| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | Kamu Denetçiliği Kurumu 2023 Yılı Yıllık Raporu'na ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 08 .02.2024 |
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Teşekkür ediyorum Değerli Başkanım.
Değerli milletvekili arkadaşlar, değerli Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanı ve denetçi arkadaşlarımız, basın mensupları; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Öncelikle, raporun yazılmasında emeği geçen tüm arkadaşların emeklerine, yüreklerine sağlık. Gerçekten teferruatlı, ayrıntılı bir rapor. Evet, imkânlar dâhilinde inceleme fırsatı buldum. Değerli Ombudsmanımız, Başdenetçimiz, sizden istirham ediyorum: Sayfa 35'te, Türkiye'de değişik illerde halkla buluşmaları gerçekleştirmişsiniz ama Şanlıurfa'yla ilgili bir ziyaretinizi burada ben göremedim, iller sayılmış ama Şanlıurfa'yı burada göremedim. 2024 için eğer programa Şanlıurfa'yı da alırsanız sevinirim çünkü şu anda Kamu Denetçiliği Kurumuna Şanlıurfa'yla ilgili çok başvurularımız var. Halkın en azından bu hak arama kültürünün gelişmesi açısından bir katkının olması amacıyla bunu söylüyorum.
Raporu özetleyecek olursak: Evet, bahsettiğiniz gibi, Kuruma başvurunun ücretsiz olması, yargı makamlarında davaların uzun süre devam etmesi ve Kurumunuza müracaatın, erişimin ve prosedürün rahat olması, herhangi bir gecikmenin olmaması açısından gün geçtikçe gerçekten Kuruma olan ihtiyacın ve başvuruların arttığını görüyoruz biz hem raporlarda hem çalışmalarınızda.
İki; kurumla ilgili başvuruda fazla sayının olması... Bir, yaş şartı aranmıyor, herhangi bir başvuru şartı vesairesi sadece işte hak ihlali vesairesi; anlamında söyleniyor ve aynı zamanda bu, başvuruyu arttırıyor tabii ki. Kurum, uyuşmazlıkların çözümünde, yargının uzaması, harçların yüksek olması nedeniyle âdeta bir alternatif oluşturmuş durumda. Burada tabii, kısa ve barışçıl olması amacıyla bunlar da yerine getiriliyor yani idarenin uyma oranı yüksek ama bu bahsettiğiniz ara buluculuk şeklindeki dostane çözümle ilgili, eğer uymuyorsa idare, size başvurularla ilgili vatandaş geri dönüş yapar ama bunlarla ilgili de bence yasada bir boşluk var. Gerçi yasada yoktu, Kurumun kendiliğinden geliştirdiği bir teamül oldu, iyi bir teamül ama. Bunun da dostane çözümle ilgili sonucunun ne olduğu hususunu da bence sormakta fayda var çünkü dostane çözüm kararından sonra vatandaş "Ondan sonrası ne olacak?" diyor. Kurum yerine getirmeyince bir gelişme olmuyor, "Bunun en güzel örneği ne?" derseniz de size benim Şanlıurfa'daki Eyyübiye Mahallesi'nde Büyükşehir Belediyesinin kurduğu çöp deposuyla ilgili 50 bin insanın etkilendiği bir alanda dostane çözüm yolunu... İdare dedi ki: "Biz yapacağız." Ama yapmadılar, vatandaşların mağduriyeti aynen devam ediyor. İkinci bir şekilde Kurumunuza başvurup da aynı konuyu temcit pilavı gibi sürekli önünüze getirmek de istemedim. Bence o alanda da bir boşluk var, o boşluğu da artık... Değerli Başkan da bahsetti, işte resen hareket etme yetkisi; onunla ilgili kanun teklifini ben vekil olduğum dönemde yani Kamu Denetçiliği Kurumu kurulduğu günden itibaren hep verdim, her dönem de yeniliyorum ama Değerli Başkanım, bir türlü bir adım ileri gidemiyoruz. Yani muhalefet partisi milletvekili olarak ben bu kanun teklifini verdiğim için yapmıyorsanız da ben geri çekeyim, siz verin. Hiç olmazsa gerçekten bu güzide Kurumumuzun ve idarenin hukuka olan bağlılığının gerçekleşmesi açısından iyi bir adım olur.
Bununla birlikte raporda şu hususlar var başvurularla ilgili: Yani raporda dikkati çeken hususlardan bir tanesi sokaklardaki sahipsiz ve tehlike arz eden köpeklere yönelik gerekli tedbirlerin alınmasıyla ilgili sayfa 477'deki açıklamalarınızla ilgili. Maalesef, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile Şanlıurfa Valiliği karar almıyor, tedbir almıyor. Bu konuyla ilgili tüm diğer iller nasıl tedbirleri alıyorsa aynı tedbirleri alması gerekir.
Size yönelik olan başvurularımızla ilgili şunu söyleyeyim: Evet, bugüne kadar yargının çözemediği veya çözmekte geciktiği veya cesaret edemediği bazı konularda cesaretli bir şekilde, hukuk içerisinde kalarak verdiğiniz -kutluyorum ben- çok kararlar oldu yani geçmişte. İşte bu Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı'na polisin çember yapması nedeniyle insanlar orada bekleyemiyordu, edemiyordu; Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurdum, onu kaldırdı yani bu, bence devrim gibi bir karardı; kutluyorum. Hatta baroların Ankara'ya yürüyüşüyle ilgili, Ankara'ya girişini engellemişlerdi; başvurdum, o girişin yasaklama kararını da kaldırdı; bunlar yenilikçi, devrim gibi kararlar.
Şimdi, yine aynı şekilde, Türkiye'de 2020 yılından bugüne kadar bilirkişilik temel eğitimlerinin planlamasıyla ilgili bir eğitim yapmıyor Adalet Bakanlığı. Size başvuruda bulunduk, sizden istirham ediyorum, bu başvurumuz bekliyor, bu konuyla ilgili de hızlı bir vaziyette eğer karar verilebilirse çok mutlu olurum.
Aynı şekilde, Şanlıurfa GAP Havalimanı'yla ilgili... Mesela Diyarbakır'da, Gaziantep'te, Van'da -biz büyükşehirleriz- bu büyükşehirlerin çoğunda İzmir'e, Antalya'ya, İstanbul'a, Ankara'ya ve Kıbrıs'a direkt uçuşlar olduğu hâlde, idare maalesef Şanlıurfa'yla ilgili bu düzenlemeyi yapmıyor, Şanlıurfalılar mağdur. Hukuki eşitlik istiyoruz, adil bir uygulama istiyoruz ve bunlar da sizin Kurumunuzun yetkisinde. Bu başvurumuzun da bir an önce incelemeye alınmasını istirham ediyoruz.
Yine, aynı şekilde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde -evet, kanunun 4'üncü maddesinde istisnalar var ama- idari işlemlerle ilgili bence her türlü idari işlem sizin yetkinizdedir. Biz burada -yasama faaliyeti değil- bakanlıklara vermiş olduğumuz yazılı soru önergelerine süresinde cevap verilmediği için bunun hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Kurumunuza başvurduk, bununla ilgili hâlen bir karar verilmedi, bu konuda da bir an önce karar verilmesini istirham ediyorum.
Şanlıurfa Millî Eğitim Müdürlüğü geçmişte -yani bir siyasi polemik anlamında söylemiyorum, AK PARTİ'li arkadaşlar eğer öyle algılayacaklarsa şimdiden, peşinen kendilerinden de özür diliyorum- bu Ensar Vakfı Karaman'la ilgili -olaya artık onun dâhiliyetini yargı bilir, ben bilemem- İl Millî Eğitim Müdürlüğü, sosyal medyadaki yoğun eleştiriler nedeniyle, Türkiye Cumhuriyeti devletinin Şanlıurfa Millî Eğitim Müdürlüğünün resmî Twitter sayfasını kapattı, yoruma kapattı. Böyle bir hakkı, yetkisi yok. Olmadığı için ben Kurumunuza başvurdum, bununla ilgili dostane çözüm kararını verdiniz; evet, açtılar şimdi onu. Yani, bu anlamda bu tür kararları da bence... Yani bu şekildeki kamu kurumlarının... Çünkü sosyal medya, maalesef, hem Türkiye'de hem dünyada revaçta olan bir şey. Yani, bakıyorsunuz, kurumlarımızın çoğu kurumun resmî sayfasını kapatıyor. Bence bu sosyal medyadaki her türlü yorumun âdeta Anayasa'nın 74'üncü maddesindeki dilekçe hakkı gibi geniş yorumlanması lazım. Sen vatandaşın dilekçe hakkını kamu kurumuna vermeyi engellersin çünkü sosyal medyada ben kendim altına attığım mesajlarla yapıcı, eğitici çok şey öğreniyorum, kapıyorum. En azından bana, kendime...
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Evet.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Hemen bitireceğim, az kaldı.
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Gereğini yapmışlar.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Özür diliyorum.
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Estağfurullah.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Burada Sosyal Güvenlik Kurumuyla ilgili bir tavsiye kararını verdiniz, bu emekli maaşlarıyla ilgili. Kişinin Emekli Sandığına borcu varsa, maalesef, orada kendisine şey verilmiyor -adını söyleyin siz- maaş promosyonunu vermiyor. "Senin borcun var." Yani yokluğun gözü kör olsun, oradaki Sosyal Güvenlik Kurumuna borçlu olan vatandaş Türkiye'deki ve dünyadaki ekonomik sıkıntılar nedeniyle borcunu ödeyemiyorsa, borcu varsa bu vatandaşa promosyon ücretini niye vermiyorsunuz? Maalesef, burada bir türlü bir adım atılamadı Değerli Başkanım.
Dicle Elektrik Dağıtımla ilgili... Efendim, bu ne yapıyor? Biz arkadaşlarımızla birlikte aynı köyde oturuyoruz. Ben elektrik borcunu ödemedim, ödeyemedim, gelip benimkini kesin. Ağabeyim ödeyemedi, gelip onunkini kesin. Değerli kardeşim ödeyemedi, onunkini kesin. Biz aynı köyde oturuyoruz, hepimizinkini birden kesiyorlar. Siz bununla ilgili "Mahmut Tanal'ın menfaati yoktur burada." diyorsunuz. Ben Şanlıurfa'nın milletvekiliyim. Şanlıurfa'daki vatandaşın aydınlanmasından da susuz kalmasından da yolundan da vesaire... Anayasa'nın 81'inci maddesi diyor ki: "Bir kesimin vekili değil, her kesimin vekilidir."
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Yalnız bu tür uygulamalar öyle değildir.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Değil ağabey, işte, bakın ben size...
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Şahıs kimse onunki kesilir.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Evet, maalesef, öyle.
Ben çok özür dilerim. Şimdi, yani, ben, bunu değerli Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanı üstadımdan... Yani, mesela, Sayın Malkoç Bey'in hemen sağında oturan kamu denetçisi üstadımız, geçmişte AK PARTİ'de milletvekili, hukukçu arkadaşımız, Şanlıurfa Milletvekiliydi. Hâlen uygulama o şekilde, buyurun, kendisine sorun; bu yazık, günah. Ben buna başvuruda bulundum, yani bununla ilgili bir incelenemezlik kararı veriliyor.
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Peki, bunu da...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Bu yanlış. Niçin? Benim menfaatim yok. Ben Anayasa'dan bu hükmü alıyorum. Ben Şanlıurfa'nın temsilcisiyim, yani ben orada her partinin temsilcisiyim, diğer arkadaşlar bu görevi yapmıyor diye Şanlıurfalıların bir mahallesinde 10 kişi elektrik borcunu ödememişse sen hepsini komple kesemezsin. Toplu cezalandırma İslam hukukuna da aykırı, pozitif hukuka da aykırı, Hristiyan hukukuna da aykırı.
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Mahmut Bey, bu konu anlaşıldı, bu anlaşıldı.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Bitiriyorum, bitiriyorum Başkanım, özür dilerim sabrınız için.
Şimdi, gelelim, yine aynı şekilde bizim raporumuzun son sayfalarında bulunan hedefler ve beklentilerimizle ilgili...
Ya değerli arkadaşlar, bu Kurumu -yani açıkça söyleyeyim- ben sizden daha iyi savunuyorum. Niye? Çünkü Türkiye'de adaletin, hukukun, demokrasinin yerleşmesi için, özgürlüklerin egemen olması için çalışıyorlar.
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Evet.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Bu anlamda bir, bütçeleri eksik; iki, personelleri eksik yani o kıt kaynaklarla bu ihtiyaçları karşılamaya çalışıyorlar.
Şimdi, bu beklenti ve önerilerle ilgili neler yapılması lazım? Bir, Kamu Denetçiliği Kurumuyla ilgili, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, süreleri bittikten sonra direktman bir kadroya atanması lazım, alınması lazım. Hangi kadrodan gelmişse ya oraya veya şu andaki bu kadroya eş değer bir kadroya göndermeniz lazım; yani bu eksik. İki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm işlemleri Türk Silahlı Kuvvetlerinin iç işleyişi değil ki idari işlemler var, yetkisinin dâhilinde olması lazım. Çocuk haklarının iyileştirilmesi... Evet, çocuk ombudsmanımız var ama bu tek başına bir kamu denetçisi arkadaşımızla... Yetmiyor bu yani bunun biraz daha genişletilmesi lazım çocuk haklarıyla ilgili. Çevre için; dünyanın her tarafında var çevre ombudsmanı. Çevreyle ilgili, evet, yani sağlıklı bir çevrede yaşamak için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar ama yetmiyor, bütçe yetmiyor, personel yetmiyor. Bir çevre ombudsmanı resen hareket etmeli. Teklifi verdik, sizden istirham ediyorum. Dava açma yetkisi...
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Biraz daha...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Bitiriyorum, hemen hızlanıyorum, depara kalkıyorum.
Dava açma yetkisini biz niye vermiyoruz? Dava açma yetkisini verirsek yani gerçekten, hukuka aykırı davranan kurumlar, enselerinde olduğunu hissettikleri andan itibaren en azından hukuka aykırılıklar, keyfîlikler aza indirilmiş olur. Bu anlamda, menfaat ihlali... Yani, ben, şimdi şunu söyleyeyim Değerli Başkanım: Bazı başvurularımda Mahmut Tanal'ın, efendim, menfaat şartını aramıyorsunuz, bazılarında arıyorsunuz. Bizim hukukta -hukukçusunuz, iyi bir hukukçusunuz- yani, çelişkili davranma yasağı var. Siz burada çelişkili davranıyorsunuz. Çelişkili davranma yasağı ilkesini Mahmut Tanal'ın veya Mahmut Tanal gibi halk adına başvuran insanların... Ne olur yani böyle davranmayın. Yani, netice itibarıyla, ben kendi şahsi işim için bunu yapmıyorum ki. Yani, bu Anayasa'nın bana verdiği yetkileri kullanıyorum, âdeta bir vatandaş bize vekâlet verdiği zaman, o vekâletin kapsamında kalarak onun hak ve hukukunu savunmuyor muyuz? Buradaki tüm milletvekili arkadaşlarım, ayrım yapmaksızın, vatandaşın hakkını, hukukunu savunmak için buradadırlar zaten. E, benim de yaptığım bu.
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Sayın Tanal...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Bitiriyorum Başkanım, özür diliyorum.
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Güzel şeylerden bahsediyorsun da alt komisyonlarda da konuşacağız.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Bitiriyorum, bitiriyorum.
Şimdi, yeminle ilgili... Yasamızda insan haklarına bağlılık var, yemin metninde "insan haklarına bağlılık" ibaresi yok. Yani, burada Kamu Denetçiliği Kurumunda Ombudsmanın yeminine "insan hakları" ibaresinin eklenmesi lazım; kanun teklifinde bulunduk. Aynı zamanda, Kamu Denetçiliği Kurumu... Arkadaşlar ya, geçmişte milletvekilliği süresi dört yıllık değil miydi? Dört yıllıktı. Kamu Denetçiliği Kurumunun görev süresini dört yıllık yaptınız. Anayasa'yı değiştirip milletvekillerinin görev süresini beş yıl yaptınız, onlarınkini beş yıl yapmadınız. Kanun teklifi verin. Yapın bunu ya. Bu kadar zor bir şey mi? Yani bunun siyaseten bir mahzuru yok ki. Ha, "Bunu muhalefet verdi." E, muhalefet verdiyse biz bunu geri çekebiliriz, burada bir sıkıntı yok ama siz verin.
Gelelim, son cümleler, bitiyor.
OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Son cümlenizi alırsak...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Son cümleler, bitiyor.
Eski görevleri söyledik.
Değerli Başkanım, önemli bir eksiklik... Bu İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11'inci maddesi uyarınca vatandaşlara, hani süreye başvurdukları zaman "Yok, bu olmuyor." vesaire. Bir de 17/4'ün uygulaması var, orada süreleri kesmiyor, sulh ceza hâkiminin görevli olduğu idari para cezalarıyla ilgili yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin görevler şey dışı deniliyor. Orada vatandaşın hak mağduriyeti var. O hak mağduriyetinin yaşanmaması için yine bir kanun teklifi, kanun değişikliği gerekiyor. O kanun teklifini de verdik Değerli Başkanım, Mecliste bekliyor. Yani benim verdiğim bu kanun teklifleri gerçekten idarenin iyi işlemesi için verilen tekliflerdir. Bunun da nazara alınmasını talep ediyorum.
Fazla uzattım, kusura bakmayın, özür dilerim. Yani, nasıl Kamu Denetçiliği Kurumu hukukun gelişmesine hizmet ediyorsa ben de bunun biraz daha gelişmesi için hizmete yönelik açıklamalarda bulundum.
Teşekkür ederim, saygılarımı sunarım.