KOMİSYON KONUŞMASI

ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim.

Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, biliyorsunuz, bu denge maddesi yani "Gelir ile giderin arasındaki fark net borçlanmayla karşılanır." deniliyor. Burada, şu anda görüştüğümüz, aşağıda Genel Kurulda görüştüğümüz bir torba kanun var biliyorsunuz ve burada Kentsel Dönüşüm Başkanlığına borçlanma yetkisi veriliyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ne? TÜİK gibi, DSİ gibi, Karayolları gibi bir özel bütçeli kuruluş. Çok vahim bir hata yapılıyor. Kanun burada görüşülürken de söyledik, Çevre Bakanı geldi ona da söyledim. Yani bakın, Hazineden başka hiçbir bütçenin borçlanma yetkisi yok. Böyle bir şey olamaz. Bu, sistemi kökünden dinamitleyecek bir şey. Ha, diyorlar ki: "Efendim, geçici." Geçici süre de olsa 2027 sonuna kadar ama eminim ki bütün geçiciler uzatılıyor. Ha, şöyle de bir problem var: Bir uygulama alanı da yok. Ben bunun uygulanabileceğini zannetmiyorum. Şimdi, soru şu, bir, bir defa size soruyorum: Burada denge maddesinde borçlanma limiti koyuyorsunuz, Kentsel Dönüşüm Başkanlığının borçlanması buradaki borçlanma limitine tabi mi, değil mi? Hadi bana söylesin birisi. Bana bunu söyleyecek bir uzman yok burada, böyle bir şey olamaz çünkü. Şimdi diyor ki: "Hızlı yapmak için." Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bakın, sistem bozuluyor, bunu yapmayalım. "Hızlı, süratli iş yapmak için." deniliyor. Ya, para bulman senin ödenek bulduğun anlamına gelmiyor ki. Yani sen tamam buldun nakdi, o da nereden alacak? Kamu bankalarından. Ya, kamu bankalarının nakdini zaten hazine veriyor yani hazine borçlansın, sana ödeneğini yazsın, adam gibi bütçe sistemi içerisinde al ödeneği. Tamam, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı evet, faydalı işler yapabilir, acil iş de yapılması lazım. Hükûmetimizin bir önceliği ise bu, oraya fazla ödenek verelim ve burada da nakdimiz yoksa da zaten hazine açığını borçlanmayla karşılıyor, hazine borçlansın yani Kentsel Dönüşüm Başkanlığının, bir özel bütçeli kuruluşun... Düşünsenize ya, Türkiye İstatistik Kurumu borçlanır yetkisi veriyoruz. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Karayolları borçlanır, DSİ veya İstanbul Teknik Üniversitesi, bundan bir farkı yok Kentsel Dönüşüm Başkanlığının; biz bunu anlatamadık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERHAN USTA (Samsun) - Başkanım, bitireceğim, bu önemli bir konu yani sistemi bozması açısından önemli bir konu ve işlerliği de yok, buna işlerlik kazandıramazsınız. Siz burada ödenek vermedikten sonra, onun elinde, borçlandı, nakdi oldu arkadaşlar, ödeneği olmayan birisi nakdi var diye kullanabilir mi? Yani nakit dediğim bir finansman, geliri yok ki bunun yani gelir değil. Nasıl kullanacak bunu? Ben anlamıyorum bunu. Buna hiç kimse bir şey demiyor mu? Niye buna kimse itiraz etmiyor? Böyle bir şey olabilir mi ya! Yani hazineden daha mı ucuz borçlanacak sonra hadi. Bunu da anlamak mümkün değil. Acaba, dedim, bir özel gelir ödenek müessesesi mi yaptılar? Hani borçlanmadan gelir olmaz ama öyle bir şey de yok, özel gelir ödenek müessesesi de yok. Nasıl olacak ben bunu anlamadım yani hazinenin nakit vermesi yerine oradan borç alacak, ödeneği yoksa zaten olmaz, ödeneği varsa da hazine zaten nakdini verir. Nasıl diğer kurumların nakdini hazine veriyorsa bunun nakdini de verir. Yani şuradan şu noktaya gelmeyelim arkadaşlar, kentsel dönüşüm konusu önemli demek, bu meseleyi çözmüyor. Önemliyse -değil mi- 18, 19 trilyon lira bütçe dağıttık, oraya 200 milyar, 300 milyar, 500 milyar, kaç liraya ihtiyacı varsa, ne planlama yaptıysa onu koyalım. Şunu söylüyorlar: "Efendim, bizim işte bir kısım uygulamalarımızdan dolayı gelirimiz gelecek, o gelirimize işte karşılık borç alıyoruz." Anladım da yani gelirini gelir olarak yazabilirsin bu tarafa yani çünkü o sattığın bir şeyden dolayı bir gelirdir o, onu bir şekilde finansmanda onu yazabilirsin ama borcu yazamazsın. Yani aldığın borç karşılığında senin bir ödenek ihdas etme imkânın zaten yok, hiçbir şekilde uygulama alanı da olmayacak, eğer uygularlarsa yanlış uygulayacaklar. Sayıştay da burada, Sayıştaydaki arkadaşlar da düşüncelerini paylaşsınlar, bu konu önemli bir konu. Bakın, yani bu konuyu, kanun aşağıda geçmedi henüz, lütfen, işte vaziyet edin, yazıktır, günahtır, bu ülke hepimizin. Yani bu kadar reform yaptık, bilmem ne yaptık, bunların hepsini böyle şimdi hiçe sayacak bir uygulama ya geçmişte bile yapılmadı, bakın, Türkiye'nin en kötü yönetildiği zamanlarda bile böyle bir uygulama olmadı, hazinenin dışında birisine borçlanma yetkisi verilmedi. Ha, şunu söyledim: Eğer illa böyle bir şey yapacaksanız statüsünü değiştirin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERHAN USTA (Samsun) - Özel bütçenin konusu olmaktan çıkar.

Bitiriyorum Başkanım.

TOKİ gibi bir şey yaparsınız, o zaman tamam. TOKİ'ye karışıyor muyuz? Bütçesi de gelmiyor, bilmem neyi de gelmiyor, alırsın, satarsın, bilmem ne yaparsın. Dolayısıyla bu önemli bir konudur. Ben muhtemelen bir bilginiz yoktur diye özellikle sizin de bir bilginiz olsun istedim. Bu konuya vaziyet edin, aşağıda kanun geçmeden buna bakmak lazım.

Ya, mesela teknik olarak da bize söylesinler. Şimdi, bu borçlanma... Soru şu: Bu borçlanma limitinin içerisine buranın yapacağı borçlanma girecek mi? Bakın, bir de 2026 bütçesini yapıyoruz, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, ya, yapmayın böyle. Şimdi, bakın, bütçesi burada, hiçbir yerde bu konu yok, arkadaşlar, hiçbir yerde bu konu yok, bunun ne gelir kısmı var ne gider kısmı var ne finansmanda var. Bu Kentsel Dönüşüm Başkanlığının harcayacağı bütün para hazine yardımı olarak zaten yazılmış burada, onun dışında bir ödeneği yok ki. Aldığı parayı ne yapacak, ben anlamıyorum. Üstelik dediğim gibi, bir de ya, biz hazine ve kamu bankaları olarak arkadaşlar yani kamu bankalarının parası bol değil, kamu bankalarının parasını zaten hazine veriyor. Hazine kamu bankasına verecek, kamu bankasından parayı borçlanacak, kullanamayacak; hazine versin o zaman.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Usta, mesele kayda geçmiştir, detaylı süre de verdim.

ERHAN USTA (Samsun) - İşin önemine binaen.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Değerli milletvekilleri, şimdi, 3'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Bağlı cetveller başlıklı 4'üncü maddeyi görüşmeye açıyorum. Maşallah, bayağı önerge var.

Şimdi, taleplere göre milletvekillerimize söz vereceğim.

İlk söz Sayın Usta'nın, buyurun.

ERHAN USTA (Samsun) - Evet, teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu da program bütçe sistemi, ben burada konuşmak istiyorum. Şimdi, bir uygulamamız oldu, 2021'de mi, 2022'de mi başladık, kaç yıl oldu? İşte dört beş yıllık bir uygulaması var bu program bütçe sisteminin. Benim o zaman da bir kısım itirazlarım olmuştu, en azından şu yapılmadı, ilk kurgusunda fonksiyonel kaldırılacaktı, biliyorsunuz, Allah'tan fonksiyonel kaldırılmadı, duruyor çünkü fonksiyonel önemli ve uluslararası standartta bir şey. Bakın, yaptığımız bu program, bütçedeki programlar özellikle arkadaşlar, bakın, program bütçeyi planlamadayken de yıllarca söylemiş birisiyim. Program bütçe sistemine geçişe bir karşıtlığım yok fonksiyonelliği bırakmamak kaydıyla ama yaptığımız programlar program değil. "Gençlik" diye program olmaz. Gençliğin neyi? Mesela güzel bir program var: Bağımlılıkla mücadele programı. Tam bir program ismi ama şimdi fakat paralar öyle bir dağıtılıyor ki başka yerlere, kurumsal gibi. Yani şu anda bizim program bütçe dediğimiz, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, melez bir şey. Mesela "Cumhurbaşkanlığı" diye bir program var. Cumhurbaşkanlığının neyi? Olur mu böyle bir program ya? "Gençlik" diye program var, hani "gençliğin şöyle yapılması, sağlıklı gençlerin yetiştirilmesi programı" dersin, amenna, mesela bir kısım programlar öyle. Bunları yeni baştan bir gözden geçirmek lazım, işin başındayız. Evet, serisi bozulacak geçmişle ama benim özellikle gündeme getirmek istediğim şey, bunları oturalım, oturun daha doğrusu -oturalım derken eski planlama alışkanlığı- yani oturun, bunlar baştan aşağı bir gözden geçirilsin, bütün ödenekler. Bakın, kritik şey şu: Bence bütün ödenekleri de programlara dağıtmak zorunda değiliz yani saçma sapan iş yapılmak zorunda kalınıyor. Ha, şimdi kısmen "Program Dışı" diye yüzde 10'luk bir kısım var ama yüzde 50'si olsun "Program Dışı" eğer dağıtamıyorsak.

Mesela, şimdi, burada Bağımlılıkla Mücadele Programı'na -yanlış hatırlamıyorsam- 16 milyar filan verilmiş "16 milyar lirayla Türkiye'nin hangi problemini çözeceksiniz?" diye soruyoruz arkadaşlar sayın bakanlar geldiğinde, dediler ki: "Ya, aslında başka programlardaki ödenekler de buna hizmet ediyor." filan ama böyle bir program yapıyorsak o zaman kesişim programlar yapmamamız lazım, programları biraz daha ona göre yapmak gerekiyor. Kurumsal, yarı kurumsal, yarı fonksiyonel, yarı program bazlı gibi bir şey oldu bence.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERHAN USTA (Samsun) - Yani bunun bir gözden geçirilmesini ben ülkemiz açısından, bütçe sistemimiz açısından ve Parlamento açısından da önemli olduğunu düşüyorum arkadaşlar. Şimdi, "Cumhurbaşkanlığı" deyince bir şey anlayamayız biz ama... Program, mesela "Bağımlılıkla Mücadele Programı" "ailenin güçlendirilmesi bilmem ne programı" dediği zaman Hükûmetin buraya ne kadar önem verdiğini anlayabiliriz ama sen Cumhurbaşkanlığına kurumsalda "Cumhurbaşkanlığı" yazıyorsun, program bazlı da "Cumhurbaşkanlığı" yazıyorsun; bu, program filan değil, konu bu.

Teşekkür ediyorum.