KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Evet, bugün yeni bir toplantı, yeni bir buluşma. Tabii, bugün bir araya gelişimizin ortak hedefi, engelli bireylerimizin eğitime, yükseköğretime, sınavlara ve istihdama erişiminde karşılaşılan durumların tespiti ve elbette çözüm önerilerinin konuşulması.

Üç değerli kurum bugün misafirimiz; Yükseköğretim Kurumu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi. Tabii ki her biri direkt vatandaşımıza dokunan kurumlar, hizmet eden kurumlar ve hepimiz biliyoruz ki eğitime erişim güçlü olmadan yaşam alanı tam olarak erişilebilir olmuyor.

Yükseköğretim Kurulu; biliyorsunuz, üniversitelerimizde binlerce öğrenci var, aynı zamanda binlerce engelli öğrenci var ve bu çerçevede, destek birimleri, danışmanlık hizmetleri, gerekli uyarlamalar, kampüs içi düzenlemeler her yıl, her geçen gün gelişiyor. Tabii gelişiyor olması yeni gelişmeleri de beraberinde getirme ihtiyacı ortaya koyuyor yani yeterliliğini bu anlamda daha da arttırmak gerekiyor çünkü bir öğrencinin ihtiyacı yalnızca bir rampadan ibaret değil, bir ders notundan ibaret değil, bir sınav uygulamasından ibaret değil; öğrencilerimiz için her şeyin erişilebilir olduğu, kapsayıcı, âdeta kucaklayıcı bir kampüs inşa etmek gerekiyor. Tabii, tam bu noktada YÖK'ün yaptığı bir çalışma var; Engelsiz Üniversite Bayrak çalışması. Bu, bence önemli bir adım. Bu noktada, tabii, atacağımız yeni adımlar için de bir öncü. Tabii, bu çerçevede verilen ödüller var; üniversitelerdeki fiziksel erişilebilirlikten eğitsel materyallere, sosyokültürel faaliyetlerden kampüs içi yönlendirmelere kadar geniş bir alanı kapsayan Bayrak çalışması; önemli bir sembol. İşte, bugün YÖK'ten bu çalışmanın detaylarını, etkilerini dinlemek istiyoruz çünkü bu program, yalnızca bir ödül sistemi değil aslında topluma yön veren üniversiteler başta olmak üzere bir standart için, bir standart dönüşümü için bence önemli bir aşama. Elbette, bir öğrencinin gerektiğinde tekerlekli sandalyesiyle amfiye girmesi, görme engelli bir öğrencinin ilgili ders materyallerine kolaylıkla ulaşması, işitme engelli bir öğrencinin kulüp faaliyetinde yer bulması; bunlar artık çok standart durumlar olabilmeli. Bu, Türkiye'nin yükseköğretimde erişilebilirlik vizyonunun da zorunlu bir parçası; bunu böyle algılıyoruz. Dolayısıyla bugün YÖK'ün tüm bu başlıklardaki vizyonunu hep birlikte dinleyeceğiz.

Diğer yandan, üniversitelerimizin bünyesinde kurulan engelli öğrenci koordinatörlükleri ve engelli uygulama ve araştırma merkezlerinin faaliyetlerini yine Komisyon olarak yakından takip ediyoruz; bunu özellikle ifade etmem lazım. Bu vesileyle, araştırma ve uygulama merkezini kuran ve bilime katkı sunan üniversitelerimizi tebrik ediyoruz. Üniversitelerimizin tamamında bu merkezlerin kurulmasının da temennisini bu vesileyle ifade etmek istiyoruz.

Tabii, diğer bir misafirimiz, bireylerimizin eğitim hakkı ve istihdamına yönelik olarak politikalardan sorumlu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı Engelli Politikaları Daire Başkanlığı; onları da dinleyeceğiz bugün. Engelli bir çocuğun erken tanıdan eğitime geçişi, sosyal desteklerden burslara erişimi, bağımsız yaşam becerilerinin güçlendirilmesi tüm kurumların ortak sorumluluğu; bunun hepimiz farkındayız. Elbette eğitim sadece sınıfla sınırlı değil; ailenin desteği, sosyal destekler ve yönlendirme mekanizmaları bunun diğer detayları, diğer destekleyici mekanizmaları, bununla birlikte bir bütün. İşte, biz bu bütünlüğü kurabildiğimiz ölçüde öğrencilerimizin eğitim yolculuğunu ne yapıyoruz? Güçlendirmiş oluyoruz. Bakanlığımızın ilgili dairesi bu noktada Komisyonumuzu bilgilendirecek.

Tabii, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ve bu süreç içerisindeki rolü, misyonu çok kıymetli. Vatandaşlarımızın kamuda istihdama geçişi için kritik bir eşik olan EKPSS, Türkiye'de milyonlarca insanın hayatını direkt etkiliyor. Elbette sınav uygulamalarında çok mesafe katettik ve Engelli Adaylar Daire Başkanlığının koordinasyonu çok ama çok önemli bir kazanım. Tabii ki sahadan aldığımız geri bildirimler, atama sürecinin bu noktada daha şeffaf olması, tercih dönemlerinde daha güçlü bir rehberlik hizmeti sunulması, kullanıcı dostu sistemlerin yaygınlaşması ve bölgesel kontenjanların daha dengeli dağıtılması gibi beklentilerle karşılaşıyoruz. Ayrıca, sınavların sadece belirli birkaç büyükşehirde, şehir merkezlerinde gerçekleştirildiği; dolayısıyla engelli vatandaşlarımızın ulaşımda sıkıntılar yaşadıklarını da bu anlamda duyuyoruz. Bu tür taleplerle, bu tür sorunlarla da karşılaşıyoruz. İşte, bugün bu sürecin hem teknik yönünü hem de adayların yaşadığı aksaklıklara yönelik çözüm önerilerini konuşacağız.

Üniversitelere erişim, sınav süreçleri, yükseköğretimde destek mekanizmaları, kampüs yaşamı ve sosyal uyum; bunların her biri bir öğrencinin geleceğini belirleyen konular. O yüzden bu toplantı bizler için, hepimiz için çok ama çok kıymetli çünkü burada konuşacağımız her bir cümle sonunda raporumuza girecek ve bir politika önerisi olarak var olacak. Tabii ki devletimizin ilgili kurumları da bu öneriler üzerinden yeni adımlar atacaklar. Engelli bireylerin eğitim hayatının daha da güçlendirilmesinden yana olduğumuzu bir kez daha bu vesileyle ifade etmek istiyoruz. Çünkü üniversiteye girişten mezuniyete kadar tüm süreçlerin engelli bireyler için engelsiz bir şekilde işlemesi sosyal adalet anlayışımızın da bir yansıması.

Tabii ki bu toplantıda tüm kurumlarımızdan uygulanabilir öneriler ve sahaya dokunan görüşler bekliyoruz. Biliyorsunuz, kurulduğumuz günden itibaren, yaz dönemi de dâhil olmak üzere yüzlerce görüşme yaptık. Bu anlamda neyin aksadığının, neyin çok güzel işlediğinin, pek çoğunun Komisyon olarak farkındayız. İşte, bugün de bu bilgilerle hep beraber bu masa etrafında bir araya geldik ve daha iyisini nasıl yaparız, bunu konuşacağız.

Ben, başta Komisyonumuzun değerli üyeleri olmak üzere değerli misafirlerimize katkıları için ve bugünkü bu buluşma için teşekkür ediyorum.

Toplantımızın ülkemiz için hayırlar getirmesini temenni ediyorum.