| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .01.2026 |
CEVDET AKAY (Karabük) - Teşekkürler Başkanım.
Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri, Sayın Genel Müdürüm, kıymetli bürokratlar; ben de hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Gerçekten Türkiye Varlık Fonu 360 milyar dolarlık bir aktif büyüklüğüyle Türkiye'nin en büyük holdingi, sizin de açıklamalarınızda zaten Sayın Genel Müdürün bahsettiğiniz bir konu, işte FAVÖK 839 milyarlık bir kârı var. Yine, baktığınız zaman Borsada en çok işlem gören, yatırımcılar açısından kıymet takdir eden, halka açık hisselerinin değerinin de 25 milyar dolar civarında olduğu bir büyüklükten bahsediyoruz. Bu büyüklük içerisinde de denetlemeyle ilgili tabii yarın detaylar konuşulacak, vaktimi oraya harcamak istemiyorum ama bu kuruluşun, bu Türkiye Varlık Fonunun içerisine alınan bazı kamu kurum ve kuruluşlarının performanslarının düşük olduğunu görüyoruz, istenilen düzeyde olmadığını görüyoruz. Zarar ettiğini, öz kaynaklarında erime olduğunu, kâr üretemediğini, otofinansman üretemediğini görüyoruz. Baktığımız zaman da bunların bir kısmının da görev zararlarıyla ilgili -ismini de değiştirdiler biliyorsunuz, görevlendirme giderleri oldu ama- kaynaklanan sorunlar olduğunu görüyoruz. 2026 bütçesinde 1 trilyon 389 milyar bir görev zararı mesela tahmin ediliyor, geçen yıl bu tahmin edilen zarar 2025'te 1 trilyon 299 milyar TL idi, şimdi baktığımız zaman on birinci ay sonu itibarıyla hazineden kamu kurum ve kuruluşları için aktarılan tutar 1 trilyon 440 milyar olmuş yani hedefin üstüne aşılmış, bu 1 trilyon 389'un da üstünde gerçekleşecek demektir. Detaylarına baktığımızda da bu görev zararlarıyla ilgili Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki mesela kamu bankalarıyla ilgili görev zararı var. Örneğin Ziraat Bankasının 2025'in on birinci ay sonu itibarıyla 108 milyar, Halk Bankasının 38 milyar, topladığınız zaman 146 milyar yapıyor ama asıl KİT'lerle ilgili zararlar çok ciddi tutarda, 381 milyarlık bir KİT zarar. Bünyede baktığımız zaman BOTAŞ burada önemli bir değer tespit ediyor, zaten geçmişte 388 milyar civarında bir borcunu silmiştik, vergiye de mahsup etmiştik, siz de hatırlarsanız onu. Şimdi, BOTAŞ'ın 11'inci ay sonu itibarıyla 155 milyar bir görev zararı var; geçen yıl bu, 66 milyarmış. Burada yine EÜAŞ çok büyük zarar ediyor, 215 milyar; Toprak Mahsulleri Ofisi 6,5; TKİ yani Türkiye Kömür İşletmeleri 4,5 milyar gibi. Şimdi, bu görev zararlarını halletmeden Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki bu kuruluşların da kârlılığını ve öz kaynağını artırmak mümkün olmayacak. Öz kaynak artırımı çok çok önemli. Siz de açıkladınız, işte, Türk Ticaret Kanunu'nun 376'ncı maddesine göre takip ettiğiniz konular var; sırf bu konularla ilgili bu maddeye aykırılığı gidermek için bir kanunda erteleme oldu 2026 yıl sonuna, yanılmıyorsam. Burada, işte, birtakım amortisman giderleri gibi tutarların, kur farkı giderleri tutarlarının sayılmamasıyla ilgili buradan genel olarak kaçınılmak istendi. Bu görev zararlarının dışında da hep söylüyoruz, faiz giderleri önemli, kur farkı giderleri önemli. Kur farkıyla ilgili giderler hem bütçede sorun hem Türkiye Varlık Fonunda sorun. Şimdi, örnek verecektim ben, siz konuşmanızda da açıkladınız. TÜRK TELEKOM'un yüzde 55'lik hissesinin 1 milyar 650 milyon dolara alınması aşamasında 11 kamu bankasından kullanılan kredi 1 milyar 581 milyon dolar. 2022, değil mi, iki yıl ödemesiz; 2024'te ödemeye başladınız, 2028 yıl sonu vadesi itibarıyla da bitmiş olacaktı.
Ben bunu tekrarlayayım şimdi buradan, tam anlayamadığım için: Bu erken ödeme hangi taksitleri kapsıyor? Çünkü kullanıldığında bu kredi 32 milyardı; şimdi, baktığınız zaman rakam 68 milyarlara çıkıyor. Tamamı üzerinden gidiyorum ben. Hani, siz faiz gideriyle ilgili tasarruf sağladığınızdan bahsettiniz ama kur farkı gideriyle ilgili ne kadar bir tasarruf sağlanmış, onu merak ediyorum, bunun açıklığa kavuşturulması önemli. Bunu tekrar bir netleştirirseniz memnun olacağım.
Burada, bütçedeki kur farkı giderlerinde de, baktığımız zaman, bakın, 2025 yılı başına devrettiğinde 9,2 trilyonluk bir borç stoku vardı -şimdi 13 trilyonu aştı- bunun 951 milyarı kur farkı gideriydi. Siz de bu borçlarla alakalı olarak kur farkı giderini kontrol altına almak zorundasınız. Türkiye Varlık Fonunun konsolide borcu ne kadardır bankalardan, finans kuruluşlarından kullandığı kısım ve piyasaya olan kısa vadeli ve uzun vadeli borçlar olarak? Bu konunun da bizlerle paylaşılması önem arz edecek çünkü faiz giderleri bütçede 2 trilyon 742 milyar ama Türkiye Varlık Fonunda da faiz giderlerinin problem olduğunu görüyorum ben. Baktığım zaman, yanlış hatırlamıyorsam, 2024 yılı konsolide gelir tablosuna, kâr-zarar tablosuna göre 366 milyar bir faiz gideri var, faiz geliri de 80 milyar civarında; bunun kontrol altına alınması lazım, çok ciddi bir rakam bu büyüklüğe baktığımız zaman. Bu kullanılan kaynakların, kredilerin -adına ne dersek diyelim- hangi şartlarda, nerelerden kullanıldığını, faiz maliyetinin ne kadar olduğunu... Dolayısıyla, siz kullanıyorsunuz, bir yere aktarıyorsunuz bu kredileri, kamu bankalarına da sermaye desteği olarak aktarıyorsunuz. İşte, raporunuzda, baktık, 20,5 milyar liralık bir aktarım yaptığınızdan bahsettiniz; o, artarak da devam ediyor, bu yıl daha da fazla. Şimdi, buradaki kullanılan krediler nerelere kullanılmış, hangi projelere kullanılmış? Bu konuyla ilgili bize detay bir rapor sunulursa, arkadaşlar hazırlık yaparsa biz olaya daha hâkim oluruz diye düşünüyorum. Bunun kontrol altına alınmasının çok önem arz ettiğini tekrar, bir kez daha vurguluyorum.
Şimdi, tasarruf tedbirleriyle ilgili... Şimdi, tasarruf tedbirleri kamu kurum ve kuruluşlarının uygulaması gereken, uyması gereken bir genelge ama baktığımız zaman, kamu kurum ve kuruluşlarında ekseriyetle buna hiç uyulmadığını görüyoruz, maalesef uyulmuyor. Bir taraftan, taşıt alımlarıyla ilgili sınırlamalar olduğu hâlde, taşıt kiralamalarıyla ilgili sınırlamalar olduğu hâlde buna uyulmuyor. Ben baktım, Varlık Fonuyla ilgili de 2024 yılı için araç kiralama bedeliyle ilgili olarak 43 milyonluk bir ödeme var. Üst düzey yöneticilerin ücretleri 70 milyon TL. Şimdi, geçen yıl bu araç kiralama bedellerine göre 14 milyonluk bir artış var, araç yenileme olmuş; birtakım araçlar 2021 yılında kiralanmış, 2024'te revize olmuş. 58 araç var, işte, 50 tanesinin yöneticiye ait olduğu söyleniyor. Bu kiralamayla ilgili tutar sizce makul bir tutar mıdır, kontrol edilebilir bir tutar mıdır? Burada tasarruf yapılabilir miydi?
Şimdi, çoklu maaşlarla ilgili tedbirler alındı ama mesela Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki şirketlerin yönetim kurulu üyeliklerinde yüzde 50'nin altında hissedar olunan yerlerde bu sınırlama yok. Hani "En fazla 2 maaş alınabilir." deniyor ya Sayın Genel Müdürüm, baktığınız zaman buradan 3-4-5 uygulamada alabilirsiniz. Bu kanun çıkarken maalesef tam çıkmadı. Örneğin Türk Hava Yollarındaki bir yönetim kurulu üyesi iki yerden maaş alıp üçüncü maaşını oradan alabilir. Yine KARDEMİR'in yüzde 4,42'si işte Türkiye Varlık Fonuna ait. İşte Enerji Bakanlığında bakan yardımcısı, bir yerde bankada yönetim kurulu üyesi, bir de KARDEMİR'de de yönetim kurulu üyesi olduğunda 3 maaş alabilir. Bu devam ediyor, bunlarla ilgili önlemlerin alınmadığını görüyoruz.
Bir de bu kiralamayla ilgili şimdi nereden yapıldığına bir baktım ben hangi şirket kullanılıyor diye. Yani "Celiz Filo" diye bir şey çok dikkatimi çekti. Çok ciddi araçların büyük bir bölümü buradan kiralanmış. Büyük Filo var, HDY Filo var, Kaya Filo var ama aşağı yukarı 50'ye yakını "Celiz Filo" diye bir yerden kiralanmış. Siz az önce PTT'nin yapısını güçlendirmeden bahsetmiştiniz mesela. Şimdi PTT'nin de "PTT Anadolum" diye bir araç kiralama şirketi var. Niye mesela orayı kullanmadınız? Celiz Filonun ortakları kimdir, yapısı kimdir, eski bir vekille bağlantısı var mı? Evet, onu bir sormuş olayım yani.
CAVİT ARI (Antalya) - Vardır, vardır, yoksa o işler olmaz.
CEVDET AKAY (Karabük) - Evet yani örneğin Hüseyin Filiz Çankırı eski milletvekili, bu şirketle bir bağlantısı var mı? Buradan onu sormuş olayım. Niye? Örneğin Ziraat Filo, yüzde 100 hissesi Türkiye Varlık Fonuna ait. Ziraat Filoda da 10 bine yakın araç var, hem daha uygun fiyatlı hem daha uygun maliyetli araçlar oradan kiralanabilir. Oradan niçin kiralanmıyor? Veyahut da bu kiralanan araçlar haricinde bedelsiz tahsis var mı? Ziraat Filodan mesela bazı bakanlıklara, bakanlara, bakan yardımcılarına, üst düzey yöneticilerine tahsis var, hiçbir yerde, envanterde de görünmüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CEVDET AKAY (Karabük) - Bunların yakıt giderleri de mesela Ziraat Filo üzerinden karşılanıyor gibi. Şimdi, böyle bir uygulama sizde var mı? Bunu da merak ediyorum.
Sürem kısıtlı, ilave süre de vermez Başkanım, bize çok kullandılar.
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Estağfurullah.
CAVİT ARI (Antalya) - Verir, verir, güzel şeyler anlatıyorsunuz.
CEVDET AKAY (Karabük) - Şimdi şunu ifade etmek istiyorum: Bütçe borç, anapara, faiz, kur farkıyla ilgili giderlerden dolayı çok ciddi sarmalda. Varlık Fonunun da böyle bir sarmala girdiğini görüyorum. Bundan kurtulmak için faiz giderlerini aşağı çekmek gerektiği muhakkak. İstihdamı, üretimi ve ihracatı geliştirici yatırımlar yapılması; doğrudan yatırımlardan bahsettiniz, bu yatırımların hayata geçirilmesi mutlaka elzem. Net borçlanma hasılatı yaratmak lazım. Borcu aldınız, kullandınız, bunun nereye kullanıldığı çok çok önemli. Üretimi artırıp elde ettiğiniz hasılatla faiz giderini ödeyip, anaparayı da ödeyip aşağı çekmek zorundasınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CEVDET AKAY (Karabük) - Şimdi hazineden kredi kullanıyorsunuz, kamu bankalarına sermaye desteği vermek üzere aktarıyorsunuz, kredinin vadesi geliyor. O 4,5 milyarı az önce onun için söylemiştim, onun 100 milyon euro sadece anaparasını ödeyip, faizini ödeyip 3,6 milyar euro olarak yenilerken tekrar o kamu bankalarından, Ziraattan, Halktan, Vakıftan, katılım bankalarından kredi kullanıyorsunuz. Bu doğru değil. Bu bankaların çiftçiye, esnafa kredi vermesi lazım, onların maliyetlerini aşağıya çekip rahatlamasını sağlaması lazım. Uygulamada ben bunu doğru bulmuyorum. Hazine garantisiyle borç kullanmanın devre dışı bırakılmasını önemli buluyorum çünkü o Bütçe Kanunu açısından da ilgili sınırlamalarda rahatlama sağlayacaktır ve Varlık Fonunun itibarının da bir göstergesidir fakat buradaki faiz oranları hazinenin borçlanma maliyetlerinden daha yüksek. O borçlanma maliyetlerinin de aşağı çekilmesi gerektiğinin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Lütfen teşekkür edin.
CEVDET AKAY (Karabük) - Bitiriyorum Başkanım.
Önemini bir kez daha vurguluyorum, denetlemeyle ilgili olarak da buradaki Plan ve Bütçe Komisyonunun denetlenmesinin yapılmasının haricinde Sayıştay denetimi yüzde 81 firmayla ilgili yapılıyor ama sizin satın aldığınız ve bundan sonra doğrudan yatırım yapacağınız alanlarla ilgili denetlemede boşluk olacaktır. En azından, uygulamaya o geçmese de buradaki denetimin daha sağlıklı olması açısından, buradaki görüşmeden sonra bir de Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda sizler aynı böyle orada hazır bulunup konunun daha detaylı tartışılması olayın ciddiyetini daha artıracaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CEVDET AKAY (Karabük) - Ben de denetimden gelen bir milletvekili olarak, müfettişlik yapmış bir vekil olarak denetçilerin çok sağlıklı ve objektif bir şekilde mesleklerini layıkıyla yaptığına inanıyorum ki Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu gibi bir kuruluşta da son derece kaliteli denetçiler var ve onların da mutlaka basiretli bir denetim yaptığına inanıyorum ama Meclisin görevi denetlemedir, Plan ve Bütçe Komisyonunun da en önemli görevlerinden biri denetlemedir. Meclisin de devreye alınması gerektiğine inanıyorum.
Teşekkür ediyorum.