| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .01.2026 |
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Değerli Bakanlık bürokratları, hocalarımız; hepiniz hoş geldiniz.
İnanın, sunumları dinlerken dedim ki: Ya, bence bizim bu Komisyona çok da ihtiyacımız yok. Niye dedim? Çünkü gerçekten de bu sunumda olanların uygulayıcıları burada dinlemiş olsalardı ve sahada da bu, bu şekilde uygulanmış olsaydı. Emin olun şu an bu kadar büyük, devasa bir sorunla karşılaşmazdık. Neden? Şimdi, gerçekten dinlerken hakkını vermek gerekiyor. Bazılarının da bire bir içinde olduğum için yani 2 kentte avukatlık yaptığım için ve baroda yöneticilik yaptığım için biliyorum; hakikaten de var yani adli görüşme odaları var, bu konudaki bazı cezaevlerinin durumuna da, bunların tamamına hakimiz, doğru, var fakat bazı uygulayıcılarda sorun yaşadığımız için zaten biz bu hâldeyiz.
Nedir mesela bu sorun? Ben size başta bahsedeyim. Bakın, sahadan aldığımız verilerle ben size bunu söylüyorum. Şimdi, adli görüşme odaları resimlerle gösterildi. Evet, hakikaten bazı yerlere, kentlere gittiğimizde gördüğümüz bir şey fakat bazı yerlerde, özellikle mağdur çocuklar için söylüyoruz, mağdur çocukların ifadesi çocuk şubelerde alınıyor. Ben buradaki diğer meslektaşlarıma da sormak istiyorum yani bizzat gitmiş ve bunun tartışmasını yürütmüş biri olarak söylüyorum, o çocuk şubeye gittiğimiz zaman bizi karşılayan kolluğun o mağdur çocuğa yaklaşımını görüyoruz. Evet, doğru, suça sürüklenen çocuğun ifadesini kolluk almıyor, savcı alıyor, savcının tavrını da görüyoruz, hatta ve hatta onu oraya getiren kolluğun tavrını da görüyoruz. Mesela bire bir şahit oldum, bunların hiçbiri münferit olaylar değil, bakın, abartısız söylüyorum, birçok alanda bu, bu şekilde uygulanıyor, çocuğa diyor ki: "Ooo, yine mi sen geldin karşımıza. Ulan bak bir daha yaparsan -aynen tavır da bu yani söylemde bu- vallahi bak ben seni ne yapacağım." O çocuğa yaklaşım tarzının aslında o çocuğu bir daha suça iten, bir daha suça sürükleyen bir tarzda olduğunu görüyoruz. Şimdi, diyeceksiniz ki -bunu da biliyorum çünkü demişim, kavgasını yürüttüğüm için biliyorum- "Biz bunlara eğitimler veriyoruz." Tamam da nasıl eğitimler veriyorsunuz? Bakın, bütün samimiyetimle söylüyorum; o eğitimlere geliyorlar ve o eğitimlerin hiçbir geri dönüşümünü sahada görmüyoruz. Güya çocuk şubedeki kolluk kuvvetleri yani görevlileri, o personeller, polisler, yetkililer bunu şey için söyleyemem, psikolog, sosyolog, sosyal çalışmacılar için çok söyleyemem çünkü öyle bir yaklaşımlarına çok denk gelmedik ama kolluk için bu tartışmasız yani bu net. Her ne kadar eğitim almış olsalar bile bunların uygulamada bu şekilde davranmadıklarını çok iyi biliyoruz. Bunun için ben buraya şöyle bir şey öneriyorum, umarım dikkate alırsınız, bağımsız denetçiler tarafından bunların yaptıklarına dair bir gözlemlerin olduğu bilinsin. Bu tek başına devletin yani kamunun denetimi üzerinde olamaz. Mesela, bu kolluğun yaklaşımını kim en iyi görebilir? Yani o kolluğun mağdur çocuğa nasıl yaklaştığını kim en iyi gözlemleyebilir? Barolar gözlemleyebilir. Ha, şu kişi, şu gözlemleyemez mi, sosyal çalışmacılar gözlemleyemez mi? Gözlemleyebilirler ama aynı kurum içerisinde birlikte çalıştıkları için çok etkili bir gözlemleme olacağını düşünmüyoruz açıkçası. Böylesi bir gerekirse barolarla bu yönlü işbirlikleri yapılarak belki de bu uygulayıcıların bu yönlü çocuklara dönük yaklaşım tarzını değiştirebiliriz diye düşünüyorum.
Bir diğeri ise, yine şöyle bir önerimiz var, bizim ve partimizin çocuk komisyonunun bir çalıştayında yapılmış bir öneri: "Suça sürüklenen çocuk" yerine "kanunla ihtilaflı hâle gelen veya getirilen çocuk" kelimesini kullanmak gibi bir önerimiz var, bunun dikkate alınmasını istiyoruz. Kavramlar önemli; suç ve suça sürüklemek kelimesi ister istemez kişi de ağır bir yük yaratabilir. O yüzden biz bu kavramı suç veya bir çocuğu suçluymuş gibi, suça sürüklenmiş gibi değil de kanunla ihtilaflı hâle getirilip diyerek belki o ağırlaştırmayı da çocuk üzerinden kaldırmış oluruz.
Yine bizce çocuk yargılama usul kanununa ihtiyacımız var. Bakın, her ne kadar Çocuk Koruma Kanunu olmuş olsa bile usulü CMK'ye tabi olduğu için -az önce Sayın Başkanım söyledi- yani emin olun, o hakimin cübbeyi üstünden çıkarmış olması çocuğa karşı yaklaşımı yumuşatmıyor. Yani cübbeli de olsa cübbesiz de olsa... Tamam, elbette ki cübbesiz olması çocuğun o ağırlığı açısından daha pozitif olabilir ama ihtisaslı bir mahkeme olmadığı sürece o çocuğa yaklaşım tarzı kabul edilemez ve bunun belki çözümlerini ortaya koymamız gerekiyor.
Yine 11'inci yargı paketi ile getirilmek istenen durumdan derhâl vazgeçilmesi gerekiyor ki bu Komisyonun kurulma amaçlarından biri de buydu. Örnek olarak vereceğim. Burada ceza artırımından kesinlikle ve kesinlikle vazgeçmemiz gerekiyor, bir faydası olmadığını gördük. Bakın, dün hocalarımız vardı -yani sizlerin de tutanaklardan okumanızı istiyoruz özellikle Adalet Bakanlığı için- hocalarımız açık açık ifade ettiler: Cezanın artırımının çocukların iyi olma hâllerine bir fayda sağlamayacağını açık açık ifade ettiler. O yüzden ki 11'inci yargı paketinde buna dair çalışmalar vardı, bizim cezaları arttırmak yerine "Bu çocukları topluma nasıl daha faydalı bireyler hâline getirebiliriz?"i tartışmamız ve buna dair yol ve yöntemleri ortaya koymamız gerekiyor.
Bir diğeri ise, Sayın Genel Müdürüm ifade etti cezaevlerinin durumlarını, koşullarını. Şimdi o polemiğe girmeyeceğim ama cezaevlerinin durumlarını ve koşullarını dert edinen biri olarak o şekilde olmadığını biliyoruz. Gönül isterdi ki olsun ama vallahi billahi değil, değil yani. O cezaevlerine girenler daha beter büyük suçlar işleyerek çıkıyor. Çözüm gerekiyor mu? Gerekiyor ama burası için neyi önerelim en azından gündemimiz çocuk olduğu için -o kısma girmiyorum- çocukla ilgili olan kısma biz şunu öneriyoruz Sayın Genel Müdürüm. Bakın, 11'inci yargı paketine getirmeyi düşündünüz ya çocuğu önce cezaevine almak, cezaevinden sonra da çocukları eğitim evlerine alabilmek. Hatırlarsanız, Komisyonda da bunu tartışmıştık, sizler de vardınız. Orada şöyle bir gerekçe sunmuştunuz haklı olarak belki: "Bu çocuklar çocuk evine geldiği zaman devam etmiyorlar ve kaçıyorlar orada bir zorunluluk olmadığı için. Hâliyle çocukların iyi olma hâliyle baş edemiyoruz." gibi yani aşağı yukarı mecburen böyle bir yöntemi seçtik. Ama şu an biz o çocukları direkt cezaevine alıp daha sonra iyi hâlli dediğimiz yani o idari gözlem kurulu dediğimiz, her defasında tüm mahpusların başına bela olan ve o iyi hâlden bir türlü çıkamayan hâli de tabi tutmamız demek, çocuğu iyi olma hâlinden daha da kötü olma hâline getireceğiz. O yüzden biz ıslahevlerinden ziyade, çocuk eğitim evlerini daha da zenginleştirerek, çocuğun iyi olma hâllerini daha da faydalı bir hâle getirerek ancak düzenlememiz ve kurgulamamız gerekiyor.
Yine cezaevinde kalan kadınların çocuklarına dair bir veri paylaşmadınız ya da ben duymadım, varsa bu veriyi sizden istiyoruz. Sadece suça sürüklenen çocuklar için değil, yani cezaevinde bulunan yaş skalasına göre değil ama anneleriyle birlikte cezaevinde kalmak zorunda olan çocukların sayısını da bizlerle paylaşmanızı istiyoruz ve sadece bu değil; bunların yaş aralıklarını, ne kadar süre kaldıklarına dair de bilgiyi paylaşırsanız seviniriz.
Yine şu bence çok önemli, dün de bunu hocalarımız da bize söyledi: Yeniden suç işleyen çocukların yaş, cinsiyet, kent ve yıl dağılımına ihtiyaç var. Neden? Çünkü dün hocalarımız sunumlarında şöyle bir şey söylediler bize: "30 defa adliyeye gelen bir çocuğa 29 defasında biz ne yaptık?" sorusu bence çok önemli bir soru. Tam da buradan, en azından bu tespiti önümüze koyabilirsek yani yaş dağılımını, suç tipini, hangi kentte olduğunu; bizler de politika üretenler olarak, siyaset yapanlar olarak kendi kentlerimizde buna dönük politikalar üretiriz.
Bakın ben şu kelimeyi bir türlü anlayabilmiş değilim, ben burada bir kez daha söylemek istiyorum: "Siyaset yeri değil burası." ya da "Burada siyaset yapmayalım; konu çocuk." Bir kere bence siyaset dediğimiz şey kötü bir şey değil. Siyaseti biz toplum için yapıyoruz, toplumun daha iyi bir hâle gelmesi için yapıyoruz, burada bunun için siyaseti konuşuyoruz. Mesela ben bu birilerini istiyorum? Sizi sıkıştırmak için değil elbette ki. Mesela ben istiyorum Urfa'da hangi yaş aralığında, hangi suçlar daha çok işleniyor? Niye istiyorum mesela bu veriyi? Alıp saklamak için değil tabii ki. En azından kentime gittiğim zaman, politika üreteceğim zaman o çocuklara yaklaşabileyim diye, o çocukları görebileceğim diye; hangi mahallede bu yoğunluk var bileyim diye, hangi suç tipi var bileyim diye; ailelerle konuşacağım zaman bunun üzerinde bir politika üreteyim diye. Ya, bu siyaset kötü bir şey değil; bu verileri istememizde emin olun burayı sıkıştırmak veya muhatabına ulaşmamak için değil, tam aksine oradan bir çözüm üretebilmek ve o çocukların topluma daha faydalı olabilmesi için her bir siyasi partinin de buradan alacağı bilgiyle sahada iyileştirme yöntemlerine gidebilmesi açısından önemli. O yüzden, bu veriler de sizde varsa bunların düzenli bir şekilde paylaşılmasını isteyeceğim.
Teşekkür ederim.