KOMİSYON KONUŞMASI

AYLİN YAMAN (Ankara) - Madem "Boğaziçi" diye başladılar, ben de Ankara Üniversiteliyim o yüzden çok mutlu oldum. Aynı zamanda, ben de Ankara Milletvekiliyim.

Şimdi, bu engellilik konusunda hep dikkatimizi çeken bir konu var. Gerçekten multidisipliner, böyle bütünleşik yaklaşımda bir sorunumuz var. Gerçi genellikle tüm konularda öyle bir sorun yaşıyoruz biz Türkiye'de şu anda. Engellilikte Sağlık Bakanlığının, Millî Eğitim Bakanlığının, Çalışma Bakanlığının, özellikle bu 3 Bakanlığın çok entegre çalışması gerekiyor.

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Aile Bakanlığının da...

AYLİN YAMAN (Ankara) - Aile Bakanlığı, onu atladım, pardon.

4 bakanlık, Aile Bakanlığı temel bakanlık tabii. Hatta diğer bakanlıklar da ara ara giriyor, işte, Ulaştırma Bakanlığı gibi ama esas bu...

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Gençlik ve Spor...

AYLİN YAMAN (Ankara) - Evet, onlar da doğru söylüyorsunuz. Yani bunlar artırılabilir doğru ama 3-4 bakanlık çok kilit yani onların entegrasyonu çok önemli, özellikle de Sağlık Bakanlığı konusunda gerçekten çünkü her konuda bir tanı alma durumu da olduğu için buna çok dikkat etmemiz gerekiyor, herhâlde raporumuzun bir önermesi de bunu içerecektir diye düşünüyorum.

İkincisi, özel eğitim öğretmenleri çok ulaşıyorlar bana ve şöyle bir söylem var: 33.700 öğretmen açığı var. İşte, atamalarının yapılması... Ya, hep aynı söylemle geliyorlar çünkü. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Acaba sizin söyleminize göre yaklaşık 1,5 milyon öğrenci olduğunu söylediniz ve bu hesaplamayla her bir derslikte en az bir ya da iki öğrenci olduğunu hesap ediyorsunuz siz. O zaman bu öğretmenlerin normal, tüm okullara da birer özel eğitim öğretmeni koymak mantıklı bir şey midir? Hani, benim mantığıma göre doğru bir yaklaşım gibi geliyor ama kaynakların verimli kullanılması açısından böyle bir şeye nasıl bakarsınız gerçekten? Şeyi de savunuyoruz hep: Her okulda bir PDR'cinin olması gerekiyor bazı şeyleri atlamamak için. Eğitim anlamında ne dersiniz, böyle bir öğretmeni her okula koymak da fayda olur mu acaba? Bir de onu soracağım.

Çok teşekkür ediyorum.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ÖZEL EĞİTİM BÖLÜM BAŞKANI PROF. DR. İSA BİRKAN GÜLDENOĞLU - Ben teşekkür ederim katkılarınız ve sorunuz için.

Sorunuza şöyle yanıt vermek gerekiyor: Özel eğitimcilerde evet, açık var, şu an ciddi bir açık var ama benim kendi mantığım şunu gösteriyor: Her okula bir rehber öğretmenin yanına bir de özel eğitimci koymak. Çünkü nihayetinde, özel eğitimciler doğrudan sınıfa girmeyecek, sınıfa giren alan öğretmeni, sınıf öğretmeni ve branş öğretmeni, kimse, bunlar sınıfa giriyorlar ama bunların danışacağı kimse yok. İşte, her rehber öğretmenin yanına bir özel eğitimci atamasıyla bu iş çok da aslında güzel sonuçlanabilir, bence önemli katkılardan bir tanesi olur. Genel müdürlükte uzun zamandır biz bunu paylaşıyoruz, her gittiğimde paylaşıyorum. Diyorum ki: Bence rehber öğretmenlerin yanına bir özel eğitimci, bir okula bir özel eğitimci bile olsa öğretmen ihtiyaç duyduğunda ona danışabilir "Böyle bir öğrencimiz var, buna ne yapalım, nasıl ilerleyelim?" diyebilir çünkü rehber öğretmenler biliyormuş gibi yapıyorlar ama rehber öğretmenler özel eğitimle ilgili çok sınırlı bilgi ve donanıma sahiptir. Yani okullarda zannetmeyin ki rehber öğretmenler özel eğitim biliyor çünkü onların alanı değil aslında, doğrudan alanı değil yani özel eğitim. Biraz alancılık oldu ama doğrudan alanları özel eğitim değil, sınırlı bilgiye sahipler. Verdiğiniz örnek, verdiğiniz yorum aynen bizim de altına imza atacağımız her okula bir rehber öğretmenin yanına bir de özel eğitimci olabilir.

Çok teşekkürler.