| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 15 .01.2026 |
KAMURAN TANHAN (Mardin) - Burada da Anayasa Mahkemesi kararını boşa çıkaran bir anlayışla karşılaşıyoruz çünkü Anayasa Mahkemesi disiplin cezası alan ve yargı tarafından iptal edilen memurun süresiz bir ceza tehdidi altında bırakılmasını hukuki güvenlik ilkesine aykırı bulmuştu. Ancak teklifteki düzenleme idareye tanıdığı imtiyazlarla yargı denetimini işlevsiz bir hâle getirme riski taşımaktadır. Düzenlemeyle disiplin cezası yargı tarafından iptal edilen idareye kararın ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresinde işlem tesis etme yetkisi vermektedir. Hatta, ötesine geçiyor, teklif diyor ki: "Öğrenme tarihi" Ancak asıl tehlike burada, eğer zamanaşımı dolmuşsa veya dolmasına dört aydan az bir süre kalmışsa idareye her halükârda dört aylık bir süre verilecek. Dolayısıyla bu da idare lehine bir aslında silahların eşitliği ilkesine aykırı bir durum, idare lehine bir kazanıma gidiyor. Normal şartlarda hukuka aykırı işlem nedeniyle zamanaşımı engeline takılan, takılması gereken idareye bir düzenlemeyle âdeta bir can suyu veriliyor bu teklifle. Bu durum, normalde zamanaşımı nedeniyle cezadan kurtulabilecek memur için süreci aleyhine uzatan haksız istisnalar yaratmaktadır. Bu dört aylık ek süre idarenin usul hataları nedeniyle bozulan kararları hızla makyajlayarak yeniden memura dayatmasına imkân tanımaktadır. Örneğin, sendikal bir eylem nedeniyle ceza alan bir memur savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle cezayı iptal ettirirse idare mahkemesinden idare sadece savunma sürecini düzelterek aynı cezayı dört ay içinde tekrar verebilecektir. Bu mekanizma memurun hukuk yoluyla elde ettiği kazanımları zayıflatmakla kalmıyor, bertaraf ediyor, hatta, yargı kararlarını kâğıt üzerinde bırakıyor. Bilhassa, iktidarın hedefindeki muhalif memurlar yargıdan lehlerine bir karar alsalar bile idarenin cezalandırma ısrarıyla karşı karşıya kalacaklardır. Ek süre uygulamasıyla idarenin keyfî süreç uzamasının önüne geçmeyi hedeflediği iddia edilse de pratikte ceza tehdidinin kronik bir hâle evrilmesine alan açacaktır? Bu durum, memurun yargıya olan güvenini sarsacak ve idareye karşı hukuk mücadelesini anlamsız hâle getirecektir.
Yine, aslında bu bu teklifle kanuna karşı hile, kanuna karşı hile yoluna başvurmaktadır ve kanun önünde eşitlik ilkesini de ayrıca bertaraf etmektedir.