KOMİSYON KONUŞMASI

ALİ KARAOBA (Uşak) - Öncelikle ben sunumlar için teşekkür ediyorum.

Şimdi, aile hekimleriyle ilgili her platformda konuşuyoruz yani özveriyle çalışan en önemli meslek gruplarından bir tanesi. Sağlık Bakanlığının bütçelerine bakarsak aslında aile hekimlerine bakış açısını daha iyi anlıyoruz. Bakın, birinci basamağa Sağlık Bakanlığı yüzde 24 bütçe ayırıyor, yüzde 76 bütçeyi ikinci ve üçüncü basamağa ayırıyor. Ne demek istiyorum? "Hasta olsun, tedavi edelim." mantığıyla gidiliyor. Öbür taraftan, dönülüyor, ne bulurlarsa aile hekimine yüklüyorlar. Bakın, çok güzel saydı AHEF Başkanımız, harika şeyler söyledi, "İlaç çıkarma süreci, mevcut raporların süreci, ilaçların reçete edilmesi, evlilik raporu, işe giriş raporu, spor lisansı raporu, kronik hastalık takibi, otizm takibi, kalça çıkığı takibi ne bulursan sen yap." diyor; bakın, bu kadar basit. Nüfusu 3.500'den 2.850'ye indirmeye çalışıyorlar; öbür taraftan da "Kaliteli hasta muayene et, aşıları takip et, istatistikleri takip et." deniyor. Ben aile hekimlerine inanılmaz bir haksızlık yapıldığını düşünüyorum açık ve net. Bir aile hekimi bir hafta rapor alsın, maaşı ne kadar düşüyor Hocam? Kayda girsin diye soruyorum, ne kadar düşer?

ANKARA AİLE HEKİMLERİ DERNEĞİ BAŞKANI EMİR ÖMER KELEŞ - Yüzde 50 oranında azalıyor.

ALİ KARAOBA (Uşak) - Yüzde 50 oranında azalır yani aile hekimi topluma hizmet vermek için var, kendisinin hasta olma imkânı yok. Niye? Çünkü bir performans sistemi var, kronik hastalık takibini girmek zorunda, işte, otizm takibini yapmak zorunda ve bunları girmediği takdirde -yapmasa bile girmek zorunda, yanlış anlaşılmasın, parantez içinde söylüyorum ki reel değil zaten- para alamıyor arkadaşlar; bu sistem olmaz, birincisi bu.

İkincisi, fiziki koşullar, kanun teklifimiz de var; ASM merkezlerini standart hâle getirin yerel yönetimlerle, merkezî yönetimlerle, engellilerin de girebileceği standart hâle getirilmiş binalar yapalım. Siz, aile hekimini hem toplumun sağlığıyla uğraşan kişi olarak göreceksiniz hem de bir ticarethaneyi çalıştıran eleman konumuna sokacaksınız. Elektriği düşünecek, doğal gazı düşünecek, yanında çalıştırdığı ASM grup elemanını düşünecek, bunların maaşını, masrafını kırtasiyesini kendisi verecek, devlet "Ben sana paranı veriyorum, yap." diyecek; bunlar doğru şeyler değil arkadaşlar. Şişli'de bir ASM merkezinin kirasıyla, Uşak'ın Dikilitaş Mahallesindeki bir ASM'nin kirası aynı değil gönderilen paralar aynı olmakla birlikte nüfusa endeksli, aile hekimlerine burada ciddi haksızlık yapıldığını düşünüyorum.

Şimdi, "tarama" diyoruz aslında, elimizde o kadar güzel insan kaynağımız var, kullanamıyoruz ki. "1'inci trimester taraması, 2'inci, 3'üncü..." diyoruz ben her seferinde söylüyorum, dilimde tüy bitti, Nifty testi diye bir test çıktı arkadaşlar, bugün 10-15 bin liraya yapılan, hatta total bir şekilde ihale edildiğinde çok daha ucuz rakamlara gelecek, gebelerin taraması o kadar kolay hâle geldi ki bunun için kadın doğumcuya bile ihtiyaç yok. Son adet tarihine göre haftasını alıp, kolundan kan alıp gönderebilirseniz, biz birçok genetik hastalığı yakalayabiliyoruz; burada temel olan iyi niyet.

Şimdi bir taraftan SMA taraması yapıyorsun, öbür taraftan, yıllardır dilimizde tüy bitti, genç kız çocuklarımıza, "9 ila 45 yaş arasındaki bireylere HPV aşısı yapın, bedava verin." diyoruz, "Olmaz, pahalı." diyorsunuz ya, insan sağlığı nasıl kıyaslanabilir? Bir tane servis kanserinin maliyeti Sayın Bakanım, on binlerce HPV aşısının parasını zaten götürüyor kanser olduğunda. Bizim kadınlarımız önemli, çocuklarımız önemli, hiçbir şey bunların sağlığının üstünde olamaz. HPV aşısı bir an önce bedava hâle getirilmelidir. Yani niye ödemiyoruz, ben bunu gerçekten anlamadım.

Şimdi, doğal olarak Sayın Bakan Yardımcım "Meningogok ne kadar sıklıkla görülüyor?" dedi, doğrudur, biraz kâr zarar hesabı yapılabilir ama arkadaşlar meningogoklu bir çocuk şurada dursun, yanından çocuk geçse meningogok oluyor ve yüzde 70-80 -ben kadın doğumcuyum- ölüm oranı var. Hangimiz isteriz çocuğumuzun bu riske girmesini? Ben çocuğuma kendi paramla meningogok aşısı yaptırdım. Devlet niçin benim çocuğuma yaptırmasın? Biz bu kadar fakir değiliz; bakın, bu bir planlama sıkıntısı, gerçekten bir planlaması sıkıntısı yani başka şeylere para ayıracağımıza biz bunlara ayıralım. Bunu ben siyasi anlamda, burada bir muhalefet olsun diye gerçekten söylemiyorum. Çocuğun AK PARTİ'lisi, CHP'lisi olmaz, meningogoku Allah düşmanımın başına vermesin.

Biz özel hastanelerde para verip rota virüsü aşısı yaptıracağımıza kalkıp devlet bunu ödemiyorsa sıkıntı.

Çok daha tehlikeli bir şey daha var Sayın Bakanım, önüne gelen sosyal medyada aklıevvel onlarca kişi aşı karşıtlığı yazı yazarsa tabii bu toplumda yüzde 2-3 aşı karşıtlığı olur ve ret olur. Siz bu ülkede kızamık patladığı zaman göreceksiniz, tüberküloz patlayınca göreceksiniz. Ne zaman göreceksiniz? On yıl sonra, on beş yıl sonra. O kadar kötü duruma düşebiliriz ki bu aşı karşıtlığıyla ilgili bilimsel akreditasyonu olmayan, dili ve beyni bilimsel çalışmayan insanların açıklamalarının çok net bir şekilde cezalandırılması lazım. Yani, ben, şimdi kadın doğumcuyum, buradan da söylüyorum, Canan Karatay çıktı, dedi ki: "Gebelere 50 gramlık yükleme testi yapmayın." Ben hiçbir gebeme 50 gramlık yükleme testi yaptıramıyorum. Gebe bana diyor ki: "Niye yaptırıyorsun? Canan Hanım böyle dedi." Ya, kardeşim, senin branşın bu değil ki sen konuşuyorsun. Niye konuşuyorsun? Bir cezası var mı bunun? Biz, Jinekoloji Derneği olarak Canan Hanım'ı mahkemeye verdik ve kazandık arkadaşlar. Bakın, çocuk doğduğunda gestasyonel diyabeti yakalarsanız... Az önce hocam çok doğru söyledi, körlüklerin büyük bir bölümü diyabete bağlı, böbrek yetmezliklerinin çoğu diyabete bağlı. Önleyebileceğimizi şeylere daha çok öncelik verip cebinizdeki parayı, önceleyeceğimiz şeyleri doğru koymamız gerekiyor.

Şimdi, ASM grup elemanları. Şimdi, çocuklarımız mezun oluyor, iş bulamıyor ya da KPSS'yi kazanamıyor. Aile hekiminin yanında, aile hekiminin iki dudağı arasında arkadaşlar işte kalması ya da gitmesi. Kadrolu atanan hemşirelerin aldığı maaş ortalama ne kadardır üstadım? 55-60 bin civarıdır diye tahmin ediyorum. ASM grup elemanı sizin yanınızda çalışırken ne kadar alır? Asgari ücreti geçemez. O da vicdanlı bir aile hekimin yanında asgari ücret alabilir arkadaşlar. Yani, bakın, hekimleri ticarileşmiş sistemin içerisinden çekip çıkarmak zorundayız, hekimler bu toplumda en kıymetli meslek grubudur; en uzun süre eğitim alan, ailelerin en çok zorlandığı ve yatırım yaptığı insanlarımızdır, başımızın üzerinde tutmanız lazım. Biz covid olduğumuzda sadece hekimlerimizi en tepeye çıkarıp sonra diğer durumlarda "Çok ilaç yazdın, paranı keserim. Az ilaç yazdın, paranı keserim." Ya, aile hekiminin ayağı kırılıyor arkadaşlar, işe gidiyor kırık ayakla çünkü inanın maaş o kadar düşüyor ki geçinme şansı yok yani. Hani, burada siz ana parayı performansın üçte 1'i noktasında tutarsanız... Yani, düşünün, bir yardımcı insan çağırdınız evinize, maaşı asgari ücretli, siz 3 kat çok iyi temizledi diye maaş verir misiniz? Burada bir sakatlık var, devlet hastanelerinde de aile hekimlerinde de bir sıkıntı var.

Şimdi, SMA'yı tarıyoruz, çok güzel, popülist yaklaşım, harika bir şey. Devlet güçlü ve yapıyor, ben gurur duyuyorum bundan. Peki, 2 SMA'lı taşıyıcı evlendiğinde, SMA'lı çocuk olduğunda bunun bedelini sadece o aile mi Ödüyor?Devlet ödüyor, hepimiz ödüyoruz. Bir kural var mı? Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nda bir değişiklik var mı? Yok. Evlenebilir, ben aşka engel olmuyorum. O zaman niye tarama yapıyoruz? Hasta olana zaten bakacağız arkadaşlar, niye tarama yapıyoruz ki? Bunu niye söylüyorum? Ters bir mantıkla, bazı taramalarda evlenmelerine izin veremezsiniz. Evlenebilir, o zaman sosyal güvenlikle ilgili yaptırımlarımız olur. Yani "Evleniyorsun kardeşim, ben sana diyorum ki evlenme." Bak, komik olan ne? Sayın Bakanım, bir rapor almaya gelir çiftler, siz raporu verirsiniz, SMA'yı gönderirsiniz, sonradan gelecektir. Onlar düğünü yapar, evlenir, SMA sonucu sonradan gelir. Şimdi, tamam da biz niye yapıyoruz bunu? Kastım şu: Aile hekimlerine geri dönüş az. Sağlık Bakanlığının bu konuda en azından derneklere, tabip odalarına, bu grupların tamamına ya da o kurumun en üst düzey STK gruplarıyla istatistiklerini paylaşması lazım ki yaptırım oranına gelelim.

Şimdi, otizm taraması, beş soruyla otizm taraması. Bakın, beş soruyu getirelim burada, üniversite mezunu da ilkokul 5'inci sınıf öğrencisi de bu soruları sorabilir. Doğru mudur hocam? Yanlışsam lütfen düzeltin, ukalalık algılamayın. Ya, biz o zaman niye aile hekiminin vaktini çalıyoruz ya? Ben anlamıyorum. Ben aile hekiminin vaktini orada niye çalıyorum? Belki bir tane kalça çıkığı yakalayacak, kalbi delik birini yakalayacak, astım hastasını tedavi edecek, sevk edecek, taramasını yapacak, evdeki engelliye gidecek, ben ona diyorum ki: "Bu beş soruyu sor, hemşirene sor." Sorulmadan ya da "Yeme güçlüğü vardı, geç konuştu." diye sevk et. Çocuk psikiyatrisi yok. Biz "mış gibi" yaptığımız sürece düzeltemeyiz. Bakın, sistemimiz belli oranda güzel, belli oranda sıkıntılı. Aile hekimlerimize "Her şeyi yap." derken öbür taraftan da yapmadığı için ceza verirsek, ellerini güçlendirmezsek bizim çok basit önlemlerle önüne geçebileceğimiz hastalık gruplarının ben önüne geçemeyeceğimizi düşünüyorum.

Bakın, SMA taramasından çok daha önemlidir aşı karşıtlığı, bu benim bakış açım. Siz aşı karşıtlığını, bugün karma aşılarını yaptırmazsanız, arkadaşlar, kâbus gibi şeyler yaşarız, üçüncü dünya ülkelerinden kötü duruma düşeriz. Yani, sosyal medya terörü diye bir şey oluştu artık ya. Ben açık söylüyorum: Aile hekimleri ayrı bir başlıktır, mutlaka aile hekimleri dernekleriyle diyalog hâlinde olunmalıdır.