| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 15 .01.2026 |
ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim.
Aslında şunu da söyleyeyim: Yani gerçekten böyle bir tartışmanın, böyle saçma sapan bir şeyin tarafı olduğum için de hakikaten çok canım sıkılıyor çünkü nihayetinde biz teknik konuşmaya çalışıyoruz, analiz yapıyoruz ama bazı arkadaşların ısrarla böyle saçma sapan karşı duruşları insanı belli bir şeyden sonra çileden çıkartıyor. Hazırundan da özür dilerim bağırmalar nedeniyle yoksa ona söylediğim hiçbir laftan geri adım atmıyorum.
Şimdi, Sayın Başkanım, bakın, yani rakamlar gerçekten ortada ya. Ortalama emekli aylığının kişi başı millî gelire oranı değil mi? TÜİK kişi başına millî gelir rakamı açıklıyor mu? Açıklıyor. Şimdi, ortalama emekli aylığı üzerinden yapılmış bir hesap 2002 yılı yüzde 46,4. Bunun daha sonra yüzde 51'e çıktığı dönemleri olmuş 49, 51, 49, 50, 49, 50, 48 diye gidiyor fakat sonradan özellikle 2014 2015 sonrası bir düşüş başlamış. Neyi söylüyoruz? Ortalama emekli aylığının Türkiye geneli için açıklanan kişi başı millî gelire oranı en son geldiğimiz nokta yüzde 28,9 yani yüzde 46-47'lerden -hatta 50 olduğu dönemler var- 50'lerden kabaca yüzde 28-29-30 diyelim, buraya gelmiş. Bunun anlamı ne? Eğer bu millî gelir rakamı doğruysa ortalama emekli aylığı rakamı doğru çünkü idari kayıt yani idarenin tuttuğu kayıtlardan elde edilen rakam, orada bir hata olması mümkün değil.
Ben tabii şunu da iddia ettim: 17 bin dolar hesabının da yanlış olduğunu iddia ediyorum yine, onu söyleyeyim ama "17 bin dolar var." diyorlar. 17 bin dolar, tabii 2025 burası da, 16 bin küsur dolara göre hesap edilmiş bir rakam. Yüzde 29'una gelmiş. Yani özeti şu: "Pasta büyüyor." diyor hükûmet ama pastadan emeklinin aldığı pay küçülüyor. Yani bu çok net işte, hesap ortada. Yani bunu nasıl izah edeceğiz? Bu küçülmeli mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERHAN USTA (Samsun) - Yani "Emeklinin pastadan aldığı pay küçülmeli, evet, bu doğru bir trenddir." diyorsak tamam ama bu doğru bir trend değilse bunu düzeltmek de bizim vazifemiz arkadaşlar. İşte, o yüzden emekli aylıklarının bu kadar düşük olmaması lazım, belli ölçüde artırılması lazım diyoruz, onu artırmaya ilişki şeylerimizi söyleyeceğiz.
Şimdi, daha önceden de önerdim, tekrar öneriyorum: Son zamanlarda yaşadığımız bu sıkıntıların temelinde bu kadar düşüşün temelinde sadece emekli için değil, memur ve işçi maaşlarının da düşüşünün temelinde bir, enflasyonun yanlış ölçülmesi... Türkiye özellikle 2021 sonrası çok hızlı bir enflasyon yaşadı. Enflasyon bilerek, isteyerek yanlış ölçüldü. Yanlış enflasyona göre insanların aylıkları, maaşları artırıldığı için de bu sefalet durumu daha da arttı, bu bir.
İkincisi, enflasyon isterse doğru ölçülsün, burada tanımsal olarak bir yanlış var. Yani manşet enflasyon geliri çok düşük olan kesimin enflasyonunu yansıtmaz. Onların alım gücü her hâlükârda manşet enflasyona göre ayarlanırsa düşer. Buna ilişkin daha önce Çalışma Bakanlığı bütçesiydi zannediyorum, bunun rakamlarını paylaştı, akademisyenler yapmış. 2024 için manşet enflasyon yüzde 44,4 değerli arkadaşlar, Türkiye geneli için ama geliri en düşük olan yüzde 10'daki enflasyon yüzde 66. TÜİK rakamları... Yani yüzde 44'ün dağılımına baktığınızda sepet onların... Maaşı düşük olan, geliri düşük olan insanların harcamalarına göre sepeti yeniden ayarladığınızda enflasyonun çok daha yüksek olduğunu görüyorsunuz. Şimdi, yüzde 66 enflasyon yaşıyorum ben ama buna siz manşet enflasyon yüzde 44'e göre zam veriyorsunuz. Bu zaten tanımsal olarak "Ben senin reel olarak gelirini düşürüyorum." demek. Anlatabildim mi? Yani enflasyon doğru ölçülmüş olsa bile, zaten doğru ölçülmüyor, oradan dolayı bir sıkıntı var ama doğru ölçülse bile manşet enflasyon kriter olmamalı. Dolayısıyla, geliri düşük olan kesim için yeni bir yaşam maliyeti endeksini TÜİK'in oluşturması lazım ve bunun üzerinden yapmamız lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERHAN USTA (Samsun) - Başkanım bitireceğim.
Bundan sonra hükûmet şunu yapacak: "Kardeşim, bunu çalışanlar hak ediyor. Ben bunun bütçesini ayıracağım, kalan bütçeyi de ona göre kullanacağım." demesi lazım. Ama burayı hem yanlış ölçüyoruz hem bunları baskılıyoruz, gelir sürekli düşüyor, insanlara sıkıntı oluyor, tabii, kalan bütçe de başka yerde harcanıyor. Şimdi, çok merak ediyorlar arkadaşlar, söyleyelim, az önce ifade ettim o kızgınlık esnasında. Bakın, çok net bir hesap koyduk burada biz, Enerji Bakanlığının yaptığı ihale ile EPDK'nin yaptığı iş -ihale yapmadığı için "iş" diyorum arasındaki farktan dolayı- yirmi yıllık bu ülkeye maliyet net 53,1 milyar dolar. "Excell dosyalarına kadar verelim." dedik, bunu kimse talep dahi edemedi.
Şimdi, Trendyol... Burada konuştuk, Trendyol'a bir kıyak yapıldı, buradan bir kanun geçirildi, hiç kimse kanunu savunamadı, yıllık 1,5 milyar dolar Trendyol'un cebine para koyduk arkadaşlar. Bunu da al, bak bunlar sürekli olan. Hani ben bir defalık gelirle sürekli harcama yaratacak değilim.
Osmangazi Köprüsü on sekiz buçuk yıllık, toplam maliyet 10 milyar dolar. 10 milyar dolar kazık var. Bunun hesabını da detaylı bir şekilde koyduk. Bakın, bu üçünü de toplamış olsanız -bunlar yaklaşık yirmi yılın şeyi- yirmi yılda 93 milyar dolar 3 kalemden bir kamu zararı var. "Hırsızlık" deyince arkadaşlar alınıyor, hırsızlık yapmaktan çekinmeyenler "hırsızlık" denilince alınıyor niyeyse. Ama 93 milyar dolar, alın, bölün işte emekliye, alın size kaynak. Ve bunlar yapılabilir biliyor musunuz? EPDK'yi özellikle söylememin nedeni şu: Hâlâ bunlar ön lisans aşamasında, tamam mı? Sayın Cumhurbaşkanı bunu görsün, bu lisanslar iptal edildiği zaman 53 milyar dolar ileride gidecek olan para cebimizde. Yapmaya çalıştığımız şey bu. Dolayasıyla bu işin kaynağı da var ama bu bir tercih meselesi. Bu "Bütçede para yok." meselesi falan değil, tercih meselesi. Hükûmetin tercihi çalışandan yana değil, hükûmetin tercihi emekliden yana değil. O yüzden de emekli bugün bu sıkıntıları yaşıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERHAN USTA (Samsun) - Detaylarını daha sonra maddelere geçince ayrıca ifade edeceğim.
Teşekkür ederim.