KOMİSYON KONUŞMASI

KAYIHAN PALA (Bursa) - Sayın Bakan, bugün siz ağırlıklı olarak Şehircilik Bakanlığıyla ilgili bir sunum yaptınız, bense Çevre Bakanlığı konusunda birkaç şey söylemek isterim, zaman sınırlılığı nedeniyle yalnızca hava kirliliğine ilişkin birkaç şey söyleyeceğim.

Sayın Bakan, bu, az önce benim internetten aldığım sizin Bakanlığınızın hava kalitesi istasyonlarının bugünkü Türkiye haritası. Buradan şunu söylemek mümkün, siz de zaten yayınlarınız da söylüyorsunuz: Türkiye'de çok fazla kentte hava çok kirli. O kadar kirli ki Dünya Sağlık Örgütünün yıllık sınır değerlerini karşılayan Türkiye'de herhangi bir il yok. Bakın, ben bazı hava kalitesi ölçüm istasyonlarından bugün bazı verileri sizlerle paylaşayım: Bursa İstasyonu PM10 düzeyi metreküpte 177 mikrogram. Sayın Bakan, biliyorsunuz, Dünya Sağlık Örgütünün sağlıkla ilgili bu ölçütü karşılamasını istediği sınır değer yalnızca yıllık 15 mikrogram, bugün bu Bursa'da 177. Geçiyorum Bursa'yı, Gebze'ye gelelim, Gebze'de 302; geçiyorum Gebze'yi, İstanbul Göztepe'de 188; çok yüksek rakamlar. Ama bir Iğdır var ki biliyorsunuz, uluslararası raporlarda sıkça karşımıza çıkıyor, bugün Iğdır'da yalnızca PM10 düzeyi 401 metreküpte mikrogram olarak. Bir halk sağlıkçısı olarak söyleyeyim: Bu düzeyde hava kirliliğinin olduğu bir yerde herhangi birinin sokağa çıkması ve eğer kronik bir hastalığı da varsa onun hayatını tehdit edecek düzeyde.

Sayın Bakanım, sizin yine yayınladığınız hava kalitesi raporlarında PM10 düzeyini en fazla etkileyen iki değişkeni fabrikalar ve enerji santralleri olarak açıklıyorsunuz, doğru. Peki, o zaman fabrikalar ve enerji santralleri olarak açıkladığınız hâlde neden bunlarla ilgili herhangi bir şey yapmıyorsunuz?

Yine, seçim bölgem Bursa'dan örnek vereyim. Bakın, şu, Orhaneli Termik Santrali, yanındaki de Keles ilçemiz. Uzun zamandır -bürokratlarınız biliyordur- her ikisinde de çok ciddi hava kirliliği sorunu var. Orhaneli Termik Santrali filtresi çalıştırılmadığı için uzun yıllardır mücadele ediyoruz, size soru önergeleri veriyorum, yanıtlar yetersiz; herhangi bir şekilde valiliğe bildiriyorum, il müdürünüze bildiriyorum ve bildiriyoruz, herhangi bir şey yapılmıyor. Burada şunu samimiyetle söylemek isterim, yalnız sizin için söylemiyorum Sayın Bakan, bütün bürokratınız için söylüyorum: Orhaneli Termik Santrali'nin yakınında, örneğin Karıncalı Mahallesi'nde sizin bir yakınınız yaşasa, gerçekten bu kirliliğin insanları bu kadar etkileyebileceğine herhangi bir şekilde müdahale etmemekle kalabilir misiniz, yetinebilir misiniz? Bu mümkün değil. Üstelik bir tek Orhaneli Termik Santrali değil, Türkiye'de böyle çok fazla sayıda termik santral var. Kestel'e gelelim, gösterdim fotoğrafını size, dikkatinizi belki çekmiştir, İstanbul-Bursa-İzmir Çevre Yolu'nda -otoyolu demeyeyim- geçerken görüyorsunuz yani "Kestel ilçesinde hava kirliliği var mı, yok mu?" diye bir hava kalitesi istasyonuna bakmaya hiçbir zaman gerek yok çünkü gözle görünür çok kirlilik var, yıllardır böyle. Sayın Bakan, gerçekten, neden müdahale etmiyorsunuz, anlayabiliyor değilim.

Bakın, benim de içinde araştırmacılarından birisi olduğum bir raporu göstereceğim size: Türkiye'de, tahmin edilen, yalnızca PM2.5'a bağlı erken ölümlerin sayısı 50 binin üzerinde. Her yıl 50 bin yurttaşımız hava kirliliği nedeniyle hayatını kaybediyor. Böyle olduğu kanıtlandığı hâlde, yıllardır sizin hava kalitesi istasyonlarınızda bu gerçekler ortaya konulduğu hâlde hava kirliliğini azaltmaya dönük güçlü bir eylem planının yürürlüğe konulmaması gerçekten anlaşılabilir değil.

Sayın Bakan, bir veri daha size göstereyim; IMF'nin kendi "web" sayfasında, siz de biliyorsunuzdur: Türkiye'nin fosil yakıtlar söz konusu olduğunda yalnızca kömüre bir yılda verdiği sübvansiyon gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 4,1'i; 42 milyardan söz ediyoruz dolar olarak. Bu oran aynı zamanda bir yıllık sağlık bütçesi. Kömüre bu kadar yüksek sübvansiyon uygulayacağımıza, bu rakamları biz, insanları bu erken ölümlerden korumak için, onları koruyacak enerji santralleri ve onların sağlığını tehdit etmeyecek fabrikalar için niye kullanmıyoruz Sayın Bakanım; bunların yanıtlarını vermeniz lazım. Defalarca soru önergesi verdiğimiz hâlde bunlara yanıt vermediğiniz için buradan soruyorum.

Gerçekten, Bursa'da yaşayanlar havası daha temiz bir kentte yaşamayı hak ediyorlar. Siz de Çevre Bakanlığı olarak burada hava kirliliğini azaltmak için daha etkili önlemleri karşımıza getirmelisiniz.

Teşekkür ederim.