KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum.

Öncelikle, ülkemizin köklü kuruluşlarından biri olan Karayolları gibi, Maden Tetkik Arama gibi, İller Bankası gibi son derece önemli, hafızası olan Devlet Su İşleri kurumu mensuplarına hoş geldiniz diyorum.

Devlet Su İşlerine, tabii, deprem bölgesinde yürüttüğü çalışmalar ve gösterdiği emekler için de ayrıca teşekkür ediyoruz. Çünkü bu düzenli ve planlı, afet durumlarında hemen organize olabilmek bu köklü kuruluş ve hafızası olan bir kuruluş olmanızdan da kaynaklanıyor elbette. Öncelikle teşekkürle başlayayım sonra sorularımı yönelteyim.

Şimdi, deprem etki alanı içerisinde Devlet Su İşleri kontrolünde olan işletmede ve uygulama aşamasında kaç baraj, gölet, kanal, HES ve benzeri gibi yapılar var? Bunların kaç tanesi ağır ve orta hasarlı yani baraj, gölet, kanal, HES gibi yapılardan ağır ve orta hasarlı olanları var mı? Bu, su yapılarıyla ilgili Devlet Su İşlerinin şu ana kadar yaptığı çalışmaları burada aktardınız gerçi ama buna ilişkin sayısal bilgi verirseniz memnun olurum. Fay hattı üzerinde su yapıları hangileridir ve bunların hasar durumu nedir? Örneğin, Malatya Erkenek Göleti üzerinde 3 metreye yakın atım olduğuna ilişkin bilgiler geliyor Malatya Erkenek Barajı üzerinde. Tüm Türkiye'de kaç baraj ve gölet doğrudan fay zonu üzerinde bulunuyor? Bunu sormak istiyorum. Yine, Iğdır Tuzluca'da Ünlendi Barajı direkt fay zonu üzerinde olduğu biliniyor, bu barajla ilgili ne tür çalışmalar ve iyileştirmeler yapıldı? Herhangi bir fay iyileştirme çalışması yapıldıysa bunun ne kadarı efektif veya herhangi bir çalışma yapıldı mı? Yaptıysanız bununla ilgili sonuçlar nelerdir? Yine, Devlet Su İşlerinin kontrolörlüğünü yaptığı ve özel şirketlerce yapılıp işletilen tüm Türkiye'deki HES'lerin kaçı fay zonu üzerindedir? Bu depremlerde kaçı hasar gördü? Varsa bunlarla ilgili bir prosedür işletilmekte midir ve ne tür çalışmalar yapılmıştır ya da yapmayı planlıyor musunuz bu çalışmaları? Depremlerde hasar alan tüm su yapılarıyla ilgili maddi zarar çalışması yapılmış mıdır? Eğer yapıldıysa ülkemizde ekonomik olarak ne kadarlık bir maddi külfet çıkacaktır buna ilişkin? Baraj ve göletlerin deprem sırasında su doluluk oranları biliniyor mu o esnada, o günkü su doluluk oranlarına ilişkin bilgi var mı? Araştırma ve gözlemlerimize göre baraj ve göletlerin hasar almamasında bu yapılardaki mevcut su doluluk oranlarının düşük seviyede olması, hasarların bundan kaynaklı olduğu ifade ediliyor. Buna ilişkin görüşleriniz nedir? Baraj ve göletler suyla dolu olsa yıkılma olasılığı, bir afete dönüşme olasılığı nedir, var mı böyle bir olasılık; bunu değerlendirdiniz mi? Hasarlı su yapılarıyla ilgili alelacele düzeltme ve durum kapatma işlemleri yapıldığı düşüncesi oluşuyor zaman zaman. Örnek verelim, Hatay Reyhanlı Barajı gövdesinde memba ve mansapta heyelan olduğu ve gövde üzerinde derin yarıkların oluştuğu biliniyordu. Geçen hafta yapılan ziyarette hiçbir bilimsel yaklaşım olmaksızın gövde üzerinin düzeltildiği ve ulaşım yolu olarak kullanılmasına izin verildiği gözlenmiştir. Bu durumun hem barajı hem de o yolu kullanan vatandaşlara zarar vermesi durumunda Devlet Su İşlerinin sorumluluğu nedir? Deprem bölgesinde Devlet Su İşleri binalarının durumu nedir? Hatay, Adıyaman, Maraş binalarının yıkık ve ağır hasarlı olduğunu biliyoruz. Yıkılmış ve ağır hasarlı Devlet Su İşleri binalarının yeni yerleşim yerleri nerelerdir, buna ilişkin bir tasarım yapıldı mı ve yeniden aynı yerlere mi yapılmaya çalışılıyor, aynı yere yapılıyorsa bunun gerekçesi nedir? Bu Devlet Su İşleri binalarıyla ilgili daha önceden depreme dayanıksız ve yıkılma tehlikesi olasılığı raporları olduğu ifade ediliyor. Bu zamana kadar bu binaların güçlendirme ya da yeniden inşa edilmesi neden yapılmadı diye sormak istiyorum. Yine, deprem sonucunda bölgede sulamada kullanılan baraj, gölet ve su kanalları hasar almış ve bölgede sulama sezonuna girilmiştir. Su kaynaklarımız sınırlıyken ve önceki hafta da Dünya Su Günü'nü idrak ettiğimiz bir süreci yaşarken su fakiri bir ülke olma arasına girmiş durumdayız şu anda ve yer altı suyunun önemi daha da önem kazanmışken Devlet Su İşleri Yeraltısuları Dairesi Başkanlığına bu alanda uzmanlık ve yetkinliği olan jeoloji ve hidrojeoloji mühendisi atanması gerekirken bir makine mühendisi tarafından yönetildiği ifade ediliyor. Buna ilişkin neden böyle meslek dışından birisi atanmıştır diye de sormak istiyorum.

Teşekkür ederim.