KOMİSYON KONUŞMASI

ELİF ESEN (İstanbul) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ben de üç değerli sunum için her üçünüze de çok teşekkür ediyorum. İki önemli nokta olduğunu düşünüyorum: Çocuğun suça sürüklenmesinde koruyucu, önleyici tedbirler anlamında okulun çok önemli bir mekanizma olduğuna değindiniz.

Ortak bir sorum, hem Sayın Polat'a hem de Esra Hocamıza: Sosyal hizmet modelinden, okul sosyal hizmet modelinden bahsedildi. Bir yandan da okullarımızda rehberlik hizmetlerinin olduğunu biliyoruz. Şimdi, bu sosyal hizmet modelini nasıl bir model olarak kurguluyor ve öneriyorsunuz ki suça sürüklenmenin zemininde yatan pek çok potansiyel riskten çocuğu koruyacak, önleyecek tedbirleri oluşturabilsin okulda öncelikle? Fakat hani ben sürekli belki tekrarlamış oluyorum ama çok ortak bir zeminde buluştuğu için konular bunu tekrarlıyorum: Ulusal bir çocuk izlem sistemiyle bakanlıkların, ilgili bakanlıklar; Aile ve Sosyal Hizmetler, Millî Eğitim, Sağlık, İçişleri ve daha sonrasında da Adalet ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının koordineli bir şekilde çalışması, mahalle bazlı risk haritalarıyla öncelikle riskli çocuk, birey ve ailelerin gözlemlenip öncelikli koruyucu, önleyici sosyal hizmet modellerinin bu ailelere uygulanmasının aslında potansiyel riskleri düşüreceğine inanıyorum. Burada okul önemli bir paydaş, okuldaki sosyal hizmet modeli de bunu destekleyici bir etki gösterecek. Nasıl bir model öneriyorsunuz rehberlik hizmetine ek ya da değişiklik olarak?

Yine, disiplin cezalarının kalktığından, okulda disiplininin kalktığından bahsettiniz. Bu, neden yapılmış olabilir? Evet, ilkokullarda bunun kalkmasının olumlu ve olumsuz yönleri neler olabilir? Bunu merak ettiğim için soruyorum.

Spesifik sorularımda Tayyib Hocaya şunlar: Klinik açıdan bakıldığında kapalı ceza infaz kurumlarında kalan çocukların ruhsal gelişimi üzerinde en sık gözlenen riskler nelerdir? Yine travma, ihmal ve istismar öyküsü suça sürüklenmiş çocuklarda ne ölçüde ortak bir zemindir? Bu durum yargı ve infaz süreçlerinde yeterince dikkate alınıyor mu? Üçüncü sorum: Tutuklama ve uzun tutukluluk sürelerinin çocukların psikiyatrik seyri üzerindeki etkilerine dair klinik gözlemleriniz bulunuyor mu? Mevcut sistemde çocuk psikiyatristi değerlendirmeleri karar süreçlerinde sizce işlevsel mi yoksa şekil olarak mı kalıyor? Ve yine son sorum: Kapalı kurum yerine hangi psikososyal ve klinik müdahale modelleri çocuk açısından daha koruyucu olurdu?

Sayın Polat'a sorularım: Adli tıp perspektifinden bakıldığında suça sürüklenen çocukların ne kadarı aynı zamanda mağduriyet öyküsü taşıyorlar? Çocuğun suça sürüklenmesinde kurum bakımında kalma, aileden kopma, tekrar eden ihmal gibi faktörler nasıl bir risk profili oluşturuyor? Adli değerlendirme raporları çocuk hakkında verilen tutuklama ve infaz kararlarında gerçekten belirleyici oluyor mu? Kapalı kurumlarda kalan çocuklar için ikincil travma riskini artıran uygulamalar var mı? Ve son olarak, bugünkü sistem sizce çocuğu korumak mı yoksa dosyayı kapatmak üzerine mi kurulu?

Esra Hocama da hızlıca sorayım. İlk sorum: Kollukla ilk temas anında çocuğun suç döngüsüne girmesini önleyebilecek kritik eşikler nelerdir? Mevcut uygulamalarda çocukla temas eden polislerin özel eğitimini yeterli buluyor musunuz? Kolluk kayıtlarında tekrarlayan suç verileri tutuluyor mu? Bu veriler politika yapımında kullanılıyor mu? Okul, terk, kurum bakımı, aile içi şiddet gibi risk göstergeleri kolluk açısından erken uyarı mekanizmasına dönüşebiliyor mu? Polis Akademisi perspektifinden cezalandırma yerine önleme için hangi yapısal değişiklikler gerekli? Bunları bu şekilde hızlıca sormuş olayım.

Tekrar teşekkür ediyorum