KOMİSYON KONUŞMASI

MEHMET GÜZELMANSUR (Hatay) - Değerli Komisyon üyeleri, Sayın Bakan, Bakan Yardımcıları, değerli basın mensupları; depremin üzerinden neredeyse üç yıl geçti, tam üç yıl, Hatay'da bir bebek ağladığında, bir yaşlı nefes darlığı çektiğinde "Acaba bugün bir hekime, bir ilaca, bir yatağa ulaşabilecek miyim?" endişesi hâlâ dinmedi. Hatay'da sağlık hizmetleri insanlarımızı fiziksel, ruhsal, sosyal yönden sağlığa kavuşturacak bir seviyeye hâlâ gelmedi. Sayın Bakanım, sağlık sorunlarını bizzat görmeniz için sizi Antakya, Defne, Kırıkhan ve Samandağ'a davet ediyorum. Asrın felaketinde 14 hastanemizle yıkıldı, nüfusu 450 bin olan Hatay ve Defne ilçelerimizde çelik konstrüksiyondan 2 tane kuruldu, 2'si de bu ilçelerimizin ihtiyacına cevap vermiyor ve insanlar aylarca sıra beklemek zorunda kalıyor. Depremde yıkılan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yerine bir hastane temeli dahi atılmadı. Hep "Atılacak." deniliyor ama hâlâ bugüne kadar atılmadı. İnsanlar tedavi olmak için ya Adana'ya ya Ankara'ya veya çevre illere gidiyorlar; ekstra zaman, ekstra maliyet, ekstra stres; insanlar da yolda vefat ediyor Sayın Bakan.

Sayın Bakanım, 6 Şubat depremlerinde 56 aile sağlığı merkezimiz yıkıldı. Tam otuz üç ay geçti, tamamlanan ASM sayısı kaç biliyor musunuz Sayın Bakanım? 5, bir elin parmak sayısı kadar, sadece 5 taneyi üç yılda ancak bitirebiliyorsunuz. Bugün 280 hekim konteynerlerde yazın sıcağında, kışın ayazında, yağmurda, çamurda görev yapıyor. Bu mudur depremzede bir kente reva görülen?

Sayın Bakanım, Hatay'da hastanelerin kritik bölümleri bomboş çünkü hayati branşlarda hekim yok. Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde yenidoğan yoğun bakım aktif olmadığı için bütün gebelikler Hatay Eğitim ve Araştırma hastanesine yönlendiriliyor, orada da yoğun bakım sürekli dolu. Anne adayları, bebekler, ağır hastalar yirmi dört, hatta kırk sekiz saat acil serviste yoğun bakım için yer bekliyor. Bu bekleyişin adı bazen ölüm, bazen de ömür boyu taşıyacak bir engellilik oluyor.

Sayın Bakanım, Reyhanlı ve Kırıkhan Devlet Hastanelerinde nöroloji ve kardiyoloji uzmanı yok, bunu kaç kere oldu, dile getiriyorum. Haftanın bazı günleri geçici görevlendirmeyle idare edilmeye çalışılıyor. Samandağ Devlet Hastanesinde nöroloji doktoru yok, fizik tedavi yok, göğüs hastalıkları yok, en önemlisi de kardiyoloji uzmanı yok. Hatay'da insanlar göz göre göre doktor ve hastane yetersizliğinden ölüyor. Daha birkaç ay önce bu yüzden 6 çocuklu genç bir anne -bu, ulusal basına da yansıdı- hayatını kaybetti çünkü müdahale edecek bir kardiyolog yoktu. Bu kaybı kim açıklayacak, kim üstlenecek?

Sayın Bakanım, aile sağlığı merkezlerinde 75 aile hekimi, 75 aile sağlık çalışanı kadrosu hâlâ boş. Bu, 100 bine yakın Hataylı'nın aile hekimi yok demek. Koruyucu sağlık hizmeti olmadan bu şehri nasıl ayağa kaldıracaksınız?

Sayın Bakanım, Hatay'da bugün itibarıyla 135 eczacı 21 metrekarelik konteyner ve prefabrik yapılarda hizmet veriyor ama konteynerde eczane açma hakkı 8 Şubat 2026'da bitiyor yani sadece iki buçuk ay sonra kalıcı iş yerine geçmeleri şart. Peki, nereye geçecek bu insanlar? İnşaatlar bitmedi ki. Bugün itibarıyla Hatay'da hâlâ 179 bin insanımız konteynerlerde yaşıyor. Depremden sonra yapılan binaların dükkânlarını TOKİ 20-25 metrekare civarında tuttu ama eczane açabilmek için en az 35 metrekare yetiyor. Depremzede eczacıya ekonomik destek yok, kalıcı yapı yok, kolaylık yok; askıya alınmış ruhsatların süresi doluyor, onlar da yer bulamayacak. Bu insanlar Hatay'ı mı terk etsin Sayın Bakanım? Mesleklerini mi bıraksınlar yoksa? Ne yapsınlar, aç mı kalsınlar?

Sayın Bakan, Hatay'da ASM'leri bir an önce tamamlayın. Koruyucu sağlık hizmetlerindeki eksiklikleri, boşlukları giderin. Sadece tesis açmakla yetinmeyin, yeterli uzman hekim ataması yapın, faal olmayan bölümleri faal hâle getirin. Depremzede eczacıların ruhsat askı süresini uzatın, geçici yapı eczane kullanım süresini uzatın. Deprem bölgesinde çalışan tüm hekim ve sağlık çalışanları için teşvik programı uygulayın. Aksi hâlde zar zor nefes alan, felç olan Hatay'ın sağlık sistemi daha da felç olacak, bu kabul edilemez. Bu bütçe bari Hatay'ın yaralarını sarmayı tercih etsin.

Biz Hatay'ın hakkını, halkımızın yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz.

Teşekkür ederim.