KOMİSYON KONUŞMASI

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Çok Değerli Başkanım, milletvekillerimiz, çok Değerli Bakanımız ve Bakan Yardımcılarımız, İçişleri Bakanlığımızın çok değerli bürokratları ve basın mensupları; ben de hepinizi saygıyla selamlarım.

Öncelikle, tabii ki İçişleri Bakanlığımızın en önemli görevlerinden bir tanesi vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Dolayısıyla da tabii 1990'lı yıllarda Güneydoğu Anadolu illerinde bir ilden bir ile gitmek gerçekten de cesaret gerektirirdi. Aynı zamanda, 1990'lı yıllarda Uşak'ta "Nuriş çetesi" diye bir çete vardı Sayın Bakanım; bu Nuriş çetesinin başkanı hapishanedeydi, geceleri, akşamları gazinoya gidiyordu, yemek yemeğe gidiyordu. Kendisi içerdeki vatandaşlardan baskıyla para topluyordu, adamları da dışarıdaki esnafı rehin alıyordu. Yani, biz gerçekten de böyle dönemleri yaşadık.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Hediye götürdü Devlet Bahçeli.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Şimdi, bunlarla kıyaslanamayacak derecede güvenli bir ortamda yaşıyoruz. Bugün aşağı yukarı 780 bin kilometrekarenin her bir toprağında, her bir metresinde vatandaşlarımız yirmi dört saat can ve mal güvenliğine erişmiş olmanın huzuru içinde.

Gerçekten de sizin verdiğiniz verilere baktığımız zaman, sadece önceki yıllarla kıyaslamıyorsunuz kendinizi, bir önceki yılla kendi kendinizi kıyasladığınızı görüyoruz. Bu da gerçekten sizin ne kadar konuya vakıf olduğunuzu ve çalışma azminizin ne kadar yüksek olduğunu göstermekte. Bu verdiğiniz verilerden kişilere karşı işlenen suçların -10 önemli suçta- bir önceki yıla göre yüzde 7,8 azalmış olması, en önemlisi de aydınlatma oranının yüzde 99 olması... Geçtiğimiz dönemlere bakarsanız, faili meçhul cinayetler vardı. Artık onlardan tamamen uzaklaşmış ve olayların yüzde 99'u açıklanır hâle gelmiştir. Özellikle mal varlığına karşı işlenen suçların sadece bir önceki yıla göre yüzde 22 azalmış olması, bunlarda da yine aydınlatma oranının yüzde 90'a ulaşmış olması gerçekten de mutluluk verici.

CAVİT ARI (Antalya) - Yıkama yağlama.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Diğer taraftan, hırsızlık olayları, tabii, toplumumuzun en önemli meselelerinden bir tanesi ve bir önceki yıla göre yüzde 37 oranında azalmış olması, dolayısıyla da bunlarda da aydınlatma oranının yüzde 85'lere ulaşmış olması önemli.

Tabii ki en önemli problemlerimizden diğer bir tanesi ruhsatsız silah taşınması. Yani 90 binin üzerinde silah ele geçirmişsiniz 99 bin kişiyi de bununla ilgili işlemlere tabi tutmuşsunuz.

Tabii, diğer taraftan, olay yerine müdahale çok önemli Sayın Bakanım yani polisi çağırdım ben ama polis yarım saat sonra gelirse tabii vatandaş mağdur olur. Vakaların yüzde 37'sinde altı dakikada ulaşıyorsunuz; bu, gerçekten de gurur verici. Diğer taraftan da yaka kamerasını hem polisin vatandaşa karşı daha nazik davranmasını hem vatandaşın hakkını hem de polisin hakkını, hukukunu koruması açısından ben çok önemli görüyorum. Tüm polislerimizde olmasını arzu ediyoruz.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - İstanbul'da kimlik bile yok ya! Orada kimlik bile yok, kimlik!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Tabii ki bu kadar güzel şeyler var ve bir diğer taraftan, tabii, CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı üç gün önce bir video yayınladı. Oğuz Kaan Salıcı bu videoda diyor ki: "Türkiye, Küresel Organize Suç Endeksi'nde 193 ülke arasında 10'uncu sırada, göçmen kaçakçılığında 10'uncu sırada, eroin ticaretinde 11'inci sırada, finansal suçlarda 12'nci sırada." Aynı zamanda bir sürü şey sayıyor: "Organize Suç Endeksi'nde dünyada 10'uncu sıradayız. Türkiye, suçta devlet bağlantılı aktörler açısından en riskli 12'nci sırada ve Türkiye, mafyanın, çetenin gücü ve yaygınlığı açısından 16'ncı sırada." Bizi hangi ülkeler sınıfına koyuyor arkadaşlar? Eritre, Lübnan, Mozambik, Kamboçya, Malta, Afrika, Kenya, Kosta Rika ve Venezuela gibi, Sudan gibi ülkeler arasına koyuyor.

MURAT ÇAN (Samsun) - Siz koyuyorsunuz oraya Türkiye'yi, siz!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Peki, bu arkadaşımız, bu milletvekilimiz bunu neye dayandırıyor? Tabii, bunu bir veriye dayandırıyor kendine göre.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Genel Merkezinin hazırladığı veriye.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Dolayısıyla da bunu tabii ki "The Global Initiative Against Transnational Organized Crime" yani "Uluslararası Organize Suçlara Karşı Küresel Girişim" diye bir dergiye. Peki, bu dergi veri kaynaklarını şeffaf alıyor mu? Hayır, almıyor. Diğer taraftan, kullanılan ölçütler bilimsel ve karşılanabilir mi? Değil.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Hepsi doğru, hepsi.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Diğer taraftan, ülkenin suç çevrelerini yani mahkeme, kolluk, operasyonları istatistik verisine yani somut verilere dayandırıyor mu? Dayandırmıyor.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Örneklerini verdim ben, demin verdim örneklerini.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Peki, neye dayandırıyor? Soyut yorum ve algıya dayandırıyor. En önemlisi de ne arkadaşlar, biliyor musunuz; bu yazıyı kim yazmış arkadaşlar, kim yazmış bu yazıyı? Geriye dönüp bakıyorsunuz, bu yazıyı yazan FETÖ'den dolayı atılmış eski Emniyet Müdürü Mahmut Cengiz yazmış arkadaşlar.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hiç utanmıyorsunuz değil mi?

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Hayır, hayır; İsviçre'deki örgüt de değil!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Arkadaşlar, şimdi şöyle bir şey yani arkadaşlar, bu ülke hepimizin ya! Böyle bir şey olabilir mi?

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hiç yüzün kızarmıyor.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Yani adam ülkemizi kötülemek için kafadan bir şeyler yazıyor, siz de bunu kaynak olarak kullanıyorsunuz ve bunu gençlerin arasında yayıyorsunuz, gençlerin arasında yayıyorsunuz.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Uluslararası bir kuruluş orası, herkes yazar.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Mahmut Cengiz'i kim atadı, Mahmut Cengiz'i kim atadı; hangi bakan atadı?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - İnsan bir kere utanır abi, utanır, utanır, utanır! Bunu kaynak göstermeye utanır!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Utanmıyorsunuz değil mi!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Yahu, hani FETÖ'yle sizin ilişkiniz yoktu, hani o ilişkiniz yoktu?

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Mahmut Cengiz'i kim atadı, kim atamıştı Mahmut Cengiz'i?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Demek ki...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Mahmut Cengiz'i kim atamıştı, hangi bakan atamıştı, söyle!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Hani ilişkiniz yoktu? Siz onları geçin, o geçen geçti.

MEHMET SALİH UZUN (İzmir) - Kimin olduğu belli!

VELİ AĞBABA (Malatya) - Hiç utanmıyorsunuz değil mi?

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Allah aşkına söyle, Mahmut Cengiz'i atayanı söyle! Mahmut Cengiz'i Veli Ağbaba mı atamıştı bakan olarak(!)

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ülkenize zarar vermeyin arkadaşlar, ülkenize zarar vermeyin, ülkenize! Bu ülke hepimizin!

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Mahmut Cengiz atandığında İçişleri Bakanı Veli Ağbaba mıydı(!)

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Gerçekten de AK PARTİ iktidarlarında Emniyetin suçlarla müdahalede, organize suçlarla müdahalede ve güvenlik güçlerinin başarısı yadsınamaz arkadaşlar, yadsınamaz!

ORHAN YEGİN (Ankara) - Veli Ağbaba mahcup oluyor!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Bugün siz diyelim ki Tunceli'de Munzur Çayı'na girebiliyorsanız, Hakkâri'nin Yüksekovası'nda gece saat 24.00'te gezebiliyorsanız bu, AK PARTİ'nin sayesinde ve sayın güvenlik güçlerimizin sayesinde arkadaşlar.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Vay, vay, vay!

ÇİÇEK OTLU (İstanbul) - Biz hep gezebiliyoruz Yüksekova'da.

ONUR DÜŞÜNMEZ (Hakkâri) - Ya, millet gece sokakta dolaşamıyor, sen ne anlatıyorsun!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Dolayısıyla da kendi ülkenizi...

(Gürültüler)

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Kendi ülkenizi kötülemeyin arkadaşlar, kendi ülkenizi.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Her şey sizin döneminizde bulundu, traktörü de buldunuz(!)

(Gürültüler)

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Yazık, yazık! İnsanlar size milletvekili olarak değer veriyor, sizin kaynaklarınızı nereden aldığınızı bilmiyor, bunları gerçek zannediyor arkadaşlar.

(Gürültüler)

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Sayın milletvekilleri, lütfen...

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Bunlar AK PARTİ'nin sayesinde mi oldu? Devletin polisinin, jandarmasının sayesinde bunlar. Ne oluyor ya, hayret bir şey ya!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Dolayısıyla da ülkemize sahip çıkalım. Ben tabii ki şimdiye kadar bu uğurda şahadet şerbetini içmiş tüm şehitlerimize, emniyet güçlerimize, jandarmamıza, askerlerimize, şehit olanlara Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize de sağlıklı ömürler, şifalar diliyorum.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Terör örgütleri affediliyor, affediliyor! Yakında FETÖ de affedilecek.

PKK ile FETÖ'nün farkı ne Sayın Güneş, PKK ile FETÖ'nün farkı ne?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Sayın Bakanım, burada bir tek şeyi belirtmek istiyorum; gerçekten de AFAD'ımız inanılmaz derecede hızlı ve vatandaşın lehine çalışıyor. Sadece bir şey var...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Vay, maşallah(!)

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Değerli kardeşim, sen Maraş Milletvekilisin, eğer bu Maraş'ta olan deprem bir başka ülkede olsaydı bunun enkazını kaldıramazlardı şimdiye kadar. 350 bin konut vermişiz. Siz gidin...

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Ya, deme öyle ya!

ÇİÇEK OTLU (İstanbul) - Ya, Rusya'da deprem oldu, hiçbir şey olmadı! Ne diyorsun ya!

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Ya, bir hafta yoktu, yoktu, yoktu, bir hafta yoktu devlet ya!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Dolayısıyla da Sayın Bakanım, ben şunu iletmek isterim: Yahu, hayatında hiçbir işlem yapmamış insanların bundan bahsetmesinin bir önemi yok arkadaşlar. İşte belediyeler, siz de orada kendinizi gösterin.

MAHMUT DİNDAR (Van) - Peki, o binalara ruhsat veren kimdi, ruhsat? Ruhsat veren belediyeler kimindi?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - "Biz de bu kadar konut yapıyoruz, bu kadar hizmet yapıyoruz". deyin, biz de sizi dinleyelim; sadece eleştiriyorsunuz!

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Bir hafta, bir hafta AFAD yoktu, yoktu.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ya, ben Pazarcık'taydım kardeşim, ben Pazarcık'taydım, Pazarcık'ta; tamam mı?

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Tamam. Devlet var mıydı ilk bir hafta?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Pazarcık'ta insanlarla on beş gün kaldım ve dolayısıyla da nasıl işlem yapıldığını, nasıl yardım yapıldığını ve kısa sürede enkazların nasıl kaldırıldığını, insanları kurtarmada ne kadar etkin olduğunu...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Vicdanın rahat mı bunu söylerken ya? Yapma ya, Allah aşkına yapma ya! İlk bir hafta yoktu!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - ...bu kadar büyüklüğe rağmen nasıl devletin etkin olduğunu gördüm. Devletinize zarar vermeyin arkadaşlar.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Devletle ne alakası var ya! Siz, hükûmeti devlet mi zannediyorsunuz ya?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Devletinize zarar vermeyiniz.

Dolayısıyla da, Sayın Bakanım, ben şunu ifade etmek istiyorum...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Hükûmet ayrı, devlet ayrı ya! Yapma ya! Devlet babanızın malı mı ya! Hayret ya!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Bu arkadaşları ben kendi düşünceleriyle baş başa bırakıyorum...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Yazıklar olsun size!

ÇİÇEK OTLU (İstanbul) - Sanki iletişim bakanı konuşuyor!

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Cumhurbaşkanı söyledi, "İlk bir hafta yoktu." dedi, özür diledi ya Cumhurbaşkanı, okuyacağım birazdan. Böyle bir şey var mı ya?

ORHAN YEGİN (Ankara) - Çok büyüktü afet.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - AFAD, bir yerde herhangi bir afet olduğu zaman diyor ki: "Burada yüzde 10'u geçerse yıkım veya yakılan yer, devlet, bu evleri ben yaparım." diyor. "Diyelim ki 100 haneli bir yerde 11 tane yanarsa ben bunu yaparım." diyor ama 9 tane yanarsa diyor ki "Ben belli bir miktarda para veririm, vatandaş yapsın." Bu gibi durumlarda da vatandaş mağdur oluyor. Bunların gözden geçirilmesi gerektiğini ben düşünüyorum.

2026 bütçenizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.