KOMİSYON KONUŞMASI

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sevgili hocalarım, hoş geldiniz. Gerçekten çok kıymetli oldu ve ben çok büyük bir zevkle dinledim. Kendimi de içinde görerek yani anne olunca bir ekstra "Acaba bizde de var mı bir şey?" diye düşünerek açıkçası dinledim, ağzınıza sağlık.

Şimdi, aslında on birinci yargı paketinde tartıştığımız için bu Komisyon kuruldu, sizleri dinlerken bu Komisyonun ne kadar kıymetli bir Komisyon olduğunu bir kez daha anlamış olduk. Çünkü on birinci yargı paketinde yapmayı düşündüğümüz değişiklikler vardı ve hâliyle onlara dair bazı tedirginliklerimiz vardı ve bir kez daha sizi dinlerken bu Komisyonun hakikaten önemini görmüş olduk. Hocamız eğitimevlerinden bahsetti ve eğitimevlerinin bir memnuniyetinden bahsetti ama diğer hocamız da ya bırakın, öyle olmayı, bir tane o görsel beyin zihinlerini de gösterdi, orada oynayan dalgaların ne hâlde olduğunu eğitmelerin yani onun da bir çözüm olmadığını ama nitekim ki bir çözüm bulmak zorundayız. Belki şu aşamada, ilk etapta en mükemmeli olmaz ama başlangıç aşamasında bunu iyileştiren bir yerde olmamız gerekiyor. Gelin görün ki on birinci yargı paketinde tam da tartıştığımız konu buydu. Çocukların doğrudan önce eğitim evlerine gönderilmesini, daha sonra iyileşmeleri durumunda ya da normalize olmaları durumunda ancak bir tutulma yerlerine götürülmesi konusunda bir tartışma yürütüyorduk fakat tam tersine dair de bir bilgi vardı. Ben o yüzden, Türkiye'deki mevcut eğitim evlerini görmediğimiz için size sormak istiyorum. Durumları nedir, kapasitesi nedir? Çocukların orada kalma koşulları nasıldır? Varsa bu bilgi sizde bizimle paylaşırsanız sevinirim. Şu aşamada sizce peki bu çocukların yani tutuklanan çocukların, suça sürüklenen çocukların öncelikle tutukevine gönderilip gönderilmemesi konusundaki düşünceleriniz nedir? Bunlar da bizim için önemli olacak çünkü kapasitenin yetersizliğinden kaynaklı da yapılan bir adım olarak biliyoruz. O yüzden, bu değerlendirmenizi merak ediyorum.

Bir diğeri, hocam sunumunuzda şöyle bir şeyden bahsetmiştiniz: 30 kez adliyeye gidiyor çocuk "29'uncuda biz neredeydik?" diye. Fakat bahsederken şundan bahsetmediniz, acaba bilginizde mi çok merak ediyorum. İçişleri Bakanlığına dair yetkili göremedim çünkü burada hani var mı bilmediğim için soruyorum. Şimdi, burada sosyal hizmet uzmanlarına dair bir şey söyleyemem, çoğu hakikaten alanında uzman kişiler ve çocukların, bu anlamdaki suça sürüklenen çocukların ifadeleri alınırken ki hassasiyetlerine avukatlık yaparken de bire bir şahit olmuştum fakat gelin görün ki aynı şeyin kollukta olmadığını görüyoruz. Yani belki bu Komisyonda bir öneri olmuş olur -aramızdaki avukat meslektaşlarımız da bilirler- kollukta bu durum böyle olmuyor.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Kolluğun çocuğu sorgulaması yetkisi bile yok artık.

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Hayır, yok ama şöyle: Sonuçta o çocuğu...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Yani hatta çocuk savcısı ifade alıyor.

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Mesela, şu an onlar nerede alıyor? ÇİM'de.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Oraya gidiyor.

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Oraya getirilme, çocukların kapatma yerlerine götürülürken ki yerleri, ilk gözaltı sınırları, kapatma yerlerindeki durumların, bunların tamamının ilk muhatapları kolluk ama gelin görün ki kolluğun bu anlamdaki bir formasyonu olmamasından kaynaklı 18 yaş üstüne davrandığı tarzda, modelde davranan bir durum var. Orada her ne kadar sosyal hizmet uzmanı o çocuğun pedagojik durumuna dair yaklaşmış olsa bile çocuğun ikinci bir tramvayı kolluktan gördüğü kaçınılmaz bir gerçek. O yüzden, buraya da belki bir öneri olmuş olur, en azından kolluğun da bu konudaki bir formasyon eğitimi alması yani çocuğa yaklaşımı... Mesela, bizde de öyle, bizim de mesela, üniversitede gördüğümüz bir eğitim değil bu. Mesela "Suça sürüklenen çocukla ilgili avukat görüşmesini nasıl yaparız?" diye hiçbir formasyon eğitimimiz yok hiçbirimizin çünkü okulda böyle bir ders yok ama nasıl oldu? Baroların eğitimleriyle bunu iyileştirmeye çalışıyoruz. Mesela, bugün şu an burada bile sizi dinlerken bir sürü şeyi düşündük. Biz suça sürüklenen çocuklara hakikaten nasıl yaklaştık? Normal bir müvekkilimize yaklaşır gibi mi yaklaşıyoruz yoksa onların önemli olan bir durum...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Çok büyük reformlar yapıldı.

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Başkanım, ben size muhalefet olsun diye söylemiyorum bunu, daha iyisi olsun diye söylüyorum.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Yok, pardon, değişim var yani.

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Bölmezseniz bence daha sağlıklı olur çünkü bunu derken eleştirmek için de söylemiyorum burada.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Hayır, bilgiye dayanarak konuşma açısından dedim.

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Suni, kaba bir muhalefet bir yapmıyorum burada. Buradaki amaç, bu çocukların gerçekten de tutulma hâllerinde iyi olma koşulları yani bu çocukların tekrardan topluma bir suç makinesi olarak gönderilmemesinin yöntemlerini bulmaya çalışıyoruz burada. Nitekim ki bir önceki yargı paketinde, on birinci yargı paketinde gelmiş olması demek, o hâliyle gelmiş olması demek çocukların bir suç makinesine dönüşmesi anlamına gelecekti. O yüzden, burada mutlaka ve mutlaka Komisyona da önerimiz olsun, İçişleri Bakanlığının da bu işe dâhil edilmesi ve kolluk bu konuda yani çok keskin ve sert bir uyarıya ihtiyaç duyuyor çünkü 29 defa oraya gelen çocuk 30'da aynısı işliyorsa bu tek başına orada ifadesinin çocuk izleme merkezinde alınmasıyla, işte orada çocuğa yaklaşımla tek başına yeterli olmadığını görüyoruz; bu çocuk bir daha bu suçu işliyor. Elbette ki sizlerin pedagojik anlamda, işte biyolojik anlamda, tıbbi anlamda katkılarınız çok kıymetli fakat "Biz ne yapabiliriz?"i belki tartışabilirsek burada kolluğun önemli bir rolde olduğunu ve bunun da iyileştirilmesi gerektiği açık çünkü orada o çocuklara nasıl davranıldığını, o çocukların aslında nasıl tekrardan suça teşvik edilen hâllerle uğraşıldığını gördük ve tanıklık ettik. Bence buna dair mutlaka önlemler alınmalı.

Bir diğeri ise hocam sunumunuzda çok önemli bir şeyden bahsettiniz, cezaların artırılması çözüm değil; bu, sadece çocuklar için değil tabii ki toplumun her kesimi için böyle ama çocuklarda biz bunun daha fazla etkili olduğunu da görebiliyoruz. Fakat ne öneriyorsunuz? Yani, evet, cezalar artırılmasının fakat ne yapalım? Mesela, nasıl yapılsın? O çocuğun o suçu işlemesini engelleyecek hangi tedbirleri alırsak bu engelleme olabilir? Sadece işte kalma yerlerinin koşullarını iyileştirmekle bu işe çözüm olmadığını da görebiliyoruz yani tek başına çocuk kapatma yerlerinin ya da çocuk eğitimevlerinin iyileştirilmesi bile çözüm değilken. O zaman tekrardan başa sarmamız gerekiyor bu durumu, buna göre "Acaba ne yapılabilir?"i bence birazcık tartışmamız gerekiyor.

Son olarak da -gerçi vekilimiz gitti ama- ne olursa olsun bence bir hekime "şarlatan hekim" demeyi doğru bulmadığımı da kayıtlara geçmesi açısından ifade etmek istedim. Sağlıkçı değilim ama yine de bir meslek erbabının bu şekilde nitelendirilmemesi gerektiğini de ifade edeyim.

Teşekkürler.