| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 15 .01.2026 |
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Evet, 2019 yılından beri her sene olduğu gibi yeni yılda en düşük emekli maaşını tartışıyoruz. 2019 yılına kadar böyle bir derdimiz yoktu, 2019 yılından sonra her sene bir düzenleme yapıyoruz. Oysa bizim bu düzenlemeyi yapmamamız lazım. Neden? Çünkü emeklilerin maaşlarında enflasyon oranlarına göre artış sağlanıyor. Kanun bunu söylüyor. Demek yetmiyor ki -biraz evvel grafikte çok güzel bir şey vardı, 2018 tarihini, 2019 tarihini gösteriyor- demek TÜİK'in vermiş olduğu veriler yanlış, gerçeği yansıtmıyor ki biz bugün burada emeklilerin en düşük maaşının ne olacağını tartışıyoruz. 20 bin liradan bahsediyoruz, "En düşük emekli maaşı 20 bin lira olsun." diye tartışıyoruz Türkiye Büyük Millet Meclisinde. Türkiye de dünyada en fazla enflasyonun yaşandığı ülkelerden bir tanesi, Avrupa'da en fazla gıda enflasyonunun yaşandığı ülkelerden bir tanesi. OECD'de en fazla enerji enflasyonunun yaşandığı ülke de biz. Asgari ücret... "En düşük emekli maaşı 20 bin lira olsun mu?" diye tartışıyoruz. TÜRK-İŞ'in açıklamış olduğu açlık sınırı 30.143; en düşük emekli maaşı 20 bin lira olsun diyoruz, ortalama emekli maaşı da 24 bin lira olacak.
Ben sizi vicdana davet etmiyorum, .burası Meclis, ben sizi Anayasa'ya uymaya davet ediyorum, bir hakkı teslim etmeye davet ediyorum çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nde insanın onuruna yakışır bir hayat yaşamak her yurttaşımızın temel hakkıdır. Bizim bu hakkı teslim etmemiz lazım.
Şimdi, TÜRK-İŞ'in yıllardır her ay açıklamış olduğu açlık sınırından bahsettiğimiz zaman başta Cumhurbaşkanı Yardımcımız -sağ olsun- kızıyor, iktidar temsilcileri de kızıyor. "Ya, böyle bir resmî veri yok." diyorlar. Tamam, ben Cumhurbaşkanımızı kızdırmayacağım, Mustafa Bey'i kızdırmayacağım, ben başka bir resmî veriden bahsedeceğim size arkadaşlar. Resmî veri, buna herhâlde kimse itiraz edemez. Bu ne? Bilindiği gibi, her sene fitre rakamları açıklanıyor, Diyanet resmî bir kurum diyor ki: "Bu sene 2026 yılında fitre 240 lira" Yani bir günlük bir insanın gıdası için gerekli olan tutar 240 lira. Buradan yola çıkarsak 4 kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasının 28.800 lira olduğunu görmekteyiz. Bu veriye itiraz var mı? Ben söylemiyorum, bunu Diyanet İşleri Başkanlığı söylüyor, fitre rakamından bahsediyor. Şimdi, bu rakamlardan hareket edersek asgari ücret 28.075 lira. Yani şunu söylüyoruz, bu rakamlar bize şunu ifade ediyor: Türkiye'deki asgari ücretleri esasında ücret almıyorlar, fitre alıyorlar. Ne yazık ki bak, çalışıyorlar, çalışmalarına rağmen emeklerinin karşılığını almıyorlar, maaş almıyorlar, fitre alıyorlar. Ne yazık ki bizim emeklilerimiz en düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalama emekli maaşı 24 bin lira. Emeklilerimiz fitre dahi alamıyorlar. İktidar, hükûmet emeklimize fitreyi dahi kıskanmakta, ne yazık ki böyle bir durumdayız ve biz hâlâ 20 bin lira olsun mu olmasın mı; onu tartışıyoruz.
Şimdi, ben iktidar milletvekillerine buradan seslenmek istiyorum: Mutlaka bölgenize gidiyorsunuzdur, dolaşıyorsunuzdur, dolaşmanızı tavsiye ederim. Ben dolaştığım zaman, mesela, bir emekliyle pazar yerinde denk geldim, maaşın ne kadar diye sordum. Söylediğim şey gerçek, yaşanmış bir şey, söyleyemedi, ağladı. Ağladı, ağladı; 70 küsur yaşındaki adam maaşını söyleyemedi, ağladı,
Gene dolaşırsanız sokaklarda bayat ekmek satan, "Bayat ekmek bulunur." yazan bakkalları görürsünüz. Girin, sorun, "Bu bayat ekmeği kim alıyor?" diye sorun Allah aşkına. Emekliler alıyor, bakın, emekliler alıyor, ne yazık ki emekliler alıyor.
Şimdi, öyle bir ülkede yaşıyoruz ki bu manzaraları görmüştük. Bir de "Yenir" market diye bir marketler türedi, marketler zinciri türedi. Bakın, Yenir market; bu marketlerde ne satılıyor, biliyor musunuz? Günü geçmiş, tarihi geçmiş gıda ürünleri satılıyor, hijyen ürünleri satılıyor burada ve bu marketlerin en fazla müşterisi öğrencilerimiz ve emeklilerimiz. Ya, bakın, Allah aşkına, dilimli tost peyniri, günü geçmiş, 19/7/2024 son kullanma tarihi bunun, 7'nci ayda. 20 tane mağazası var efendim, yarı fiyatına, evet, yarı fiyatına.
Bak, burada ne var? Dana barbekü sosis.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Günü geçmiş ürün...
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Ya, siz bizim Genel Başkanı dinlemiyorsunuz. Birazcık da hakikaten mitingleri falan dinleyin, orada anlatıyor, bir haftadan beri anlatıyor. Bunun önünde kuyruklar var, kuyruklar.
GAMZE TAŞCIER (Ankara) - Vatandaşı da dinlemiyorlar belli ki.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Bakın, sosisin son kullanma tarihi 26/7/2024.
Şimdi...
ORHAN YEGİN (Ankara) - Ne zaman çektiniz o fotoğrafı?
GAMZE TAŞCIER (Ankara) - Yeni yeni, kendi sosyal medyasında var.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Yeni açıldı yani bunun altında bir şey yok, bu söylediklerimiz doğru.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Arkadaşlar, bunların ne haberi olacak!
GAMZE TAŞCIER (Ankara) - Aynen!
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Şimdi, bakın, röportaj yapılıyor, 75 yaşında...
ORHAN YEGİN (Ankara) - O adamları siz bulup bize böyle marketler açın, biz de gelip fotoğraf çekelim...
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Orhan Bey, Orhan Bey...
VELİ AĞBABA (Malatya) - Bak, Orhan ne diyor?
GAMZE TAŞCIER (Ankara) - Kişiyi kendileri gibi biliyorlar.
VELİ AĞBABA (Malatya) - "Siz açtırmışsınız." diyor, duyuyor musunuz?
GAMZE TAŞCIER (Ankara) - Kişiyi kendiniz gibi biliyorsunuz herhâlde.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Bakın, bakın, bu iş sulandırılamayacak kadar önemli; bakın, bu iş sulandırılamayacak kadar önemli, lütfen.
AYHAN SALMAN (Bursa) - Önemli, sulandırmayın!
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Ben buradaki... Röportaj yapılmış. Hatice Yüksel: "Eşim işçi emeklisi, ben 75 yaşındayım, sabahtan akşama kadar ucuzluk peşinde koşturuyorum, uzaktan tramvaya binip buraya geliyorum; yufka, kurabiye, pirinç, çorbalık aldım, ucuz olduğu hâlde 500 lira verdim. Bu yaşımda bunları yaşadığım için hiç kimseyi affetmiyorum, hakkımı da helal etmiyorum. Bizim oylarımızla geldiler, şimdi, bizi hor görüyorlar." 79 yaşındaki Kadir Tombuloğlu: "Emekliyim ama torunlarımın eğitimine destek olmak için hâlâ çalışıyorum. Sabah saat 04.00'ten, akşam saat 16.00'ya kadar bir çay ocağında çalışıyorum. Yapacak bir şey yok, buralardan alışveriş yapıyoruz ama bu market de pahalı geliyor." "Bu market de pahalı geliyor." diyor emeklimiz. 20 bin lira vereceğiz bu insanlara; vereceksiniz, ben bu günaha ortak olmayacağım. "Bizi bu hâle sokanlar utansın." demiş engelli vatandaş, "65 yaşındayım, yakında emekli olacağım ama ek iş yapmam gerek geçinmem için, tek maaşla hiçbir şey alamam. Bu marketten ufak gıdalar alıyorum, zehirlenirim diye peyniri, eti almaya korkuyorum. Bizi bu hâle sokanlar utansın. Hâlimizi gören yok, sesimizi duyan yok." Hani ölümlerden ölüm beğenmek deniyor ya, ölümlerden ölüm seç, ölümlerden ölüm beğen; emeklimizin geldiği durum bu arkadaşlar. "Açlıktan mı öleyim yoksa zehirlenerek mi öleyim?" onun tercihini yapıyorlar ne yazık ki; ne yazık ki geldiğimiz durum bu.
Şimdi, 2019 yılında en düşük emekli maaşı bin liraydı, 2019 yılında ortalama emekli aylığı 1.917 liraydı yani en düşük emekli maaşından yüzde 90 daha fazlaydı ortalama emekli maaşı ve 1 milyon kişi vardı bakın, en düşük emekli maaşını alan 1 milyon kişi. Yıl 2026, en düşük emekli maaşını 20 bin lira yapacaksınız, ortalama emekli maaşı 24 bin lira, 25 bin lira; fark yüzde 20'ye düşmüş, bakın, yüzde 90'dan yüzde 20'ye düşmüş. Esas fecaat rakam; 5 milyon kişi en düşük emekli maaşıyla, 20 bin lirayla geçinmek zorunda kalacak. Bu nedir biliyor musunuz? Dipte eşitlenme; dipte eşitleniyor, en dipte eşitleniyor emeklilerimiz ve Devlet Bey doğru söylüyor, bu 20 bin lira sefalet maaşıdır. Bu, sefaletin, fakirliğin eşit paylaşımıdır; ayırmıyorsunuz, bütün emekliler fakirlik ve sefalet içerisinde olsun diyorsunuz.
Arkadaşlarımız belirtti, Türkiye'de emekli nüfusu artıyor. 2010'da yüzde 12'ymiş, 2024'te yüzde 18,5; 6,5 puan artmış. Ne beklersiniz? Bu durumda emeklilerin gayrisafi yurt içi hasıladan aldığı payın artmasını beklersiniz, hem emekli sayısı artmış hem de nüfus artmış. Peki, ne olmuş biliyor musunuz? 2010'da 6,8'miş, yıl 2025, yüzde 6'ya düşmüş; bakın, esas sıkıntımız, problemimiz bu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Toparlayayım.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun, buyurun lütfen.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Peki, ne olması lazımdı biliyor musunuz? Hesaplanmış; yüzde 10 olması lazımdı. Yani gayrısafi yurt içi hasıladan bu artışla, emekli sayısındaki artışla emeklilerimizin yüzde 10 olması lazımdı, şu anda 6. O 4 puan çalındı, suçlu da belli, suçlu TÜİK; esas suçlu o değil de iş birliği yapıyor diyelim. Gerçi daha söylenecek şeyler var da maddelerde de söyleriz. Burada hazır Sosyal Güvenlik Kurumu gelmişken...
VELİ AĞBABA (Malatya) - Şu markete bir git, markete.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Gidelim ağabey beraber.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Orhan Yegin'i de al.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Tamam, beraber gidelim.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Değerli arkadaşlar...
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Orhan Bey, bu arada gerçekten var, sayfalarını da söylüyorlar.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Gerçek.
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - "Hâlâ tüketilebilir ve son tüketim tarihi geçmiş ürünleri satıyoruz." diyor.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Adalet Kaya bekliyor.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Gıda?
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Evet.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; dışarıda market var...
ORHAN YEGİN (Ankara) - Gıda mı?
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Evet.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Tarihi geçmiş gıda?
GAMZE TAŞCIER (Ankara) - Twitter'a "Yenir market" yazın, hepsi çıkıyor.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Gir şu anda internette...
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Kaya bekliyor değerli milletvekilleri.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - İnternetten de satış yapıyorlar.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Yani son kullanma tarihi geçmiş gıda mı satıyor mesela?
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Evet.