| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 21 .01.2026 |
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Evet, teşekkür ederiz sunumlarınız için.
Emniyet yetkililerimizin sunumlarını dinledik; dijital risklerden, sosyal medyadan bahsedildi. Elbette bunlar önemli ancak yani bugün burada, aslında İstanbul sokaklarını da konuşmamız gerektiğini düşünüyorum. Daha önce Emniyet Genel Müdürlüğünün verdiği veriler, kendi verileriniz ve TÜİK rakamları ortada, 2024 yılında uyuşturucu nedeniyle emniyete getirilen çocuk sayısı bir önceki yıla göre yüzde 100 artmış durumda. Sokaktaki bu zehir ağı ve bu çeteleşme neden engellenemiyor? Sizin bu konudaki görüşünüz ne, ben bunu çok merak ediyorum. Çocuk mağduriyetlerine bakıldığında son dört yılda yüzde 56 artmış durumda, yine, sizlerin verileriniz, Emniyet Genel Müdürlüğünün verileri. Bu çocuklar sosyal medya haricinde sizlerin, İstanbul Emniyetinin sorumluluk alanı olan İstanbul sokaklarında mağdur ediliyorlar. Daha önce Emniyet Genel Müdürlüğü "Çocuklara yönelik cezalar artırılsın." şeklinde güvenlikçi önerilerde bulunmuştu. Sizin bu konudaki fikriniz ne? Okuldan koparılan, yoksulluğa mahkûm edilen çocuklar hırsızlığa, yağmaya, çetelere yem oluyor maalesef. Sosyal medya elbette ki önemli, sosyal medyadaki teşvikler elbette ki önemli, bunların engellenmesi elbette ki önemli ama sosyal medyada ufacık bir eleştiri yaptı diye içeri atılan yüzlerce genç de var, onlar çok hızlı bir şekilde, kolay bir şekilde engellenip içeri atılabiliyorlar ancak bu Youtube'daki çeteleşme, internetteki bu özendirici nitelikteki şeyler sonuçlandırılamıyor; bunun tam olarak nedeni ne? Yani, İstanbul'da uyuşturucu neden çocukların eline bu kadar kolay geçebiliyor? Ya, çocuklar neden çetelere tetikçi yapılıyor ve biz bunu neden engelleyemiyoruz? Ben bunları cevaplamanızı rica ediyorum.
Devam edeyim. Çete üyeliği İstanbul'da, bazı mahallelerde, gettolaşılan yerlerde, çocuklar arasında bir statü hâline gelmiş durumda. Sosyal medya üzerinden çocukları suça teşvik eden, silah sergileyen bu gruplara yönelik siber denetimleriniz neden bu çocukları suç işlemeden önce tespit edemiyor, bunu merak ediyorum.
Devam edeyim. Yine, çetelerin Youtube'da onlarca videosu var, daha önce İstanbul Emniyet Genel Müdürlüğü buradayken onlara da söylemiştim yani ben şu an tekrar girip baksam o videolara erişebiliyorum; yurt dışı bazlı olduğuna, engellenemediğine ilişkin bazı cevaplar verildi. Yani, bu çetelerin Youtube'daki onlarca, yüzlerce videosu, bu özendirici videoları neden engellenemiyor? Mesela, siyasetçilere gösterilen engelleme hızı neden bu çetelere gösterilmiyor?
Sunumunuzda dijital dünyadaki tehlikelerden bahsediyorsunuz ancak bugün yine İstanbul sokaklarında birçok çocuk silahlara çok kolay bir şekilde erişebiliyor ve ulaşabiliyor. Verileri kontrol ettim, Adalet Bakanlığının verilerine göre sadece ceza infaz kurumlarında, bize verilen verilerde 111 çocuk ruhsatsız ateşli silah satın alma, taşıma ya da bulundurma suçundan tutuluyor. Bu silahlar bu çocukların eline nasıl geçiyor? Sosyal medyadaki reklamlar engellenebiliyorsa eğer sokaktaki silah ticareti neden engellenemiyor?
Devam edelim uyuşturucu üzerinden. Suç türü tablosunda uyuşturucu suçları 1.076 vakayla çocuklar açısından ilk sırada. Sosyal medya bu işin iletim araçlarından sadece biri yani bunu sordum, tekrar soruyorum: Bu zehir, bu çocukların eline mahallenin başından okulun önünde ulaştırılıyor. İstanbul Emniyetimiz sokaktaki ağı ve çocukları tetikçi olarak kullanan çete yapılanmalarını neden temizleyemiyor? Bunu neden bitiremiyoruz, bu konudaki fikirlerinizi merak ediyorum.
Mağdur çocuk sayısına baktığımızda 2020'den bu yana yüzde 156 artmış, mağdur çocuk sayısı 279.620'ye çıkmış. Bu, bir güvenlik iflasıdır. Bu mağduriyetlerin kaçı acaba dijital platformdan gerçekleşmiştir? Böyle bir veriniz varsa lütfen paylaşın. Ne kadarı sokaktaki şiddet ve istismar kaynaklıdır? Bu veriler şu an sizde yoksa yazılı olarak da paylaşmanızı rica edeceğim.
Yine Atlas'a Allah'tan rahmet diliyorum. Atlas çocuğumuz gibi kasten öldürme suçundan kaydı bulunan çocuk sayısı kaçtır? Bu çocukların kaçı dijital zorbalık, kaçı sokakta kontrolsüz çeteleşme kurbanıdır, böyle bir veriniz var mı? Yoksa lütfen bu verileri çıkarın. Şu an söyleyemiyorsanız da tarafımıza lütfen yazılı olarak iletin.
Son olarak "Mesajlaşmalar üzerinden bu veri sızıntısıyla ilgili ailelere anonim hesaplardan, numaralardan tehditler geliyor." diyorsunuz. Peki, bu bilgiler nereden alınıyor yani aileleri anonim hesaplardan tehdit edenler bu bilgileri nereden alıyor? Panellerinizdeki ya da bu panellerdeki bilgiler nasıl sızıyor? Bu konuda bir bilgi verirseniz çok memnun olurum çünkü bu, o kadar basit bir şey değil. Zaten hepimizin verileri ortalığa saçılmış durumda, her gün her yerden mesajlar geliyor.
Teşekkür ediyorum.
Bir de şu an sunumu yapan arkadaşlarımızın, hazırunun isimleri geldi ama burada başka çalışma arkadaşları da var zannediyorum, yasama uzmanlarımızdan tam hazırun listesi rica ediyorum. İsim ve "title" konumlarıyla birlikte ve iletişim bilgileriyle tarafımıza iletirseniz memnun olurum. Belki rapor yazan arkadaşlarsa, arkadaki hazırunda kimler var bu Komisyonda, tarafımıza iletilirse memnun olurum.
Teşekkürler sunumlarınız için.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Sayın Kanko...
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Bir cümle ekleyebilir miyim?
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ekleyin.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Şimdi, sunum yapan arkadaşlar, belki "Biz sadece siber güvenlik, internet, bununla ilgili geldik." diye düşünüyor olabilirsiniz, haklı da olabilirsiniz kendi çapımızda ama -yanlış hatırlamıyorsam ve yanlış kontrol etmediysem- İstanbul Emniyet Müdürlüğü buraya gelip sunum yapacak diye bize iletildiği için, ben de bunları farkında olmadan sormuş değilim, bilinçli olarak bu soruları sordum, tutanaklara geçmesini istedim. Zira, usul tartışmasını açacak vakti geçtik ama her zamanki gibi dört gün önce bu Komisyona kimlerin geleceği, kişilerin isimleri olmadan, konu içeriği olmadan bize iletildiği için dolayısıyla her zamanki gibi böyle bir şeyle karşı karşıya kaldık. Talebimizi de tekrar edelim, biz Sayın Başkana defalarca söyledik, bir kez daha rica ediyorum, artık bu Komisyonun daha etkin ve etkili çalışabilmesi için lütfen muhalefetle birlikte buraya çağırılacak kurumları belirleyelim. Sizler dört, beş gün önce belirliyor olabilir ve bize iletiyor olabilirsiniz, bu tutum doğru değildir, bunu karşılıklı görüş alışverişiyle yapalım. Biz sizlere onlarca isim verdik, bu isimleri dinleyip dinlemeyeceğinizi bilmiyoruz. Kendi takviminizle ve kendi divan üyelerinizle çalışmak istiyorsanız kendi kendinize çalışmaya devam edebilirsiniz ama bu usul doğru değildir. Daha etkili ve daha yapıcı bir şeye ihtiyacımız var. Lütfen, bu konuda bir kez daha hassasiyet rica ediyorum, karşılıklı iletişim içinde olalım. Bizlerin, muhalefetin söylediği isimler bizlere iletilsin bir, iki dinlensin.
İkinci olarak da buraya gelecek kurumların çalışma takvimini -ben size iki aylık çalışma takvimini bize şu anda iletin demiyorum- en azından iki haftalık, üç haftalık ya da yani iki haftalık çalışma takvim önerilerinizi lütfen bize iletin ki bu sunumları daha faydalı bir şekilde dinleyelim.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Aysu Hanım, meramınız anlaşıldı, artık sabırla bekleyenler var soru sormak ve görüş bildirmek için.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Üçüncü olarak da sayın bürokratlarımızın sunumlarına, tecrübelerine elbette ki kıymet veriyoruz ama yani dediğim gibi, buraya İçişleri Bakanlığının da gelmesi ve sunum yapması gerekiyor, yoksa biz slaytları önden alıp slaytlar üzerinden zaten çalışabiliriz. Sizi tenzih ediyorum.
Teşekkürler.