| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .01.2026 |
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Teşekkürler sunumlarınız için.
Şimdi, yani gerçekten hepimiz sokakta büyüyen, yoksulluk içinde yaşayan, ailesi dağılmış bu çocuklarımızı ilk kez ne zaman görüyoruz? Onları bir parkta, bir okulda ya da bir sosyal hizmet merkezinde mi görüyoruz yoksa ilk temas noktası karakol mu oluyor? Ne yazık ki yanıtımız karakol. Yani bugün Emniyet kayıtlarında, sizin de verilerinizde on binlerce çocuk var. Verileri tekrar tek tek anlatmayacağım ama 2024 verilerinize göre güvenlik birimlerine gelen çocuk sayısı bir yılda yüzde 10 artmış ve 600 bini geçmiş, çocuk sayısından bahsediyorum. Yani "Çocukların okullarının önünde -burada var- uyuşturucu operasyonları yaptık." diye anlatıyorsunuz ama uyuşturucu satıcılarının kucağına düşerken bu çocuklar bir yandan da açıp bakın telefonlarınızda yok Daltonlar, yok Barış Boyun Çetesi, yok Redkit -reklamlarını da yapmak istemiyorum ama- gibi çeteler 15 yaşındaki çocukları sosyal medyadan âdeta tetikçi olarak devşiriyor. Sorum şu: Önleyici polislik nerede? Yani burada önerilerinizin ilki koruyucu ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesinin zorunlu olduğu. Peki, sizin önleyici politika öneriniz ne Emniyet olarak? Çünkü Emniyetimizin görev tanımı sadece "yakala, getir, teslim et" bunlar olamaz. Bugün dünyada -az önce TÜİK sunumunda da bahsettim, farklı ülkelerden örnekler verdim- çocukları suçtan uzak tutacak önleyici sosyal projeler, politikalar konuşuluyor. Tabii, bu sadece Emniyetimizi tek başına ilgilendiren bir mesele değil. Aslında Emniyetimizi aşan, aslında siyasi irade isteyen şeyler. O yüzden burada kimseyi de zan altında bırakmak, Emniyet teşkilatımızı, Jandarma teşkilatımızı zan altında bırakmak istemem. Burada siyasi iradeye bağlı bir eksiklik olduğunu vurgulamam gerekiyor.
Birkaç soru şöyle: Emniyet sunumunuzda 49'uncu sayfanızdaki tablonuzda topluma karşı işlenen suçların 2021'de 10.307 iken 2025'te 17.964'e çıktığını görüyoruz. Beş yılda yüzde 75'e yakın bu korkunç artışın ana sebebi sizce ne? Yani "Şunları yaptık." diye istatistikleri veriyorsunuz ama ben hani sonuçta Emniyet teşkilatımızdan da kendi fikirlerini öğrenmek istiyorum. Yine, onun üstündeki tablo da "Kişilere Karşı İşlenen Suçlar" tablonuz. Şimdi, siz "2024-2025 artışı yok, hatta yüzde 2 de azalma var." yazmışsınız ama 2021'de 64 bin küsurmuş bu suçların sayısı, 2025'te 90 binlere çıkmış; siz burada sadece son bir yıldaki düşüşü yazmışsınız. O yüzden buradaki gerçeği hep beraber farkına varalım diye, tutanaklara da geçmesi açısından söylemek istiyorum.
Şimdi "Sokaklarda rekor uyuşturucu operasyonları yapıyoruz." diyorsunuz, doğrudur, yapıyorsunuzdur ama çocukların bu bataklığa düşme oranının her yıl katlanarak artmasını nasıl açıklıyorsunuz? Okul çevrelerindeki bu uyuşturucu satışları neden bitirilemiyor? Yani buna ilişkin sizin fikirleriniz, sizin deneyimleriniz nedir? Yine, raporunuzda 4,4 milyondan fazla kişiye güvenli internet eğitimi verdiğinizi söylüyorsunuz. Peki ama bu eğitimlere rağmen yasa dışı bahis, siber riskler kapsamındaki topluma karşı işlenmiş suçlar giderek ve hızla artıyor. Bunun sebebi ne? Yani biz ne güzel, bu kadar 4,4 milyon kişiye güvenli internet eğitimi veriyoruz ama neden artıyor o zaman? Yani siz burada birkaç yorumda bulundunuz internet kullanımındaki sıkıntılar vesaire ama -tekrar söyleyeyim reklamlarını yapmadan- ben az önce çıkıp baktım, yani o çetelerin isimlerini buraya girdiğinizde, YouTube'a, internette herhangi bir siteye girdiğinizde hepsini görebiliyorsunuz. Yani çok özür diliyorum, çocuklar tetikçi olarak devşiriliyor, özendiriliyor. Neden bu siteler kapatılmıyor? Mesela bizim Cumhurbaşkanı adayımızın sitesi kapatılabiliyor, sosyal medya hesabı kapatılabiliyor kolaylıkla ya da bir genç "tweet" attığı için özgürlüğünden mahrum edilebiliyor, bir gece yarısı ters kelepçeyle alınabiliyor ama bu çeteler, bu kötü reklamlar yani bu kötü suça teşvik eden konular YouTube'da, internette durmaya devam ediyor. Emniyet Teşkilatımız bununla ilgili ne yapıyor, bunu merak ediyorum ya da ne yapabilir, neyi eksik buluyor ya da yapamıyor? Sosyal medyada çocukları suça özendiren bu suç makinaları neden engellenemiyor, neden engellenemiyor?
Son olarak, tablonuzda yine ateşli silahlarla ilgili 2021'den bu yana yüzde 100'e yakın bir artış söz konusu. Burada acaba çocukların eline bu silahlar nasıl geçiyor? Bununla ilgili bir çalışmanız, veriniz var mı?
Son sorum: Kayıp çocuk vakalarındaki artış trendleri. Bu, çocukların suç örgütlerinin eline düşme riskini ne ölçüde tetikliyor? Bununla ilgili bir çalışmanız var mı?
Son olarak da, Jandarma kırsal bölgelerimize bakıyor, kırsalda da ciddi suça sürüklenen çocuklarımızla ilgili sıkıntılar var. Burada mesela köylerimizde, kırsalda geçici tarım alanlarında yaşayan çocukları izliyor musunuz sistematik olarak? Kaçı için risk tespiti yapıyorsunuz ya da yapılıyor mu? Kaçı için sosyal hizmetlerle koordinasyon kuruluyor, buna ilişkin bir veriniz var mı? Varsa ve atladıysam kusura bakmayın. Şehir merkezlerinde de çocukları korumakta zorluk yaşıyoruz. Doğal olarak kırsalda çocuklar çok daha kaderine terk edilmiş ve zor koşullarda. Özellikle kırsal bölgedeki çocuk işçiliği suça sürüklenmenin en büyük kapısı. Sosyal hizmet uzmanlarının gidemediği yere jandarmamız gidiyor, sizler gidiyorsunuz. Burada çok önemli meselelerden biri de şu: Tarikat ve cemaat yapılanmalarının kırsaldaki kaçak kursları. Buradaki çocuklara yönelik şiddet ve istismar iddialarıyla ilgili -belki konudan bağımsız ama- veri varsa paylaşır mısınız? Ve bu yapılarla ilgili çocukların, bu yapılardan gelen çocukların da suça sürüklenmeleriyle ilgili elinizde herhangi bir veri var mı?
Son soru: Göçmen kaçakçılığı, bir kurum bahsetmişti. Bu çocuklar özelinde elimizde hangi veriler var? Çünkü göçmen çocuklar da suça itiliyor. Onunla ilgili de neler yapılıyor, paylaşırsanız sevinirim.
Teşekkürler.