KOMİSYON KONUŞMASI

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Sayın Başkan, kıymetli bürokratlar ve milletvekilleri ve değerli basın mensupları; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, bugün burada tanım olarak denetimini yaptığımız ama maalesef reel olarak denetleyemediğimiz yani bu eksiklikten ya da şeyden dolayı değilde fiktif olarak mümkün olamadığı için yapamadığımız Varlık Fonunun bilançolarının görüşülmesi için burada toplanıyoruz. Varlık Fonuna -bir daha altını çizmek istiyorum ki- şöyle bakmamız gerekiyor: Türk milletinin alın teriyle oluşturulmuş tüm varlıkların toplandığı büyük bir çatı. Bu öyle bir çatı ki 2024 yılı sonu itibarıyla değeri yaklaşık 400 milyar Amerikan doları seviyesine ulaşmış bir çatı ve basit bir bilanço kalemi olarak görmek mümkün değil. Hazinenin, devletin en önemlisi de milletimizin ortak bir varlığı bu. Tabii ki Varlık Fonunun Türkiye'de kurulmaması gerektiğine ben de katılıyorum. Neden var olduğunu hâlâ anlamış değiliz. Ben de aynı zamanda bir finansal profesyonel hayattan gelen bir kişiyim. Hani fon yönetimi, işte hisse senedi analizi, araştırma departmanlarında çalıştım, biraz bu işlerden anlayan da bir kişiyim. Ona anlam veremediğimizi ve hani kurulmaması gerektiğini düşündüğümüzü hep söyledik. Böyle büyük bir millî servetin tabii ki gerçekten iyi yönetiliyor mu sorusunu sormamızın bizim milletvekilleri olarak, Meclis olarak en büyük sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz ve hakkımız olduğunu da düşünüyoruz. Burada önemli olan şey kurumsal yönetim ilkeleri bu şirkette ne kadar uygulanıyor, nasıl uygulanabiliyor? Deminden beri sayın milletvekillerinin söylediği üzere yani Cumhurbaşkanının Başkan olduğu bir yerde ve işte içindeki atamaların, yapılanmaların da nasıl olduğunu hepimiz bir yerde... Bu kurumsal yönetim ilkeleri ne kadar sağlıklı uygulanıyor, o konu da bizim açımızdan muallak. Risk yönetimi, şeffaflık ve hesap verilebilirlik hangi standartlarla yürütülüyor? Bunu da biz net olarak göremiyoruz, anlayamıyoruz. Ki ben, hani bu bilançoyu okuduğumda, özellikle denetim şirketlerinin bilançoları denetledikten sonra açıklanan raporlarında da bu konuları inceleyen bir kişi olarak da aynı gözle baktığımda da ben Varlık Fonuyla ilgili nasıl bir rapor yazabilirim diye düşündüğümde işin açıkçası maalesef gelip size belki iki-üç gün çok soru sormam gerektiği hissiyatına kapıldım. Mesela Turkcell'le ilgili bir rapor yazarken nasıl yazarım diye düşündüğümde, aynı şeyleri tutturamadım kafamda.

Mesela benim kafama takılan bir şey daha var, geçen aylarda -kasım falandı galiba- bankaların kurduğu en küçük yatırım fonunda bile Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı manipülasyonların olduğunu, hatta bunları önceden fark ettiklerini ama biraz zaman verdiklerini... Ki bu -tırnak içinde söylüyorum- zaman verilecek bir şey değildir, o da muallakta bir şey; tabii, bu sizin konunuz değil ama. Ondan sonra da zaten bir sürü operasyon oldu, gördük borsada da böyle bir ortamda, küçücük fonlarda bile bu manipülasyonlar oluyorsa 400 milyarlık, Türk milletinin koskocaman varlığının olduğu fonda bu tarz manipülasyonların olmadığı ya da bu tarz aksaklıklarının olmadığı, olmayacağı güvenini biz nasıl... Sırf size güvenerek ya da buradaki -diğer milletvekilleri de söyledi- bürokratların liyakatine güveniyoruz, eminim öyledir, ben o kadar incelemedim ama yani liyakati olması... Ben çok güzel resim yapıyorum ama beni buraya oturtup "Sen burada köşe yazısı yazacaksın." dediğinizde benim liyakatimin olmasının, var olan liyakatimi icra edemememin pek bir şey ifade etmeyeceğini düşünüyorum. O yüzden, ben mesela bu konuda endişeliyim yani bu bu kadar büyük bir fonun yönetimindeki bu aksaklıklar nasıl denetleniyor, kim bunu kontrol ediyor, nasıl oluyor bunlarla ilgili de ciddi endişelerimiz var. O yüzden, bizim burada "denetim" "denetim" "Meclisin denetimi" "Biz bunu daha detaylı denetleyebilmeliyiz." diye altını çizmemizin "Cumhurbaşkanı hem bu fonun Başkanı hem de denetleyenleri atıyor." dememizin yani bu endişelerimizin altında yatan sebeplerin başında bu da var.

Şeffaflık çok önemli, işlem gören şirketlerin... Zaten sağlıklı borsada olması gereken, sağlıklı piyasalarda olması gereken olmazsa olmaz maddelerin biri şeffaflık ve bağımsız denetimdir. O yüzden PricewaterhouseCoopers var, o yüzden Deloitte var, o yüzden bu şirketler çok önemli. Bunların kesinlikle sağlanması gerekmektedir Varlık Fonu içinde. Bir anonim şirket üzerinden yürütülüyor Varlık Fonu. Geçmişte bu ülkenin stratejik varlıkları yani sizin çatınız altında toplanan bu varlıklar bakanlıklar, genel müdürlükler, Sayıştay denetimi ve güçlü bürokratik mekanizmalar süzgecinden geçirilerek yönetiliyordu. Bugün ise ben sormak istiyorum yani bu devasa varlıkları kim yönetiyor? Yönetenler hangi liyakatle seçiliyor? Mesela bünyenizde kaç fon yöneticisi var? Ben yine bu işin içinde olduğum için söylüyorum, ben hatırlıyorum, sabah 5'te işbaşı yapıp piyasa kapanana kadar kafamızı kaldıramadığımız bir mekanizma bu yani böyle bir mekanizmada -bilmiyorum- bu işi gerçekten kaç fon yöneticisi var, kaç risk uzmanı çalışıyor, kaçı uluslararası sertifikaya sahip bunların ya da bunların performansları nasıl bir kriterle ölçülüyor; bunları merak ediyoruz ve bunlar hiçbir şekilde neden açıklanmıyor? Yani bankadaki sıradan fonların bile bir performans analizi oluyor; haftalık, aylık, üç aylık senelik vesaire raporları oluyor. Neden Varlık Fonunun raporlarının kamuya açık bilgi kaynakları yok, neden biz bunları göremiyoruz? Hep dünyadaki varlık fonlarıyla kıyasladınız ama mesela baktığımızda Norveç Varlık Fonu'nun yöneticilerinin öz geçmişi internette çok detaylı ve açık bir şekilde görüyoruz. Katar, Singapur Fonlarında kim, hangi pozisyonda çalışıyor herkes çok net biliyor. Performans hedefleri, yaptıkları çok rahat takip edilebiliyor ama biz aynı şeyleri maalesef Varlık Fonu'nda göremiyoruz. Demin dediğim gibi, Fon yöneticileri kim, kimler profesyonel yönetiyor, hangi kriterle atanıyor, ne kadar maaş alıyor; bunlar merak konusu ve bilinmesi gereken konular. Yine, Varlık Fonu AŞ'nin fon yönetim kadrosu neden diğer ülke fonlarıyla karşılaştırmalı bir şekilde açıklanmıyor, bunu da merak ediyorum. Neden bu şeffaflıktan kaçınılıyor? Bir başka önemli konu da Varlık Fonu Türk Ticaret Kanunu'na göre bir anonim şirket statüsünde yani bu yapının bir yönetim kurulu başkanı var, üyeleri var, hukuki sorumluları var ama -hani bu da önceden söylendi- Meclise gelip bunlar hesap vermiyor, Komisyona gelip de hesap vermiyor. Neden hani bundan kaçınılıyor? Bunun da tek bir açıklaması var diye geliyor insanın aklına ya da hani biz öyle yorumluyoruz. Burada aleni bir hesap vermekten kaçış var. Gerçekten hesap vermesi gerekenlerin hesap vermesi gerekir. Ha, arada bir onun yetkilileri de gelebilir ama bu artık hep aynı olunca insan orada şüpheyle bakıyor ve bunları dile getirmek istiyor.

Uluslararası piyasalardan borçlanılıyor, Eurobond ihraç ediliyor, SUKU çıkarılıyor, sendikasyon kredileri veriliyor ve bu borçlanılanların teminatı da tabii ki bu milletin varlıklarının hepsi. Yani bu ne anlama geliyor? Türk Hava Yolları, bankalarımız, enerji şirketlerimiz, limanlarımız aslında ipotek ediliyor. Bu da ne anlama geliyor? Çocuklarımızın geleceğini biz rehin veriyoruz. Bu borçlar hangi projelere harcanıyor bilmiyoruz, hangi yatırımlara gidiyor bilmiyoruz, bunun geri dönüşüm oranı ne bilmiyoruz, performanslar ne bilmiyoruz. Yani biz biriktirdiğimiz bütün varlıkları bir şekilde bir şeylere kullanıyoruz ama hem neye kullandığımızı hem de kullanmamızın sonucunda ne elde ettiğimizi bilmiyoruz çünkü bunlar bize açıklanmıyor, sorulduğunda da yeteri kadar açıklanmıyor. Biz bu konuda da ciddi sorumluluk alınması gerektiğini ve çok şeffaf bir şekilde bunların açıklanması gerektiğini, takip edilmesi gerektiğini söylüyoruz, bir daha söylemek istiyoruz. Sadece "Bize güvenin." diyerek bu fon yönetilmez, bu şirket yönetilmez. SPK'nin fonlarda manipülasyonu itiraf ettiği bir dönemde dediğimiz gibi, bizim artık bu tarz şeylere bakış açımız da çok değişti. Güven zaten kalmadı gibi bir şey. Meclisin gerektiği gibi denetim yapması çok önemli. Bağımsız denetim çok önemli ve kamuoyuna şeffaf bilgi verilmesi de çok önemli. Mesela, bu Fon için düzenli risk analizi yapıyor musunuz? Küresel kriz senaryoları çalışıyor musunuz? Kur şoku olursa ne olur, bunu çalışıyor musunuz? Faiz daha yükselirse Fonun yükü ne olur, bununla ilgili ne tarz çalışmalar yapıyorsunuz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

Yine, jeopolitik risklerde Fonun bilançosu nasıl etkilenir, bunu çalışıyor musunuz? Bunların raporları nerede, Meclise sunuldu mu? Hani, ben öyle bir şey görmedim, onlara da baktım. Bunu da merak ediyorum.

Türkiye, bugün zaten büyük bir borç yükü altında, bütçe açığı büyüyor, faiz giderlerimiz de patlamış durumda. Böyle bir ortamda, bütçe dışı bir yapı olan Türkiye Varlık Fonunun üzerinden ülkeyi daha fazla borca sokmak, maalesef, gelecek nesillerin hakkını gasbetmektir. Bugün burada açıkça bir daha söylüyorum: Türkiye Varlık Fonu şeffaf değil, hesap verilebilir değil ve maalesef, doğru denetlenemiyor da. Bu hâliyle, bu Fon, Varlık Fonu olmaktan çıkıp bir borç fonuna dönüşmüş gibi gözüküyor. İktidarın kasası olamaz bu Fon, sarayın fonu da olamaz. Bu, milletin Fonudur. Böyle algılanıyorsa da algılanmaması bile lazım, bunun da önüne geçilmesidir. O yüzden, bu konuda gerekli tedbirlerin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - ...alınmasını bir daha sizin bünyenizde diğer yöneticilerden de talep ediyoruz.

Tekrar sunumuz için teşekkür ediyorum. Ayağınıza sağlık.