| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 21 .01.2026 |
AYŞE BÖHÜRLER (Kayseri) - Teşekkür ediyorum.
Sunum için de teşekkür ediyorum.
Siz özellikle sunumda algoritmaların suç teşkil eden tehdit içeriklerini örnek verdiniz, "Bunun yeniden düzenlenmesi lazım." dediniz. Ve algoritmalar da ön yargıları, nefret suçlarını körükleyen paylaşımları desteklemeye devam ediyor tüm dünyada. İşte, Danimarka'da Breivik hadisesi vardır; 2007'de 70'in üzerinde insanı bir adaya gidip öldürmüştür ve bir kahraman hâline getirdiler, aşırı sağın ideoloğu, kahramanı hâline getirdiler. Yani sadece bizde değil dünyada da aslında bu nefret suçlarını işleyenlerin kahramanlaştırılmasına yönelik bir akım var ve dijital algoritmalar da bunu destekliyor.
Ve "black box sosciety" diye bir hukukçunun ortaya koyduğu bir kavram. Bu kavramda aslında demokratik olarak yasaları aşan algoritmik kodların çocuk suçunu desteklemesi üzerine çeşitli açılımlar var. Siz bu noktada bununla mücadele eden ülke örneklerine hiç vâkıf oldunuz mu? Özellikle çocuk suçluluğunda dijitalde algoritmaları denetlemeye, oradaki kodlara ilişkin olarak teknoloji şirketleriyle iş birliğine giden örnekler var mı? Bu dijitalde en azından bu suçların yayılmasını önleyici birtakım tedbirler var mı? Çünkü olay sadece siberle mücadelenin ötesinde kod yazanlarla ilgili çünkü kod yazana bir cezai hüküm uygulayamıyorsunuz. Ya, o kod öyle nefret suçunu, işte, kötülüğü yaygınlaştırıyor ve alıyor. Bunlarla ilgili bir çalışma var mı veya biz yasa yapıcılar olarak ne yapabiliriz?