KOMİSYON KONUŞMASI

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Teşekkür ederim Başkanım.

Çok değerli Başkanımız, milletvekillerimiz, çok değerli Bakan Yardımcımız ve değerli bürokratlar ve basın mensupları; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Miraç kandilinin hem tüm milletimize hem de tüm İslam alemine hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Tabii, bu görüştüğümüz yasanın da tüm vatandaşlarımız için hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Bu yasada Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği maddeler var; işte, yeni aday memurlarla ilgili cezaların netleştirilmesi, Varlık Fonunun şirketlerinin denetime tabi tutulması gibi. Diğer taraftan, tabii ki istihdamın stabil hâle gelmesi ve artırılması nedeniyle işçi başına işverene ödenen primin 1.270 TL'ye çıkarılması gibi...

Tabii, en önemli madde 5'inci madde. Kimse burada "Emeklilerin maaşı artırılmasın." diyemez. Emeklilerin çok iyi durumda olduğunu da asla iddia etmiyoruz. Biz tabii ki tüm milletvekillerinin arzu ettiği gibi emeklilerimizin en iyi şartlarda yaşamasını arzu ediyoruz ama şu da bir bakmak lazım: Tabii, Emeklilik Yasası üzerinden şimdiye kadar siyaset bunun üzerinde çok oynadı ve dolayısıyla da en büyük zararı da ona verdi. İlk Emeklilik Kanunu 1950 yılında uygulanmaya çıktığı zaman kadınlarda ve erkeklerde emeklilik yaşı 60'tı ve sigortalılık süresi yirmi beş gün, prim gün sayısı da 5000 gündü. Daha sonra 1960'lı yıllarda rahmetli Demirel bunu değiştirdi ve prim gün sayısına bakmaksızın, yaşa bakmaksızın sadece erkeklerde 25 yılını, kadınlarda 20 yılını dolduran herkes emekli olabilir dedi. Daha sonra, rahmetli Özal bu, SSK'nin yapısını bozduğu için orada bir kademeli emeklilik sistemi getirdi. Daha sonra, 1991 seçimlerinde rahmetli Demirel tekrar bunu siyasete alet etti ve "Mezarda emekliliğe hayır." diyerek burada tekrar bu kademeli emekliliği ortadan kaldırdı, yine yaşa bakılmaksızın bayanlarda 20 yıl çalışan, erkeklerde de 25 yıl çalışan herkes emekli olabildi. Fakat, bu, 1992 yılından ancak 1999 yılına kadar sürebildi ve o süre zarfında SSK'nin yapısı bozuldu ve sürdürülemez olduğu tespit edildiği için... O günkü kanun teklifine bakın, 1999'daki kanun teklifini bakın, gerekçelerine bakın orada göreceksiniz "Bu, sürdürülemez bir yapı." dendi. Neticede, daha sonra, rahmetli Ecevit döneminde, koalisyon partilerinin iktidar olduğu dönemde bu kademeli emekliliğe geçildi. Ve insanlar çalışma yıllarına göre kimisi 53 yaşında kimisi 54 yaşında emekli olacaktı. Daha sonra 2008 yılında çıkarılan kanunla da kadınlar 58 yaşında, erkekler 60 yaşında, daha sonra işe girenler de tedricî olarak 65 yaşına kadar girecekti. Tabii, bu sistemde siyaset bu işin içine karışırsa ve siyaseti bunun üzerinden yaparsanız kurumlar bundan zarar görür arkadaşlar. Esas bizim zafiyetimizin en büyük şey noktası da bu.

Şimdi, tabii, hep beraber EYT'yi çıkardık. İşte, emekli sayımız aşağı yukarı 16,9 milyona çıktı ve aktif çalışan sayımız 28 milyon yani aktif-pasif oranımız 2'nin altında, Avrupa ülkelerinde 4 olanlar, 5 olan yani sürdürülemez bir noktaya geldik. Bir de şöyle bir şey var: Tabii, bizde ömür de uzadı.

HARUN ÖZGÜR YILDIZLI (Kocaeli) - Ölelim mi?

VELİ AĞBABA (Malatya) - Emekliler uzun yaşıyor, çok ayıp ediyorlar.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Öyle değil, öyle değil. Bizim ortalama yaşam ömrümüz 1960'ta 48,3; 1970'te 54,2; 1980'de 58; 1990'da 62; AK PARTİ sayesinde, sağlığın gelişmesi sayesinde, insanların daha iyi beslenmesi sayesinde ömür 78,5 yıla çıktı.

Diğer taraftan, şuna bakmak lazım: Avrupa ülkelerine bakıyorsunuz emeklilik yaşı genelde 65, 66, 67 gibi gidiyor. Emeklilikten sonra ne kadar prim alıyor ortalama bir emekli arkadaşlar? Hollanda'da 19,9 yıl, Almanya'da 21,2 yıl, Danimarka'da 21,2 yıl; böyle gidiyor. Türkiye'de kaç yıl arkadaşlar? Türkiye'de ortalama emekli yaşı 54,1 ve emeklilikte prim alma süresi 29,4 yıl. Dolayısıyla da bu açılardan baktığınız zaman sosyal güvenlik sistemimizin yapısını daha da güçlendirmemiz lazım.

HARUN ÖZGÜR YILDIZLI (Kocaeli) - Erken ölsünler.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Biz onu demiyoruz arkadaşlar, siz diyorsunuz onu.

HARUN ÖZGÜR YILDIZLI (Kocaeli) - O çıkıyor o dediğinden.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Sen onu çıkarıyorsan onu çıkar.

Diğer taraftan şuna bakmak lazım: Tabii, bugün sosyal güvenlik sistemi çalışanlardan prim topluyor. Tüm prim gelirlerinin emeklilik maaşını ve sağlık giderlerini karşılama oranı kaç? Yüzde 75,1 yani merkezi bütçeden bunun üzerini tamamlamak zorunda. Biz de biliyoruz emeklilerin daha fazla maaş alması gerektiğini ve dolayısıyla 2019 yılında bununla ilgili dedik ki: "En düşük emekli maaşı bin lira olsun." Şimdi de diyorsunuz ki: "Bin lira artırıyorsunuz." Biz bin lira artırmıyoruz. Biz hiç kanun çıkarmasak en düşük emekli maaşı kaç lira olacak? 16.881 lira olacak.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Enflasyon?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Orada enflasyon yok. En düşük emekli maaşını biz artırmak zorunda değiliz, onu da artırdığımız zaman 3 bin küsur lira artırırız, keşke daha fazla imkân olsa daha fazla artırabilsek ama bunun yolu şu değil arkadaşlar, bir de şuna bakmak lazım, ben size bir örnek vereyim: Şimdi, mesela 4B'lilerde, BAĞ-KUR'lularda diyelim ki eczacıların prim ödemelerinin yüzde 99'u en alt tabandan, avukatların yüzde 99'u prim ödemeleri en alt tabandan; mesela bugün 4A'lı aşağı yukarı asgari ücretin 9,5 katına kadar diyelim ki prim yatırabiliyor, bunu yatırırsa bugün en yüksek maaş alan kaç para alıyor biliyor musunuz Veli Ağbaba?

VELİ AĞBABA (Malatya) - Kaç lira alıyor?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ben sana söyleyeyim. Şimdi, toplumun yüzde 99'u... Eczacıların, doktorların ve büyük bir kısmı buradan yatırırsa düşük almak zorunda.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Ortalamaya gel, ortalamaya.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Arkadaşlar, bakın, BAĞ-KUR'da en yüksek 91 bin lira, 4A'da da 124 bin lira arkadaşlar.

CAVİT ARI (Antalya) - Yüksek prim ödeyemiyor ki onu ancak ödüyor.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Burada bizim primi düşük yatırma gibi problemimiz var. Burada ne yapmak lazım? Benim kendi fikrim bu, partimin fikri değil. Ben şöyle düşünüyorum: Biz burada taban aylıkları çıkarmaktan ziyade herkes ne yatırıyorsa onu alsın. Adam fabrikatör, yatırmış en tabandan en düşük alıyor, bunun taban aylığını yükseltmek zorunda kalmayalım. Biz burada aileye giren paraya bakalım. Herkes hak ettiği maaşı, 10 bin lira alıyorsa 10 bin lira alsın, 15 bin lira alıyorsa 15 bin alsın. Biz ailenin durumuna bakalım; başka yerden geliri var mı, evi kirada mı, çoluğu çocuğu var mı? Bunlara bakarak bir ailenin geçim standardı kaçsa bizim onu tamamlamamız lazım ve dolayısıyla da biz daha çok bunun üzerine çalışmamız lazım. Ben şuna inanıyorum: Eğer biz bunu yaparsak burada ekonomik durumu iyi olup da düşük prim ödeyip düşük maaş alanlara katkıda bulunmamış olacağız, esas ihtiyaç sahiplerine, hak sahiplerine katkıda bulunacağız. Daha çok bunun üzerinde durmak lazım.

Şimdi, şöyle bir şey var, sizin açınızdan "Emekliye 30 veririm, 40 veririm, 50 veririm." diyebilirsiniz, nasıl olsa yükümlülüğünüz yok ama bizim diğer taraftan tüm toplumun giderlerini karşılama, bu ülkeyi ayakta tutma, ülke için gerekli olan hastaneleri, yolları, hava alanları, köprüleri yapma gibi bir mecburiyetimiz var, sizde böyle bir şey yok ki. Sayın Ağbaba, şöyle bakmak lazım: İnşallah gelemezsiniz de ben size söyleyeyim, iktidara gelme ihtimaliniz yok ama gelseniz yapamayacağınız vaatleri bulunmayın.

CAVİT ARI (Antalya) - Belediyeleri nasıl aldık, iktidarı da alırız merak etme sen.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Bakın, Uşak'ta...

VELİ AĞBABA (Malatya) - Geldi, Özkan Yalım, seni nasıl tokatladı Özkan Yalım; şak! Şak! Şak!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ne yaptı biliyor musunuz Özkan Yalım arkadaşlar? "Her emekliye bin lira para vereceğim." dedi, veremedi.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Arkadaşlar, çay içmek isteyenler, Uşak'ta çay 1 lira.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ondan sonra dedi ki: "Ben hiç kimseyi işten çıkarmayacağım." Yemin billah etti. Hatta dedi ki: "Toplum yararına çalışanları işe devam ettireceğim." Ve arkadaşlar, tam bin kişiyi işten çıkardı, bin kişiyi.

CAVİT ARI (Antalya) - Onlar sizin aldığınız bankamatikçilerdi, sizin adrese teslim aldığınız bankamatikçi olanlardır; alın teri dökenler, emekçiler çıkmaz.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Hem de öyle bir acımasızlık yaptı ki, bu CHP'de demokrasi mekokrasi hak getire arkadaşlar. Ne yaptı biliyor musun Veli Ağbaba, beni dilenle? Adama dedi ki: "İlk önce AK PARTİ'den istifa et." istifa ettirdi. "Aileni istifa ettir." dedi, istifa ettirdi. Ondan sonra "Gel bize, CHP'ye üye ol." dedi. adam üye oldu yine de işten çıkardınız. Böyle bir şey olur mu ya?

VELİ AĞBABA (Malatya) - Cumartesi günü Uşak'taydım, sokakta yürüyemiyoruz itibardan.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar?

VELİ AĞBABA (Malatya) - Vicdansız İsmail, çok vicdansızsın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Lütfen tamamlayalım, bir dakika ek süre verelim.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Sokakta yürüyemiyoruz, Özkan Yalım'ın itibarından yürüyemiyoruz.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Başkanım, şöyle bir şey var: Tabii ki Uşak'ta, arkadaşımız gitti ama yani bir banyo yapacak suyu bulamadı, geldi burada banyo yaptı; su yok arkadaşlar, su yok. Göstermelik orada 3 kişiye 1 liraya çay veriyor, içeride daha pahalı satıyor. Kardeşim, insanların temel ihtiyacını karşılayın, temel.

CAVİT ARI (Antalya) - Getirseydin, bu zamana kadar orada beledi kimdeydi? Yirmi sene iktidar kim? Bu zamana kadar kim yönetti orayı? Yıllarca çözememişsiniz şimdi de konuşuyorsun İsmail Güneş.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Geldiniz kuruttunuz, kuruttunuz.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Uşak'a tramvay getirmiş, engelliyorsun. Yazıklar olsun sana.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ayranı yok içmeye bilmem nereye gider derler ya, bunlar böyle. Ya, kardeşim, Uşak'ta su yok adamlar büst açıyorlar, heykel açıyorlar. Veli Ağbaba da oraya heykel açmaya gitti.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Tramvaya niye karşı çıkıyorsun?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Vatandaş ne yaşıyor bir sordun mu sen? Uşak'a gidip de Dikilitaş mahallesinde ne yaşıyorlar sorabildin mi?

VELİ AĞBABA (Malatya) - Uşak'ta "Özkan Yalım'dan Allah razı olsun." diyorlar. "Özkan Yalım'ı Allah başımızdan eksik etmesin." diyorlar.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Değerli arkadaşlar, Allah bu milleti CHP'ye muhtaç etmesin diyorum.

Kanunumuzun hayırlı olmasını diliyorum.