| Komisyon Adı | : | (10/434,2104,2716,2717,2718,2719) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 08 .01.2026 |
AYŞE KEŞİR (Düzce) - Ben de Sayın Başkanım, sizin şahsınızda tüm milletvekillerimize, uzmanlarımıza, servisimizi yapan arkadaşlara, herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum, bu tür çalışmalar ekip çalışması çünkü. Seyahatlere de olabildiğince katıldım, katılamadığım bir iki seyahat de oldu, oralarda da insan yol arkadaşlığında tanıyor birbirini daha çok, o anlamda da verimli ve keyifli geçti.
Ben, bundan sonraki usulle ilgili hem kendi merakımı da gidermek adına birkaç bir şey sormak isterim. Bunun tabii bir usulü var raporun, bir çerçevesi var, tanımla başlayan ve tematik olarak alanlarla ilgili sorun başlıklarını ortaya koyan ve akabinde raporun sonunda çözüm önerilerini koyacağımız kısım. Tabii, taslak çıktıktan sonra parti gruplarına gönderilecek ve şerh yazmak isteyenler şerh yazacak gibi. Burada, acaba biz de hani daha önce başladığımızda Komisyona rapor demeyeyim ona da bir ön bilgi notu göndermiştik. Aslında, kendi hafızamızda kalanlarla ilgili kişisel bir katkıda bulunsak mı? Ya da bulunmak isteyenler bulunabilir mi anlamında?
BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Mutlaka, bu katkıyı biz hem Komisyon üyelerimizden hem de tüm kurum, kuruluşlardan bekliyoruz böyle bir katkıyı.
AYŞE KEŞİR (Düzce) - Bu hani...
BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Ama sizin katkınız tabii ki burada çok daha kıymetli Komisyon üyesi olarak çünkü bu süreci spesifik olarak...
AYŞE KEŞİR (Düzce) - Bunu yazılı olarak gönderelim derim ben, hani, bunu burada müzakereye açmak yerine.
BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Tabii ki. Yok, gerektiğinde müzakere de ederiz ama yazılı gelmesi öncelik olmalı.
AYŞE KEŞİR (Düzce) - Tabii, yani rapora dercedilmesi açısından konuyu olur ama temelde şu başlıklar önüme çıktı, bu süreç içinde, alanı da hani çok eski bildiğimi düşünerek söylüyorum: Bir defa, bu artan yaşam ömrüyle beraber bizim "engellilik" tanımını bir güncellemeye ihtiyacımız var. Yani yaş ve süreğen hastalıklar ne kadar engelliliğe girecek? Hatta bir kurum geldi buraya -hangi kurum hatırlamıyorum Türk Hava Yolları mı, öyle bir kurum olabilir- dediler ki: "Biz refakate muhtaçları bir çerçeveye alıyoruz, engelliler onun içinde bir grup." Yani hamilenin de refakate ihtiyacı var, 12 yaş altı çocuğun da refakat ihtiyacı var ya da yaşlının da refakata ihtiyacı var ama engellilik için de ayrı bir grup, böyle bir tanıma, böyle bir çerçeveye muhakkak ihtiyaç var. Yani refakatçiye ihtiyaç duyan özel gereneksinimli birey olmak başka bir şey, engelli olmak başka bir şey, bu çok karışmış, uygulamalardaki karışıklık da bence buradan kaynaklanıyor Sayın Başkanım. Yani 80 yaşında, süreğen hastalığı olan birinin refakati ve özel ilgi ihtiyacı olmasıyla işte, doğuştan engelli ya da kazaen engelli olmuş birinin hayat boyu süreceği özel gereksinim başka şeyler, başka gerekçeler ve kurumların da kafası önce bundan karışık, rapordaki karışıklık bence bundan çıkıyor, bunların yeniden... Hani, belki uzun vadeli bir şey söylediğim hani çünkü işin bütün perspektifini değiştirmiş olacağız bu tanımı yaparak, Aile Bakanlığında, Sağlık Bakanlığında, Sosyal Güvenlikteki tüm çerçeveyi değiştirme iddiasıdır bu, bu uzun vadeli bir şey ama buna ihtiyaç var. Yani iyi bir şey, kalıcı bir şey olacaksa bence bu olmalı. Beraberinde, tabii, gördüğümüz, tanık olduğumuz koordinasyonsuzluktan ya da uygulama eksikliğinden kaynaklanan sorunlar ayrı sorunlar ama mevzuat eksikliğinden kaynaklanan sorunlar başka bir sorun. Yani bu konu bugüne kadar gündeme gelmemiş, mevzuatı da yok, belki mevzuata ihtiyaç olacak. Onun için, her bir kalemde bence farklı çerçeveler, farklı perspektiflerle bir rapor beklentisi var. Şunu söyleyeyim: Mevzuat gerektirmeyen uygulamalar bakanlıkların koordinasyonuyla aslında çözülebilir yani sahada gördük bunu, buraya gelen uzmanlarda da dinlediğimizde de gördük, belki orayı önceleyerek, hani sadece koordinasyonsuzlukla kaynaklanan çünkü ne yazık ki Türkiye'de kamu düzeni piramidal bir yapılanma içinde yani talimat alıyor ve talimat veriyor, böyle bir yaklaşım var. Yatay çalışma kültürümüz ne yazık ki çok yerleşik olmadı ama bu konular işte, kadına yönelik şiddette böyle, engellilik konusunda böyle, farklı kurumların yatay çalışma kültürünü gerektiren konular. Bu anlamda, ben de çok hani hem güncelledim hem çok yeni şey öğrendim, yeni sorun kalemi, bireysel olarak gördüklerimizi kurumsal anlamda burada gördük.
Ben de tekrar emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah hayırlısıyla tamamlayıp, raporumuzu da elimize alıp, kurum kurum gidip "Bunlar yapılacak." diyeceğimiz zaman da yakın.
Teşekkür ediyorum.