| Komisyon Adı | : | DIŞİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş'un Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Zimbabve Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Askerî Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi (2/2990) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 04 .12.2025 |
BAŞKAN FUAT OKTAY - Berris Hanım, bu söylediklerinizden benim kafamda hiçbir şey oluşmadı yani bize diplomatik cevap veriyorsunuz. Yani bu kadar nadir toprak elementlerinde ve birçok konuda dünyada bu kadar söz sahibi olabilecek, potansiyeli olan bir yerden konuşuyoruz. Çin konusunda, Çin'in biz kesinlikle finansman konusunu avantajına kullandığını biliyoruz ve bunun ilgili de çalışıyoruz. Şimdi, bizim, Afrika Kıtası'nda 37 milyar doları aşkın bir -toplam Afrika Kıtası- ihracatımız var. Hedefimiz 50 milyar dolar. Şimdi, 37'den 50'ye çıkmak için Zimbabve'nin bunun içerisindeki yeri nedir? Mademki finansmanı noktasında bizim sıkıntımız var, finansmanın dışında geliştirdiğimiz şeylerle alakalı bir eylem planı var mıdır? Yol haritası nedir? Net söyleyin bize lütfen. Çifte vergilendirme ve benzeri konularla alakalı birtakım şeyler yapılması gerekiyorsa bizden beklenilen bir şey var mıdır? Geldi de burada bekleyen bir şey mi var? Bu anlaşmalar yapıldı mı? Yapılmadıysa niye yapılmadı? Ne zaman yapılacak? Neyi bekliyoruz? Yani böyle bir fırsat varsa nadir toprak elementleriyle ilgili görüyoruz Ukrayna'da olanları, değil mi veya diğer ülkelerde olanları? Bize bırakacaklarını mı zannediyorsunuz? Yani buradaki en kritik faktörün zaman olduğunu biliyoruz. Benim bildiğim kadarıyla da yürütme mutlaka bizim çalışma şeklimiz son derece nettir. Eylem planı vardır, eylem planı takvimlendirilmiştir, zamana bağlıdır ve o gerçekleştirilmiştir, gerçekleştirilememiştir, o zaman bu defa da düzeltici eylemlerle girilir. Var mıdır bunlar? Varsa nedir? Bunun karşılığı nasıl 30 milyon dolar? 30 milyon dolar hiçbir şeyle ifade edilebilecek bir rakam değil.
DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI AYŞE BERRİS EKİNCİ - Efendim, tabiatıyla eylem planlarımız vardır ve sizin de biraz önce ifade ettiğiniz gibi...
BAŞKAN FUAT OKTAY - Bakın, bunu şunun için söylüyoruz: Bu anlaşmaları görüşüyoruz ama bu anlaşmalar da dikkat ederseniz -bunu defalarca söyledik- klasik anlaşmalar, değil mi?
DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI AYŞE BERRİS EKİNCİ - Doğrudur.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Bizim Komisyonumuza gelen yani, askerî çerçeve anlaşmaları, sözleşme anlaşmaları, ne bilim, çifte vergilendirmeler falan, aslında, bir anlamda çok ufak detayda değişikliklerin olduğu matbu anlaşmalar. Dolayısıyla biz dedik ki Dışişleri Komisyonu olarak bizim yapacağımız şeyler, bu anlaşmalar hangi ülkelerle ilgili yapılıyorsa o ülkeyle ilgili bizim dış politikamız da dâhil tüm konuları burada tartışabileceğimiz bir zemin olsun. Böyle değerlendiriyoruz, iki yıldır da böyle çalışıyoruz, buna göre de hazırlıklı gelin diyoruz size. Yani, sadece bu anlaşmayı konuşmuyoruz burada. Bu anlaşma toplam Zimbabve ilişkileri içerisinde nereye katkı verecek? Mevcut ilişkilerdeki ihracatsa bu konu veya savunma iş birliği ise ne noktada ve bizi nereye taşıyacak? Etki analizini soruyoruz.
DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI AYŞE BERRİS EKİNCİ - Sayın Başkanım, esasen herhâlde kendimi ifade edemedim.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Yani, belki de biz anlayamıyoruz, bilmiyorum ama tüm arkadaşlar olarak, Komisyon üyeleri olarak aynı sorunu yaşıyoruz.
DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI AYŞE BERRİS EKİNCİ - Estağfurullah.
NAMIK TAN (İstanbul) - Ben biraz daha anlayışla yaklaşmaya çalışıyorum. Bu işin sorumluluğu...
BAŞKAN FUAT OKTAY - Ama, bakın "İlgili kurumlardan temsilcilerle gelin. Karar verici arkadaşlar burada olsun." diyoruz. Yani onun için size, Genel Müdür aşağısı arkadaşlar değil, karar verici arkadaşları burada istiyoruz dedik. Gördüğüm kadarıyla da arkadaşlar burada. Yani bunlara net cevap vererek gidelim.
Yani burada ben anlayışlı olmak istemiyorum. Yani anlayışlı olmak şu demek değil: Biz bu konularla ilgili çalışma yapmıyor olsak anlayışlı olurum ama yapılan çalışmanın burada izah edilemiyor olmasına anlayışlı olmam. Mecliste izah edilsin veya eksik bir şey varsa onu da görelim.
NAMIK TAN (İstanbul) - Sayın Başkanım, aslında tabii bu işin ciddiye alınması, bu hesabın verilmesi, bu politikanın yürütücüsü olan Bakan tarafından yapılması gerekiyor.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Bakanı temsilen geliyor zaten, Bakan Yardımcısı görüştüğümüz arkadaşımız.
NAMIK TAN (İstanbul) - Ama işte, Bakanın kendisinin kendisi gelmesi lazım, biz Bakanı burada istiyoruz.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Biz her zaman Bakanı Komisyon toplantısına, her toplantıda buraya alamayız ki. Bakan bugün yurt dışında yarın bilmem başka bir yerde.
NAMIK TAN (İstanbul) - Olabilir ama onun asli sorumlusu Bakandır.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Bakan Yardımcısı, Bakanı temsil ediyor; ilgili arkadaşlar, Bakanlıklarını temsil ediyorlar.
NAMIK TAN (İstanbul) - Orada Bakan bunun hesabını vermek durumundadır ve kendisinin de burada bulunması gerekir.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Ya, arkadaşlar, böyle bir şey olur mu? Ben Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak çalıştığım yerde Cumhurbaşkanını temsilen gittim her yere ve onun hesabını verdim, vermek zorundayım. Yani siz Cumhuriyet Halk Partisinin temsilcisi olarak geldiğinizde biz size şunu diyebiliyor muyuz: "Hayır, siz değil, Genel Başkanınız burada olsun." deme şansımız var mı? Siz Cumhuriyet Halk Partisini temsil ederek Komisyonu temsil ediyorsunuz, tüm siyasi partiler nezdinde.
NAMIK TAN (İstanbul) - Genel Başkanın olması gereken yerde Genel Başkan olacak, Bakanın olması gerektiği yerde Bakan olacak. Komisyon için Bakanların gelip de burada hesap vermesi lazım.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Bakanlar da gelir ama burada illaki her toplantıda Bakanlar demek doğru değil.
CEYLAN AKÇA CUPOLO (Diyarbakır) - Ben Namık Bey'i destekliyorum burada Sayın Başkan.
BAŞKAN FUAT OKTAY - E, o zaman hesap sormayalım mı veya bilgi istemeyelim mi Bakan olmadığı zamanlar, bunu anlamadım, onu mu demek istiyorsunuz?
CEYLAN AKÇA CUPOLO (Diyarbakır) - Hayır, hayır, Afrika'ya dair yaptığımız her şeyde bize öncesinde daha geniş bir sunum yapılmış olması çok iyi olurdu. Türkiye'nin Afrika perspektifi nedir? Onu Bakan gelseydi, açıklasaydı.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Onu istedik zaten, onu istedik hatırlarsanız.
CEYLAN AKÇA CUPOLO (Diyarbakır) - Çin'le ilgili mesela Bakan Bey Komisyonda söyledi...
BAŞKAN FUAT OKTAY - Şimdi, bakın, madde 30 ne diyor komisyonlarda yürütmenin temsilî ve uzman çağrılmasıyla ilgili. "Komisyon toplantılarına Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Bakanlar, Bakan Yardımcıları ve üst kademe kamu yöneticileri de katılabilir. Komisyonlar fikirlerini almak üzere uzman çağırma yetkisine de sahiptirler." Dolayısıyla, burada Bakan Yardımcısının olması, ilgili konularla, ilgili cevap verilmemesi anlamında değildir, Bakan adına konuşuyor zaten.
CEYLAN AKÇA CUPOLO (Diyarbakır) - Bakan Bey'in tutanaklara geçen kendi beyanı var "Komisyona gelip konuşmak istiyorum." diye.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Tamam canım, onu davet ederiz. Tabii ki Bakanımız davet ederiz, gelir konuşur, o ayrı bir şey.
Evet, buyurun.
DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI AYŞE BERRİS EKİNCİ - Sayın Başkanım teşekkür ediyorum.
Esasen, doğrudur, Afrika'ya yönelik bir eylem planımız mevcuttur fakat gelişen yıllar itibarıyla bu eylem planının da yetersiz kaldığını da gördük. Dolayısıyla, şu anda da bu eylem planının tekrardan geliştirilmesi yönünde çalışmalar yürütülüyor ve bu çerçevede de özellikle Afrika Kıtası'ndaki madenler ve limanlar açısından kritik bölgelere yapılabilecek yatırımlar bağlamında da Sayın Cumhurbaşkanımıza da önümüzdeki dönemde bu hedefler bağlamında bir arzda bulunulması planlanıyor. Dediğim gibi, bu anlaşmalar tabiatıyla ikili ilişkilerin geliştirilmesinde veya ekonomik -sizin de üzerinde durduğunuz gibi- ilişkilerin geliştirilmesinde -bu ahdî zemin- son derece önem arz ediyor. Diğer taraftan, bunun imzalanması ve ayrıca savunma sanayisinin de bu bölgelerde geliştirilmesi ekonomik ilişkilerimize ve ticari rakamlara da bir etki yaratacaktır. Fakat şunu da vurgulamak istiyorum: Bu ülkelerle belirli süreçleri ilerletirken, maalesef, her zaman çok kolay bir ilerleme sağlanamayabiliyor. Dolayısıyla, özellikle daha büyük Afrika ülkeleri hariç tutulmak üzere, bazı Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizi geliştirirken de daha sabırlı ve bu iş birliğini geliştirmeye yönelik adımlar atmamız gerekiyor.
Burada bir önemli husus da belki ilgili iş konseylerinin geliştirilmesi, iş insanlarımızın bölgeyi ziyaretlerinin sağlanması, oradan iş insanlarının ve ilgili çalışma sektörlerinin getirilmesi önemli olacaktır. Fakat, dediğim gibi, Türkiye açısından en önemli sınamalardan biri "Afrika ülkeleri" dediğimiz de finansmandır, bunun altını tekrar çizmek durumundayım. Belki de oradaki belirli açılımları belki bizlerin de ilgili Bakanlıklarımızla birlikte iş insanlarımıza ve ilgili sektörlere daha iyi anlatabilmemiz, oradaki olanakları daha iyi ortaya koyabilmemiz gerekiyor; bu da bizim ödevimiz.