkent Şehir Hastanesiyle ilgili konuşacak ve sonra programımız devam edecek.

Evet, Engin Bey, buyurun.