| Komisyon Adı | : | BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 15 .01.2026 |
ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli Komisyon üyeleri, bu ülkenin en önemli gerçeklerden biri de depremdir ve zemin bu gerçeğin merkezinde duruyor. Bundan dolayı yıkımın nedeni çoğu zaman aynıdır: Zemin, temel etütü. Bu nedenler bize depremin bir kader olmasından ziyade siyasi tercihlerin sonucu olduğunu göstermektedir. Maalesef, bu tercih yıllardır değişmiyor. Son beş yılda yaşanan depremler yıkılan yapıların birçoğunun zeminden kaynaklı olduğunu açıkça ortaya koydu.
Bugün konuştuğumuz konunun teknik bir ayrıntı olmadığı gün gibi ortadadır. Bu nedenlerden dolayı önümüzdeki kanun teklifinin yaşam yerine piyasayı koruduğunu söylemek eleştiri bağlamında en uygun söylemdir. Mesela, 21'inci ve 24'üncü maddeler denetim kurmuyor, denetimi tavsiye ediyor; zemin ve temel etütlerini yapanlar tanımlanıyor ama zemin ve temel etütlerini denetleyecek tek bir mekanizma yok. Bu, bilinçli bir tercihtir. Denetçi ile etütçüyü aynı yapmaya mahkûm eden bir düzen güvenlik üretemez, bilim üretemez, halkın yararına çalışamaz. Bu düzenlemede yetki Bakanlıkta toplanacak yani piyasa Bakanlık eliyle yeniden dizayn edilecek. Hangi ilde kaç firmanın çalışacağını, kimin çalışacağını, kimin çalışmayacağını Bakanlık belirleyecek; açıkçası, bunun ismi idare tasfiyesidir.
Değerli Komisyon üyeleri, bugün ülkede 2 bine yakın zemin etüt firması var, bu firmalarda binlerce jeoloji mühendisi çalışıyor. Bu teklif binlerce mühendisin hizmet üretmesini engelleyecek, işsizliği yönetim aracı hâline getirecek, etüt ve proje müellifliğini daraltacak, bağımsız mühendisliği ortadan kaldırılacak. Bunun adı biat siyasetidir, biat mühendisliğidir ama unuttuğunuz bir şey var, mühendislik itaatle yapılmaz, talimatla yapılmaz, kotayla yapılmaz ve bilimsel çalışmalar Bakanlık genelgesiyle gelişmez.
Şimdi, 24'üncü maddede açık bir servet transferi var. Hizmet bedeli üzerinden yüzde 14, Bakanlık isterse yüzde 28'e kadar çıkartabilecek; bu açık bir ayrımcılıktır, bu cezalandırma yöntemidir. Kurumlar vergisi yetmiyor, gelir vergisi yetmiyor, KDV yetmiyor, bir de hizmet bedeline el konulacak. Bakanlık bu düzenlemeyle zemin etüt bürolarının ortağı hâline geliyor, bu modern bir öşür vergisidir. Hâlihazırda yeterince derinleşen konut ve barınma krizi düzenlemeyle daha da içinden çıkılmaz bir hâl alacaktır. Bina maliyetlerini artıracak, barınma krizini büyütecektir, yoksulluğu da derinleştirecektir.
Değerli Komisyon üyeleri, denetimsizlik zaten diz boyu, kamuda yeterli jeoloji mühendisi yok, jeofizik mühendisi yok, gerçek bir saha denetimi yok, bu tabloyu herkes çok iyi biliyor. Hâl böyleyken 22'nci madde de zemin laboratuvarını fiilen kilitleyecek şekilde hazırlanmıştır. Düzenlemeyle her sondajın başına personel dağıtılıyor, bu teknik olarak zaten imkânsızdır. Laboratuvara görevliler dışında yük ve sorumluluklar yüklenmesi de sahte deneylerin önünün açılmasından başka bir işe yaramayacaktır. Velhasıl kâğıt üzerinde güvenlik üretilmeye çalışılıyor, depremde yıkılan binaların hesabı bu masada sorulmadığı için aynı hatalar yasa hâline getiriliyor. İktidar daha önce yapı denetimini piyasalaştırdığı için büyük yıkımlara neden olmuştu, şimdi zemin etütlerini de aynı çizgiye çekmeye çalışıyor, eğer gerçekten tekrar aynı yıkımların yaşanmasını istemiyorsanız ve bilimsel çalışmalarınızı geliştirmek istiyorsanız ihtiyaç çok nettir: Bağımsız denetçi, yerinde denetim ve kamu güvencesidir. 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu bu çerçevede ele alınmalıdır, zemin ve temel etütlerini denetleyenler tanımlanmalıdır. 24'üncü maddedeki harçlar kaldırılarak yağma düzeni durdurulmalıdır. 22'nci madde geri çekilerek bilime aykırı hükümler temizlenmelidir. Tüm bunlar bu Komisyonun tarihî sorumluluğudur, alınacak kararlar insanların hayatına dokunacaktır. Bu nedenle bu ülkenin jeoloji mühendislerinin iş, aş ve onurunu korumak hepimizin görevidir diyor, teşekkür ediyorum.