| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | Kamu Denetçiliği Kurumu 2015 yılı Faaliyet Raporu hakkında hazırlanan alt komisyon raporunun üzerindeki görüşmeler |
| Dönemi | : | 26 |
| Yasama Yılı | : | 1 |
| Tarih | : | 06 .04.2016 |
ŞENAL SARIHAN (Ankara) - Çok teşekkür ederim.
Değerli Başkan, sevgili arkadaşlar; ben de öncelikle hem Alt Komisyon Başkanımıza hem de alt komisyonda birlikte çalıştığımız arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum. Son derece uyumlu bir çalışma olduğu düşüncesindeyim. Elbette farklı fikirler taşıdık ama bu fikirlerimizi rahatça birbirimize ifade ettik. Bu anlamda teşekkürlerimi sunmak isterim. Benim için ayrıca arkadaşları tanımak yönünden de bir olanak yarattı. Bu da çok değerli.
Bu sebeple, raporun geneli hakkında, esas olarak, hepimizin ortak düşüncelerini ifade ediyor ama Değerli Başkanın da ifade ettikleri gibi birkaç noktada ayrışmamız oldu. O noktaları bilginize sunmak isterim.
Resen hareket etme konusunda, kimi durumlar için, her durum için değil ama kimi durumlar için, resen hareket hakkının bir olanak yaratacağı ve hak arama yolu olarak da bir hakkın kullanımında aracılık yapacağı düşüncesindeydim şahsen ben. Şu anda Burcu Hanım burada mı bilmiyorum, Burcu arkadaşımız da aynı düşüncelere katıldı.
Şimdi, Değerli Başkanım bir avukat taktiğiyle şöyle ifade etti bu resen çalışmayı; "durumdan vazife çıkarmak, alan genişletmek" diye ifade ettiler. Oysa hiç bu cümleleri kullanmadık, kastımız bu da değil, yani "resen çalışmak" bu anlama da gelmez bildiğim kadarıyla. Kimi olaylar vardır, kimi somut olaylar vardır, o konuda herhangi bir başvuru yapma olanağı olmayabilir.
Dün, anımsayacaksınız, Mecliste olan arkadaşlarımız varsa, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı üzerinde konuşurken resen hareket etmenin... Örneğin 18 yaş altı çocuklarla ilgili olarak ancak veli ya da vasinin oluruyla, açık rızasıyla, ancak yapılabileceği konusunda bir düzenleme vardı. Bence bu çok öğreticiydi ve hemen değişti. Daha önce görüşmüş olduğumuz bir maddeydi bu madde, görüştüğümüz madde ve kabul görmüş bir maddeydi; geri dönüldü ve düzeltme yapıldı. Neden?
Dünün iki ilginç örneği vardı, bugün benim kendimi anlatmamda da yararlı olacak diye düşünüyorum. Beni bağışlayın, yani haberler olarak ortada, burada bir daha acı ve tatsız bir olay... Anımsayacaksınız, haberlerde 3 yaşında bir çocuğa cinsel saldırı vardı ve çocuk dün vefat etti bağırsakları falan bölünmüş vaziyette. Sevgilisinin ya da eşinin isteği üzerine kadının buna rıza gösterdiği bilgisi vardı haberlerde. Diğer bir haber ise 8 yaşındaki bir çocuğa, yine birlikte yaşadığı adamın onunla cinsel ilişki kurmasına izin veren bir kadın vardı.
Şimdi, bunlarla ilgili başvuru... Elbette ki bu bir adli vakadır aynı zamanda ama toplumsal da bir olaydır ve bu olayın su yüzüne çıkması, tartışılması konusunda her zaman bir yakınma, bir şikâyet beklememiz bizim önümüzü açmayabilir ve kurumun o ulusal koruma mekanizması görevini yerine getirmeyebilir. O nedenle en azından kimi olaylar yönünden resen başvurunun, toplumsal olaylar yönünden... Varsayalım ki bir şeyde, bir yangında bütün bir aile öldü gitti, bunları takip edebilecek, bunlarla ilgili, bu olayın arkasının soruşturulması konusunda başvuracak kimse olmayabilir. Böylesi durumlar için ombudsmanın resen başvurmasının yararlı olduğu inancındayım. Bunu sizinle paylaşmak istedim.
Diğeri, "Kurumun iç işleyişine müdahale niteliği taşıyan durumlar vardı." diye belirledi arkadaşımız. Bildiğim kadarıyla bir tek Ziraat Bankası olayında bu gündeme geldi, değil mi? Çok yaygın bir durum değil. Aslında kurumlarla Kamu Denetçiliği uyumlu çalışmış, yerine getirmeye gayret etmişler ama Ziraat Bankası olayı biraz daha politik bir olay olduğu için orada bir anlaşmazlık ortaya çıkmış. Bunun çok yaygın olmadığı inancındayım. Kimi hâllerde de karşılıklı anlaşarak, yasal konuda -özellikle hukukçuların çözebileceği bir konu tabii bu tür konular- iş çözülebilir düşüncesindeyim. Tavsiye kararlarına uymayanlara resen dava açma konusundaki görüşü ben desteklememiştim zaten çünkü dava açma hakkı var, o sebeple yeniden... Ama arkadaşımız Burcu Hanım yoklar sanıyorum, yani o kendisi ifade edebilirdi. Tavsiye kararlarına uymayanlara karşı resen davanın kurum tarafından açılmasıydı öneri, değil mi? Doğru anlıyorum?
İSMAİL BİLEN (Manisa) - Evet.
ŞENAL SARIHAN (Ankara) - Yani bu şahsa bağlı bir haktır. O yüzden kurumun bu konuda herhangi bir girişimde bulunması zaten hukuki olmayan bir yolun zorlanması olur inancındayım. Bunları kurulumuzla paylaşmak istedim.