KOMİSYON KONUŞMASI

İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Biz, staj ve sınavın mutlaka olması gerektiğini savunuyoruz. Stajın başlatılması, sınav sonrasında alınacak puana göre mesleğe girmeye karar verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Barolar Birliği Başkanı şimdi bir açıklama yapsın.

İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Aslında şu sınava hiçbirimiz karşı değiliz ama bir mağduriyet var, bu mağduriyetleri dillendirenler var. Biz de diyoruz ki: Bu sınav 60'a indirilebilir mi? Staj başvurusu sonrasında mesleğe kabulünde yine sınav şartı aranması uygun olur mu?

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Buyurun Başkanım.

Sayın Olgun da geldi.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI ERİNÇ SAĞKAN - Başkanım, şöyle ifade edeyim: 2001 yılında da çok iyi biliyorsunuz, bir Avukatlık Kanunu düzenlemesi hayata geçmişti. O dönem, kazanılmış haklar saklı tutulmadığı için ona karşı ifade edilen karşı çıkışlar haklı bulundu ve o dönem sınav iptal olmuştu. Aslında 2001'de o iptal üzerine 2004 yılında yani dört yıl sonraya sınav yürürlük tarihi konularak hayata konulsaydı, bugün konuştuğumuz sorunların hemen hemen hiçbirini -bizim alanımıza ilişkin olarak- hem ekonomik sorunlar hem nitelik anlamında belki de konuşmuyor olacaktık. Türkiye'de şu anda 204 bin avukat var, 204 bin. Bunun 90 bini 0-5 yıl kıdemli meslektaşlarımız yani yüzde 45'ini yeni, beş yıllık kıdemli meslektaşlarımız oluşturuyor ve emin olun, bu meslektaşlarımız içerisinde çok büyük oranda bir ofis bile açamayan, evinden "home office" sadece bir barodan gelecek CMK ve adli yardım dosyasıyla yaşamını idame ettirmeye çalışan on binlerce avukattan bahsediyoruz.

Hâliyle, istisnasız Türkiye'deki tüm barolar HMGS sınavının mevcut hâlinin mevcut koşullarıyla devam ediyor olmasının çok önemli ve elzem olduğu noktasında hemfikir vaziyetteler Türkiye Barolar Birliğiyle birlikte. Bundan kesinlikle geri adım atılmaması gerektiğine inanıyoruz. Tabii ki bununla beraber, kontenjanların belirlenmesi, hukuk fakültesinde başarı puanı sıralamasının -ilk defa 100 bin olarak uygulanacak ama- 50 bine kadar yükseltilmesi, hukuk fakültesinde akreditasyon koşullarının belirlenerek bu koşulları taşımayan hukuk fakültelerinin öğrenci almalarının engellenmesi gibi, aslında sınavdan daha önemli olan adımlar var atılması gereken. Bu konuyu da Adalet Bakanlığına ve YÖK'e ileterek bir adım atılması noktasında görüşlerimizi ifade ediyoruz. Ancak şu an için, 2019 yılında yasalaşan, ilk olarak 2024 yılında uygulanan yani üniversiteye giren öğrenci arkadaşlarımızın tamamının üniversiteyi tercih ederken uygulanacağını yasal olarak bildikleri bir sınavdan geri adım atılmasının, bugüne kadar bu noktada verilen emeğin tamamını heba edeceği düşüncesindeyiz.

Hâliyle, mevcut hâliyle kesinlikle devam etmesi gerektiği, öğrenci arkadaşlarımızın bu sınavın ölçme ve değerlendirme kapasitesine ilişkin itirazlarının ise ilgili kurum olan ÖSYM ve tabii ki akademi tarafından, üniversiteler tarafından değerlendirilmesinin daha doğru olacağı inancındayız.

Teşekkür ediyorum Başkanım.