| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 21 .01.2026 |
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Çok teşekkürler Sayın Vekilim.
Benim de birkaç sorum ve yorumum olacak. Şimdi bu dijital, siber suçlarla gerçekten dünya yeni bir çağa girdi, suç tipleri değişti, dünyada suç trendleri değişti. Eskiden rastladığımız, çocuklarda da rastladığımız suçlar... Ben biraz "suçun Amerikanlaşması" diye kendi kendime bir terim icat ettim. Bu küreselleşmeyle birlikte, eskiden Amerika'da falan gördüğümüz, tüylerimizi ürperten suçlar ne yazık ki dünyanın pek çok yerinde ve ülkemizde de görülür hâle geldi. Ben bakıyorum ki pek çok ülke, Avrupa'da pek çok ülke cezalarda ya da işte böyle bu soruşturma metodolojisinde ya da başka meselelerde revizyonlara gitmeye başladılar. Bu arayış sadece bu Komisyonun arayışı değil emin olun, dünyanın pek çok ülkesinde revizyona gidiyorlar "Nasıl önüne geçeriz?"
Bir de şu mesele: Suçlar o kadar bazen psikopatolojik boyutu da olan ya da organize olan ya da tekerrür eden ya da toplum vicdanını o kadar kanatan bir boyuta taşınıyor ki adalet duygusunu tesis etmek adına da bu cezasızlık algısını bir nebze yenmek için suçlarda artırıma gidiliyor. Yani bence hani "Buna gidilmeli mi, gidilmemeli mi?" bilimsel bir sorudur, bunun üzerine biz aslında tartışıyoruz. Dolayısıyla bence burada tabular olmamalı. Yani mesela sahada ben Özlem Hanım'ı biliyorum, gerçekten SSÇ konusunda çok emek vererek çalışan ve inanarak çalışan bir Emniyet mensubumuz ve önlemeye, rehabilitasyona gönül vermiş biri fakat eğer sahada bir deneyimini paylaşıyorsa, yaşadığı zorlukları paylaşıyorsa, eminim, bunun bir nedeni vardır yani bu nedenleri de tartışmalıyız. Sonuçta sayın vekilimizin de belirttiği üzere, bu reformları, Avrupa seviyesinde reformdur hatta bazı noktalarda Avrupa'nın ilerisindeki reformları sonuçta bizim iktidarımız yaptı, bu iftihar meselesi. Biz istemiyoruz ki çocuklarımızı incitelim, çocuklarımızı incitmek ya da onları, ne bileyim, asla çocuk haklarına aykırı bir eylem ve tasarruf içinde bulunmak gibi asla niyetimiz yok ama şunun da farkındayız, sahada ve dünyada bir gerçek değişiyor, bir şeyler değişiyor ve yeni duruma dünyayla birlikte aslında biz de adapte olmaya çalışıyoruz. Burada özgürce tartışıp neticede en bilimsel, en uygulanabilir, en acil nelerse bunlarla ilgili de önerilerimiz, politika önerilerimiz olacaktır.
Ben şimdi şunu sormak istiyorum... Bazen düşünüyorum ki Türkiye'de Telegram yasak olsa bu müthiş bir rahatlama sağlar diye düşünüyorum. Neden? Çünkü bunu Emniyet mensuplarımızla da konuştum, mesela "Oltalama yapmak için Telegram'a girdiklerini söylüyorlar." Mesela diyor ki bir Emniyet mensubumuz: "İşte, ben eşimi vurduracağım, kim talip olur?" Bir sürü çocuk atlıyor ve orada bir şey dönüyor ve çok ucuz miktarlara mesela böyle tetikçi bulunabiliyor.
Ben, yine, bu Ahmet Minguzzi hadisesinden sonra bu meseleye gerçekten çok kafa yordum. O zaman İstanbul'da Emniyet mensuplarımızla kendi çapımızda küçük bir çalıştay yaptık, sadece benim katıldığım, formal olmayan bir şeydi yani resmî bir şey de değildi. O zaman bana Emniyet mensuplarımızdan biri dedi ki: "Ya, sayın vekilim, biliyor musunuz, tetikçilerin yüzde kaçı çocuk?" Ben hani yüzde 50, 60, 70 falan diye düşündüm. Siz bir tahmin yürütün. Yüzde 100'ü, bu, dünyada da böyle işin kötüsü yani o kadar suç çeşitlerinde, organize suçlarda ve siber örgütlenmede o kadar başka bir trende geçtik ve o kadar hızlı değişiyor ki bazen mevcut düzenlemeler hem kolluk kuvvetlerinin hem adli mercilerin elini kolunu bağlayabiliyor. Burada hiçbir şekilde, revizyona giden ülke örneklerini de inceledim, Hollanda, İngiltere, Fransa, burada bir sürü var, hiçbiri çocuk haklarından feragat etmeden, çocuk mahkemelerini asla rafa kaldırmadan çocuk haklarını, önlemeyi ve rehabilitasyonu yine öne alarak ama cezalarda revizyona gitmişler. Bu arada soruşturma meselesi Türkiye'nin dışında... Polisin çocuk sorgulayamadığı tek ülke biziz, bu aslında bir taraftan övünülecek bir şey mi bilmiyorum ama bir taraftan da sahaya yansıyan sorunları var yani biz demiyoruz ki çocukları böyle bir tasallut uygulansın, diyoruz ki kamera, refakatçi ebeveyn, avukat eşliğinde sıcağı sıcağına sorgulamanın bazı artıları var. Bunu ben geçen...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Başkanım, siz hemfikirsiniz galiba.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Benim fikirlerim sizin denetiminize tabi değil.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Değil, değil, hemfikirsiniz herhâlde, onu diyorum.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ben, hayır, ben bu konunun çözülmesi için...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Denetim görevini siz yapmaya çalışıyorsunuz.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Burası bir araştırma komisyonu, bu soruları sormakta bir tabum yok yani sormalıyız, bunları tartışmalıyız. Buraya gelen, sahadan gelen görevli de "Ya, ne derler?" dememeli yani yaşadığı sorunu açıkça söylemeli.
Eğitimevi meselesiyle ilgili de ayrıştırmaya inanıyorum ben suç şekillerine göre ve çok canı yanmış bir annenin yani mesela Atlas'ın katilinin eğitimevinde elini kolunu sallayarak gezmesi adalet değil bana göre. Evet, çocuğun üstün yararı var benim için de ama mağdur mu, fail mi? Mağdurla, çok acı çeken, kaybolan bir yaşam hakkıyla ve ailesinin duygularıyla daha çok empati yapıyorum ama bu demek değil ki suça sürükleyen risk faktörlerine müdahale etmeyelim demiyorum, başka bir şey diyorum, bu konuda daha çok empati yapıyorum. Mağdurun, mezara düşmüş çocuğun üstün yararını daha çok savunuyorum ve bununla ilgili ne dersiniz diye bakmıyorum. Ben çocuk haklarını savunan bir insanım ve bunu açıkça söyleyebiliyorum. Hemfikir de olabilirim ya da olmayabilirim, o kimsenin denetimine tabi değil.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Denetim görevini siz yapmaya çalışıyorsunuz. Biz özgürlüğe inanıyoruz.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bunu sormak istiyorum, bir de şu Telegram meselesini sormak istiyorum, bu bir. Oltalama, Telegram'da çeteleşme meselesi korkunç bir şey.
İkincisi, "MOT" dediniz, yeterli sayıda personel, yeterli sayıda ekip var mı? Daha da olmalı yani gerçekten ben de kaygılarını paylaşıyorum sayın vekillerimizin yani daha çok olmalı hakikaten. Yani orada bir güvenli alan olmalı yani kesinlikle bir çocuk okulunda en güvenli yerde olmalı, okulun bahçesinde, okulun çevresinde. Bu MOT ekipleri ne kadar, sayıca yeterli mi? Personeli ne durumda; eğitimleri vesaire. Belki onunla ilgili biraz bilgi.
Bir şey daha sormak istiyorum: Mesela, Ahmet Minguzzi'nin akabinde bu faillerin bir sürü kalaşnikoflu falan fotoğraflarını gördük, uyuşturuculu fotoğraflarını gördük. Ya, bunlar nasıl... Yani burada da bir açığımız var demek ki. Bunlar suç kategorisine girmiyor ki neticesinde bir tutuklama olmuyor yani burada da mesela bunları da hani, diyorsunuz ya tehdit varsa eyleme geçmediyse tutuklama olmuyor ama bakıyorsun, bazen kadına şiddette korkunç tehditler savuran bir eş olabiliyor ya da çocuklar oluyor; bu, suçu ve suçluyu övmek de olabiliyor. Demek ki burada da bir açığımız var, bunu da bence tartışmalıyız. Yasal olarak ne yapmalıyız ki neyi düzenlemeliyiz ki burada bir caydırıcılık unsuru tesis edebilelim.
Bir de ben tek bir şey daha sormak istiyorum: Son zamanlarda bıçakla işlenen cürümler çok arttı. Ya, bu bıçak taşıma meselesi de yani mesele Ahmet Minguzzi'nin suç aleti, suç aleti kapsamında değildi. Bu, teknik bir şey, ben onun hukuken nedenini biliyorum; ekmek bıçağı taşımak elbette ki suç aleti olmadığı için çünkü onun bir teknik tanımı var ama böyle elinde hazır, cebinden, montundan bir şekilde kafede, şurada, burada çocukların bıçak savurması da bir şeyi gösteriyor yani burada da önlem almamız gereken bir yeri gösteriyor. Çocuklarda bıçak taşımak meselesine bir neşter vurmamız gerekiyor. Gerçekten o suçun tanımı, işte niteliği ya da cezası nedir, onu tartışmamız gerekiyor diye açıkçası düşünmüyorum.
ELİF ESEN (İstanbul) - Bu noktaya bir eklemem olabilir mi Başkanım?
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Tabii ki.
ELİF ESEN (İstanbul) - Şunu ifade etmek istiyorum: Uzun süredir düşündüğüm bir şey çünkü bu. Dediniz ya "Kahvaltı bıçağı taşımak suç mu? Hani, suç kapsamına girmiyor." Eğer o bıçak bir çocuğun ölümüne sebep olmuşsa aslında suç mekanizması sayılmalı diye düşünüyorum. Belki onunla ilgili de...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Zaten sayılıyor.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Artırıcı sebep olarak terlik bile sayılıyor.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Teknik bir şey o.
ELİF ESEN (İstanbul) - Ama Minguzzi davasında öyle görüldüğü için daha ağır cezalandırmanın önüne geçti. Belki onunla ilgili de bizim bir düşünmemiz gereken...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Kesinlikle, katılıyorum.
ELİF ESEN (İstanbul) - Ya, ölüme sebep olmuş, "kahvaltı bıçağı" denilebilir mi?
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Katılıyorum, kesinlikle katılıyorum. Burada bazen işte, böyle yaşadıkça, bazen elimizi kolumuzu bağlayan bazı uygulama zorluklarıyla karşılaşabiliyoruz.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - 6136 sayılı Yasa'yı değiştireceksin o zaman.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ben bir de bundan sonra bütün gelen konuklarımıza soracağım şekilde size de sormak isterim: Üç yasa ya da politika öneriniz olsa ne olurdu? Yani cevap vermek arzu ederseniz, verin. Ben çünkü bunları da tutanaklara geçsin ki her bir kurumdan, bu en öncelikli üç yasa ya da politika önerisi nedir, buna da bir bakalım derim.
Sanırım benim sorularım bu şekilde.
Çok teşekkür ediyorum.
Başka soru ve görüş talebi olan vekilimiz yok.
Sayın katılımcılarımıza mikrofonu verelim.
Lütfen buyurun.