KOMİSYON KONUŞMASI

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Sorayım da Başkanım, bari onu da cevaplasınlar, tekrar tekrar, hani dinledikten sonra sormayalım.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Buyurun.

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Şimdi, bu konuda, hani dolandırıcıların hızına yetişilmediği için bunu düzenliyorsanız, tamam, bir problem yok ama...

MUSTAFA ARSLAN (Tokat) - Tek nedeni o, başka bir problem yok.

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Tamam da, Sayın Vekilim, şimdi, 6'ncı madde "Bu madde uyarınca askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişiler hukuki olarak sorumlu tutulmaz." diyor, bir.

İkincisi, sizin kanun teklifinizdeki gerekçede de -Bakan Yardımcım oradan kopyayı veriyor- hani "Şu sebeple sorumlu tutulmaz." demediği için... Gerçekten öğrenmek için soruyorum. "Şu sebeple sorumlu tutulmaz." Keyfî olarak böyle bir şey yaparsa... Tamam, hızına yetişemiyor, vesaire ama diyelim böyle bir şeyi keyfî yaptı, sorumlu tutulmayacak. Yani bu fıkrayı buraya yazmanın anlamı nedir? Niye sorumlu tutmuyoruz gerçek veya tüzel kişileri? Yani kripto para sağlayıcısını yapmış olduğu belki de keyfî bir işlemden dolayı sorumlu tutmuyoruz. Bunun gerekçesini anlamak istiyoruz. Cumhur Uzun vekilimiz de zaten Anayasa'ya aykırılık iddiasında bulunuyor ki haklı bir kaygı. Yani bunu anlatırsanız biz de öğrenelim.

Teşekkürler. ADALET BAKAN YARDIMCISI NİYAZİ ACAR - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum, sayın vekillerimizin açıklamaları için de teşekkür ediyorum.

Öncelikle burada bir "askıya alma" ibaresi var. Bu ibareyle alakalı olarak bir giriş yapmak isterim. İlk kez gelen bir ibare olarak düşünülmesin, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'da 2 suç tipi bakımından yani terörizmin finansmanı ve kara paranın aklanması suçları bakımından 19/a maddesinde benzer bir düzenleme var. Müsaadenizle okuyayım, fazla vaktinizi almak istemem ama der ki: "Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri -'işlem' ibaresi var- işleme konu mal varlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine -'şüphe' ifadesini herhangi bir şekilde nitelememiş, 'makul şüphe' 'yeterli şüphe' dememiş- Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir." şeklinde kara paranın aklanmasıyla alakalı bir kanunumuzda askıya alma müessesesi düzenlenmiş.

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Kim yetkili?

ADALET BAKAN YARDIMCISI NİYAZİ ACAR - Bakan. Burada Hazine ve Maliye Bakanına gidiyor bu ibare. Hatta sonra 2020'de yapılan düzenlemeyle bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilmeye ilişkin bir düzenleme var Sayın Vekilim.

Şimdi, Mustafa Arslan Vekilimizin bahsettiği gibi, bu mesele katalog olarak oluşturulan 3 tane suç tipi bakımından getirilen bir durum. Dünkü toplantıda da arz etmeye çalışmıştım, uygulayıcılarla görüştüğümüz vakit "2 meseleyi eğer düzenlemezseniz yaptığınız çalışmanın manası yok." demişlerdi; bir tanesi hatlarla alakalı durum, ikincisi de banka hesaplarıyla alakalı durum. Şimdi, burada banka hesaplarıyla alakalı mevcut uygulamamız nasıl oluyor? Kişi kendi dolandırıldığının farkına vardı ve gidiyor savcıya dilekçe veriyor, savcı hemen ilgili bankaya yazı yazmaya çalışıyor fakat yazı ulaşıncaya kadar o para o bankadan bir başka hesaba, bir başka hesaba akıyor gidiyor. Şimdi, aslına bakarsanız, BDDK ve bankalarla yaptığımız toplantı ve görüşmelerde bankalar kullandıkları algoritmalarla o işlemin şüpheli işlem olduğunu algılayabiliyorlar yani bir hesapta normal şartlarda -diyelim ki bir maaş hesabı- ayda belli dönemde şu kadar para geliyor, şu günlerde bu kadar para aidata gidiyor, kredi kartına gidiyor yani rutin bir işleyişi var, banka bunu biliyor fakat belli zamanlarda çok ekstra paralar geldiği zaman banka bunu aslında notluyor, alarm durumuna geçiyor fakat şu an bir düzenleme yok, bunu biliyor, bekliyor. E, şimdi, bu tespiti yapabilme kabiliyeti bankada var. 3 suç tipi bakımından anormal hareketler söz konusu olduğu zaman, ya, hiçbir şey yapmazsak savcıya gidilecek, savcı yazı yazınca kadar o para kripto üzerinden yurt dışına kaçacak yani dolayısıyla bizim mağdurumuz tekrar mağdur olacak. Veya bir sistem kurgulayacağız, bu kurguladığımız sistemle Anayasa'daki 20'nci maddede getirilen şartları haiz olarak hem iki tarafın menfaatini ciddi bir şekilde korumak, ölçülü olmak, belirli olmak noktasındaki anayasal ilkeleri de korumak kaydıyla bu getireceğimiz mekanizma üzerinden mağdurların hakkını koruyacağız.

Şimdi, burada banka, ödeme hizmet kuruluşu, kripto hizmet sağlayıcılar var, bunu banka olarak ifade edeyim daha kolay anlaşılması bakımından. Banka bu işlemi gördüğü anda askıya alma işlemini yapabilecek. Askıya alma işlemi el koyma mıdır? Böyle bir sorunumuz var. Çünkü genelde askıya alma işleminin bir el koyma, adli bir işlem, savcı tarafından yapılan bir el koyma işlemi olarak algılanması sebebiyle birtakım farklı ve yanlış anlamalar söz konusu olabiliyor. Askıya alma işlemini -gerekçede de ifade etmeye çalıştıkları gibi arkadaşlarımızın- bir mali tedbir olarak düşünmek gerekir, henüz daha adli bir alana yansımamıştır mesele. Bankanın askıya alma, mali bir tedbir olarak askıya alma işlemi söz konusu olarak para orada durdurulmuştur. Şimdi, burada 2 tane menfaat var: Bir tanesi dolandırılan kişinin parasına kavuşma menfaati, ikincisi, paranın yatmış olduğu hesabın sahibiyle alakalı menfaat; ikisini de mağdur etmememiz lazım. Burada kanun metninin getirdiği mesele şu, diyor ki: "Askıya alma işlemini kırk sekiz saate kadar kısıtlıyor." Demin arz etmiş olduğum kanunda yedi iş gününe kadardı. Kırk sekiz saate kadar olmakla beraber hemen arkasından emir geliyor: "Askıya alma işlemi derhâl savcıya bildirilir." Çünkü mesele artık bir suçla ilgili -3 tane suç tipi ifade edilmişti- alana geçmiştir, mutlaka adli işlem oluşturulmalı ve savcı harekete geçirilmelidir. Savcıya derhâl harekete geçmesi bakımından bildirim yapılmakla iş yetmiyor, aynı zamanda hesap sahibine de diyor ki: "Hesabınla alakalı askıya alma işlemi yapıldı." Ben hesap sahibi olarak bu işlerle ilgim olmayan bir insan olabilirim ve benim hesabım askıya alındı ve ben burada mağdur olacağım. Madde metni bununla alakalı da onun savcıya durumu iletebileceğini ifade ediyor. Dolayısıyla burada taraf menfaatlerinin, taraf haklarının en üst seviyede korunmaya ilişkin bir düzenleme yapılmaya çalışıldığını görüyoruz; tartışmaya açıktır, konuşuyoruz. Şimdi, burada savcı hesap sahibinin itirazını değerlendirecek ve elindeki dosyaya bakacak ve diyecek ki: "Askıya almayla alakalı işlem yapmıyorum ya da bu askıya alma işlemini kaldırın." Dolayısıyla hesap sahibi bakımından olay kapanacak.

Şimdi, burada da tabii, yine, maddede verilecek kararlarla alakalı saatler... Yirmi dört saat içerisinde bu kararın verilmesiyle alakalı birtakım kısıtlayıcı hükümler getirilmiş. Tabii, bu çok hassas, çok kritik ve hızlı bitmesi gereken bir süreç olduğu için yirmi dört saat beklemenin burada gereği yok. Savcı meseleyi çözdüğü an bu noktada kararı vermek zorunda.

Bent, fıkraların işleyişi itibarıyla genel olarak (6)'ncı fıkraya takılınmış oldu. Bu işlemi yapan banka niçin hukuken sorumlu olmasın? Şimdi, bu yapılan görüşmelerde banka tarafı şunları söyledi: Burada bir hukuki...

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Soruyu şöyle açayım.

ADALET BAKAN YARDIMCISI NİYAZİ ACAR - Buyurun Sayın Vekilim.

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Bu mesele işlemi yapan banka tarafından savcılığa intikal ettirildi, savcılık buna baktı ve dedi ki: "Hayır kardeşim, burada öyle bir suç yok." Ama o esnada hesap sahibinin bir ödemesi vardı, o kırk yedi saat içerisinde ödemesini yapamadı ve o ödemeyi yapamadığı için battı diyelim. "Bunun hukuki sorumluluğunu biz niye bankaya yükleyemiyoruz?"u sordum.

ADALET BAKAN YARDIMCISI NİYAZİ ACAR - Şimdi kırk sekiz saatlik bir süre var yani teknik olarak...

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - İşte tam bunu soruyorum.

ADALET BAKAN YARDIMCISI NİYAZİ ACAR - Teknik olarak kırk sekiz saat içerisinde batacak bir işlem olur mu, olmaz mı? Bunlar olan...

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Ya, acil bir durum vardır, ödemesi vardır, illa batma olarak değerlendirmemiz gerekmiyor, riskli bir maliyete sebep olabilir.

ADALET BAKAN YARDIMCISI NİYAZİ ACAR - Şimdi, Sayın Vekilim, burada (2)'nci ve (3)'üncü fıkraları beraber incelediğimizde hesap sahibinin böyle bir durumda savcıya müracaat ederek o askıya alma işlemini kaldırtma imkânı var.

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Savcı da dedi ki: "Kırk sekiz saat..."

ADALET BAKAN YARDIMCISI NİYAZİ ACAR - Ama efendim, yargı mercisi, adli işlem yani burada hani artık savcının benzer, hani yerine göre savcı özgürlükleri ortadan...

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Hesap sahibinin...

ADALET BAKAN YARDIMCISI NİYAZİ ACAR - Savcıya müracaat imkânı var.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - ...müracaat imkânı var.

ADALET BAKAN YARDIMCISI NİYAZİ ACAR - Tabii.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Diyelim ki birinci saatte, ikinci saatte yani hemen farkına varır varmaz...

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan, avukat bile gece on ikide savcı bulamıyor, hâkim bulamıyor. Hangi savcıdan bahsediyorsunuz?

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Gece on ikide ödeme olmaz ya, bankacılık sistemi...

HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Başkanım... Başkanım...

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Oluyor, oluyor Başkanım, öyle şey olur mu?

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Yok ya, çek falan sen onlardan bahsetmiyor musun? Gece on ikide ne yapacak ya? Gece on ikide para transferi mi yapacak?

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Tabii yapılabilir, FAST transferler var.