| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .01.2026 |
ELİF ESEN (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.
Hoş geldiniz. Sunumunuzu izleyemedim, çok önemli bir toplantım vardı, kusura bakmayın ama zaten takip ediyorum, belki de en derin takip ettiğim... Ve teşekkür ediyorum hem Bakanlık seviyesinde hem de birimleriniz seviyesinde iletişimde olduğumuz, sıkıntıları, ihtiyaçları ilettiğimiz, görüşlerimize değer verdiğiniz bir iletişimle yol alıyorsunuz. Ben tekrar bunun için teşekkür ediyorum ve biz de olabildiğince nitelikli muhalefetle sorun, ihtiyaç tespitleri ve öneriler şeklinde ilerliyoruz sizinle de.
Şimdi, "suça sürüklenme" dediğimiz şey aslında çocukların anlam olarak suçun içine itilmesi, suçun faili olması ve bir de bunun diğer tarafı da var; suçun mağduru olması da önemli ve ailenin sosyal çevrenin, arkadaş çevresinin bunda ne kadar önemli olduğunu da biliyoruz. Komisyonumuzun çalışma usulü, ilk önce biz sorunları tespit olarak gittiğimiz için de çok fazla dinleme yapıyoruz, bu dinlemeleri de kıymetli buluyorum. Belki sıralayacak olursak doğrudan yine sizin kapsamınıza giren çocuğun ekonomik yoksunlukların içinde büyümesi, çocuğun aynı zamanda suça bulaşma riskini çok artıran etkenlerden biri. Çocuğun suçun içine doğması, aile içindeki huzursuzluk, şiddet, istismar, bağımlılıklar, sevgi, şefkat, denetim eksikliği yine sizin gözlemleyebileceğiniz bu risk analizleriyle de takip ettiğiniz konular arasında diye düşünüyorum. Ama yine en önemli etkenlerden biri ve iş birliği içinde olmanız gereken Millî Eğitim Bakanlığı, okullaşmanın bu konudaki öneminin hepimiz farkındayız. Çocuk okulda tutunabilirse...
AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ - Biz de onu önerdik, ondan bahsettik.
ELİF ESEN (İstanbul) - Evet yani o anlamda Millî Eğitim Bakanlığıyla iletişiminizi merak ediyorum, nasıl iş birlikleriniz var? Hangi noktada o iş birliği. riskler doğrultusunda da devreye giriyor ya, bunu öğrenmek istiyorum; Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı bunlar sizin doğrudan ve Sağlık Bakanlığı yani raporlar vasıtasıyla.
Yine olumsuz arkadaş çevresinden bahsettik. Suça özendirme, suça özendirmede de, sosyal çevre, yanlış rol modeller, o racon kesen abiler, çeteler, mafyalar ama bir de bunların televizyon tarafından çocuğa verilmesi. Burada da şunu merak ediyorum: BTK'yle, RTÜK'le ne tür suç bağlamında iletişiminiz var ve belki yaptırımlarınız da var mı? Bu yaptırımları da açıkçası varsa sizden duymak istiyorum. Yine, suça karışmada çocuğun kendisinin psikolojik durumu, geleceğe dair umutlarını yitirmeye başlaması ve hedeflerinin olmaması da çocuğun suça sürüklenmesinde etken. Bunun için Bakanlığınız tarafından çocuğa ve aileye verilen bu Çocuk Koruma Kanunu'nda belki hani bu konuyla ilgili yaptığınız çalışmalar var mı, onları öğrenmek isterim. Özgüven, empati eksikliği, ergen dönemindeki o yanlış rol modellerden bahsettik. Ve yine çok önemli sebeplerden birinin de şu olduğunu düşünüyorum, ara ara da konuşuyoruz, suç ve cezanın hangi sınırlar içinde başladığını, çocuklara ve ailelere anlatmak yani böyle bir farkındalık çalışmanız var mı? Yani bir çocuk ya da ergen ya da yetişkin suçun hangi noktada başladığını bazen bilemeyebiliyor. Biz yakın bir zamanda Mecliste ne yazık ki bir istismar vakası yaşadık ve ben buradan KEFEK Başkanımız Çiğdem Hanıma da ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Biz "Komisyon olarak bunun mutlaka üzerine gidilmesi gerekir." dediğimizde çok hızlı bir reaksiyon aldı ve bir gözlem komitesi kuruldu. Yine Genel Sekreterimize teşekkür ediyorum. Şimdi, burada o yetişkin kişi de bizim staj için gelen kızımıza fiili bir şey yapıyor yani çalışma ortamında fiili bir müdahalesi oluyor. Onun belki de suç kapsamına gireceğini hani bilmiyordu, iyi niyetli bir yorumla diyorum ama ben orada en ağır cezanın da verilmesi taraftarıyım. Şimdi, bu 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nda yalnızca çocukla sınırlı kalan bir hizmet mi bu Çocuk Koruma Kanunu'nundaki danışmanlık, yoksa çocuğun o danışmanlık aldığı düzeyde aileye de sirayet ediyor mu? Yani bunu merak ediyorum, bu çocuğun ailesinin de mutlaka danışmanlık alması, dediğiniz fiili bir uygulama aşamasına geçiliyor mu? Birinci sorum bu anlamda, bu. Eğer varsa aile danışmanlığı, bunun hukuki dayanağını nereye dayandırıyorsunuz hani çocuk korumadan nereye geçiyor, bunu da yine merak ediyorum. Yine, elinizde bununla ilgili sayısal veriler var mı? Bu danışmanlık hizmetini verdikten sonra bir izleme yapıyor musunuz? Etki analizi çıkarabilmek için bu izlemeler önemli, bunları merak ediyorum. Yine, çocuğun üstün yararını korumak amacıyla aileyle çalışılıp çalışılmadığını öğrenebilmek amacıyla bu etki analizlerinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştığınız raporlar var mı ya da paylaşmayı düşünüyor musunuz ilerleyen etapta? Çocuğun suça karışması ve bunun adalet sistemine, yargı sistemine yansıması, bir ceza alması ama ardından yapmış olduğum cezaevi ziyaretlerinde kadın için de aynı şeyin söz konusu olduğunu düşünüyorum ve burada çıktıktan sonraki koruyucu, önleyici tedbirlerin ve desteklerin de çok büyük öneminin olduğuna yine inanıyorum. Evet, birtakım kurslar var ve bunlar çok çok önemli ama o kurslar cezaevinde, cezaevi süreci bittiği zaman o kursun etkinliği de o kişi üzerinde bitiyor. Bunun devam edebilmesi için Adalet Bakanlığı, Aile Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıyla Sanayi Bakanlığının iş birliğinde bir projeye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Çünkü oradaki kadınlarla konuştuğumda en büyük tedirginliklerinin ben buradan çıktıktan sonra ne yapacağım, aynı çevreye geri döneceğim, gelirimde bir değişiklik olmayacak, ben bu döngüyü nasıl kıracağım endişesini çok net hissettim. Bu, kadın için de geçerli, çocuk için de geçerli, buna dair bir projeniz var mı? Eğer yoksa bu konuda hani bir destek isterseniz, biz de çalıştık bunun üzerine, biz de hani fikren destek verebiliriz. Sadece eleştirmek olmamalı bizim işimiz, öneri de olmalı diye düşünüyorum.
Ceza infaz sürecinden önce Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla temas edip hizmet kaydı olan ya da koruma ihtiyacı süreci bulunan, fakat o süreçte suça bulaşıp cezaevine giren çocukların daha sonraki izlemeleriyle örtüşen, elinizde olan veriler var mı? Yani biz bu çocuğu riskli olarak tespit etmişiz ama hani bir şekilde yani siz istediğiniz kadar koruyucu, önleyici tedbir uygulayın, bazen koruyabilirsiniz ama bazen o ağır şartlar daha ağır gelip suça sürüklenebilir. Bunun tespiti de önemli yani önlenebilmesi açısından, elinizde bu veriler var mı? Paylaşırsanız sevinirim.
Yine, ceza evine giren her on çocuktan birinin okuma yazma bilmediğini görüyoruz. Millî Eğitim Bakanlığıyla telafi edici eğitim ya da okuryazarlık eğitimi olarak bu çocuklar üzerinde düşündüğünüz birtakım çalışmalar, projeler var mı? Bunları merak ediyorum. Tahliye sonrası destekten bahsettim zaten. Çocuk Koruma Kanunu uyarınca kolluğa alınan her çocuğun durumunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirilmesi yükümlülüğü uygulamada eksiksiz bir şekilde yerine getirilebiliyor mu? Yani bildirim yapılmaması hâlinde ya da gecikmesi hâlinde Bakanlığınızın herhangi bir takip ve denetim mekanizması bulunuyor mu? Yine bunu da sormuş olayım. Resen koruma tedbiri alınmasının yol açtığı ikincil zararları takip edebiliyor musunuz? Hani bunun etkisini görüyor musunuz diye de ayrıca eklemem faydalı olabilir. Dijital materyallerde de bunu çalıştığınızı biliyorum. Bir yaş sınırı çalışıyorsunuz, merakla da bekliyoruz gelecek kanununu, biz de çalışıyoruz çünkü o konu üzerinde. Karşılıklı özel görüntü paylaşımı, sanal cinsel içerik üretimi gibi dijital materyal içeren akran çocuk soruşturmalarında delil toplanması ve değerlendirilmesine ilişkin Bakanlığınızın özel bir politika, rehber ya da yönlendirmesi var mı?
Ve son olarak dijital materyal kullanımı ve sosyal medya paylaşımının çocuklar açısından doğurduğu risklere ilişkin Bakanlık tarafından hazırlanmış rapor, rehber veya politika belgesi bulunmakta mıdır ya da bir çalışma planlanmakta mıdır? Bunu da sormuş olayım.
AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ - Girişte söylemiştim ama.
ELİF ESEN (İstanbul) - Ben girişte bulunamadığım için belki mükerrer şeyler olabilir, kusura bakmayın.
Teşekkür ediyorum.