| Komisyon Adı | : | (10/434,2104,2716,2717,2718,2719) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 10 .12.2025 |
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Teşekkür ederim Sayın Bakanım.
Sunumlarınız için teşekkür ederim.
TRT yetkililerine sormak isterim: Sundunuz mu veyahut da ben mi kaçırdım? Bu, önemli gibi geliyor bana. "Programlara oranlarsak yüzde kaç oranında engelsiz program var?" diye sormak isterim yani toplumdaki engelli oranıyla uyumlu olsa iyi olur, "En azından bir yüzde 10 oranında engelsiz program içeriği var mı?" diye soruyorum.
Bir de RTÜK yetkilisi, -Yanlış mı anladım?- bazı kurallara uymayan televizyon kanallarına ceza gibi sanki, "Engelli mevzuatına uygun davranın." diye, "Müeyyideler getiriliyor." diye anladım, yanlış anlamışsam düzeltin; bu, biraz soru işareti taşıyor sanki.
Yine, Eğitim Reformu Girişimi'nin söylediklerini önemsiyorum. Sahadan bence önemli veriler ve eleştiriler var. "Okullaşmayı dolayısıyla özel eğitim ihtiyacı olan kaç çocuğun dışarıda kaldığını ya da kalmadığını bilemiyoruz?" diyor; bu, önemli bir iddia, bunu Komisyonumuz da gündemine almalı diye düşünüyorum.
Yine, yaş büyüdükçe kız ve oğlan öğrenciler arasındaki sayısal fark azalıyor. Kız öğrencilerin dezavantajlı olma durumunun altı çiziliyor. "2024-25 yılı itibarıyla okul öncesi eğitim, tipik gelişim gösteren çocuklar için hâlâ zorunlu eğitim kapsamında değil." diye bir eleştiri getirmişler; bunu da önemsiyorum.
Yine, son olarak: Okul öncesi kademesindeki öğrenci sayısının ayrıştırılmış özel eğitim ana okulları yoluyla değil, kaynaştırma eğitimine verilen destekle artırılması önerisinde bulunmuşlar; bu, önemli. Aslında, bu bir mantalite meselesi yani engellileri böyle hep ayırarak, farklı bir ortamda görerek mi engelli bireylerin sorunlarını gidereceğiz yoksa toplum içinde onları daha çok var ederek mi gidereceğiz? Bu öneriye de katılıyorum yani Komisyonumuzun da değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. "Gölge öğretmen gibi kaynaştırma sınıfı uygulamalarının güçlendirilmesi." demişler, katılıyorum.
Yine, özel eğitim öğrencilerinin eğitimlerine en az sınırlandırılmış eğitim ortamlarında devam etmeleri için gereken donanım ve destek hizmetinin sağlanması da önemli ve engelli çocukların da söz sahibi olması konusunda önerilerde bulunmuşlar. Bence Komisyonumuz bunları dikkate almalı diye düşünüyorum.
Bir iki de bize gelen önemli başvuruyu söylemek isterim: Çünkü engelliler vahim, bazı acil sorunlarıyla ilgili bize başvuruyorlar. Mesela bir engelli kardeşimiz "Yüzde 97 engelliyim ve SGK'de bez ödemesi, aylık ödemesi çok düşük, 690 lira yatıyor, bununla bir paket bile alamıyoruz ve zamlar yetersiz." diyor. Bir başkası da yine derneğimizin önerisini destekliyor, bir engelli vatandaşımızın görüşü: "Çocuklarımıza rehabilitasyonda verilen ders saatlerinin artmasını istiyoruz, bir de engelli çocuklarına bakan annelere emeklilik hakkının verilmesini istiyoruz." diyor. Son olarak da gerçekten üzücü bir başvuru, bunu araştırmak da gerektiğini düşünüyorum. 2008'den bu yana MS hastası olan bir vatandaşın başvurusu geldi, "Ferhat Erkan" diye. MS hastalığı çok vahim bir hastalıktır, çok ağır bir hastalıktır, bir hekim olarak bilirim ve çok çok önemserim. "Son beş yıldır da yürüyemiyorum, parmaklarımla hassas işler yapamıyorum ve yaklaşık iki yıl kadar önce altı ay süründürülüp malulen emekli olmuştum, maaşım hiçbir bilgi verilmeden kesildi, meğer süreli rapor verilmiş; bu, kabul edilemez bir durum. Şu anda ikinci hastane süreci devam ediyor, tedavi alamıyorum." diye çok önemli bir ilacını kullanamadığını söylüyor. Gerçekten, bunlar -"Ocrevus"- çok nadir vakalarda ve çok önemli bir ilaç olarak kullanılıyor; bunlar da bize gelen şikâyetler. Ben iletişimini de Komisyonumuza vermek isterim, en azından Komisyonumuz bu ağır hasta vatandaşımızın sorununu giderme konusunda bir adım atsın.
Teşekkür ediyorum.