KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; herkesi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, şayet hani karşımızda iki ay sonra iktidarı teslim edecek yirmi bir yıllık bir iktidar olmasaydı bu teklifte önerilen düzenlemeleri bütçe olanakları ölçüsünde değerlendirir, eleştirimizi de o çerçevede yapardık fakat biliyoruz ki iktidarın bu teklifte yaptığı düzenlemelerin kısıdı bütçe olanakları değil, iktidarın işçinin, emeklinin alın terini, geçim şartlarını, geleceğini hiçe sayan anlayışıdır. O yüzden sonunda söyleyeceğimi başta söyleyeyim; bu teklif, seçim öncesi son çırpınıştır. Bu teklif, iktidarın giderayak yarattığı eşitsizliği derinleştirmek pahasına yapılan bir ayak oyunudur. Bu teklif, işçilerin iradelerini yok sayan, emeklilerinse yoksulluk çatısı altında birleşmelerine neden olan düzenlemelerin muhafaza edilmesidir. Sosyal devletin görevi, işçilere ve emekçilere yönelik politikaları yine onların sesine kulak vererek yaşama geçirmektir. Oysa bu teklif halkın taleplerine karşı üç maymunu oynayan, sandık önünde hesap gününün gelmeyeceğini zanneden, emeğin karşılığını hak değil sadaka olarak gören ucube tek adam rejiminin teklifidir. İşçilerin ve emeklilerin yoksullukta değil refahta, açlıkta değil adalette birleşeceği günler yakındır. Ayırdığınız yerden birleşiyor, birleştiğimiz yerden haykırıyoruz; az kaldı adaletin, eşitliğin, emeğin Türkiyesini kurmaya geliyoruz.

Değerli milletvekilleri, en düşük emekli aylıklarının 7.500 liraya çıkarıldığı iddiasıyla başlayalım. Öncelikle en düşük emekli aylığının 7.500 TL'ye çıkarılacağı iddiası doğru değildir, bu düzenleme de bir zam değildir. Emeklinin kendi kök aylıkları değişmiyor, 7.500 TL altında kalan emekli aylıkları hazine katsayısıyla 7.500 TL'ye tamamlanacak ve yapılan işlem 5510 sayılı Yasa'nın 119'uncu maddesine göre farkın hazine tarafından karşılanmasıdır. Kök aylıklar artırılmıyor. Burada da ince bir hesap yapılmış, bir AKP klasiğiyle yüz yüzeyiz. Emeklilerin kök aylıkları aynı kalacağı için normal zam dönemlerinde, ocak ve temmuz aylarında emekli aylıklarına 7.500 TL üzerinden değil kendi kök aylıkları üzerinden zam yapılacak. Örneğin, şu anda kök aylığı 5.000 TL olan bir emekli 500 TL hazine desteğiyle 5.500 TL aylık almakta, bu emekli yeni durumda 2.500 TL hazine desteğiyle 7.500 TL alacak ancak Temmuz 2023'te alacağı zam 5.000 TL üzerinden hesaplanacak. Örneğin, yüzde 20 zam alırsa kök aylığı 6.000 TL olacak. Bu kez hazine 1.500 TL'lik kısmı karşılayacak. Böylece emekliler kök aylıkları 7.500 TL oluncaya kadar yeni bir zam alamayacaklar; tuzak budur. Oysa aylıklar 7.500 TL olsaydı Temmuz 2023'te yüzde 20 zam olursa aylıklar 9.000 TL olacaktı. Öte yandan emekli aylıklarının 7.500 TL'ye tamamlanması sadece emeklilerin kendileri için geçerli olacak, hak sahipleri dul ve yetimler kendi hisseleri oranında fark alacak. Örneğin, emeklinin eşi yüzde 75 oranında ölüm aylığı alıyorsa, onun aylığı 7.500 TL değil, 5.625 TL'ye tamamlanacak.

Değerli milletvekilleri, iktidar sistemi düzeltmek yerine, emekli aylıklarında dipte eşitlik sağlamayı hedefliyor. Böylece dipteki emekli aylıklarında bir miktar iyileştirme yapılırken daha yukarıdaki emekli aylıklarını mengene gibi aşağı bastırıyorlar. Örneğin, Aralık 2022'de 3.500TL'ye tamamlanan emekli aylığı Nisan 2023'te 7.500 TL'ye tamamlanacak, en alttaki emeklinin dört aylık artışı yüzde 114 olacak. Böylece emekliler bölünmüş olacak, birbirlerine düşürülmüş olacak. Emekliler de şunu söylüyorlar ki -sabırsızlıkla sandığı bekliyor- bu ayrımcılığı da cezalandıracaklar. Biraz fazla aylık alan emekliler de dipte sefalet aylığında eşitlenmiş olacak. Daha fazla prim ödeyen veya uzun süre çalışmış olanlar daha düşük emekli aylığı alacak. Emekliler tıpkı asgari ücrette olduğu gibi dipte eşitlenecek. Yapılan artış 2.000 TL ve yüzde 36 olarak sunulsa da gerçek böyle değil. Emeklilerin bir bölümü 2.000 TL fark alırken bir bölümü daha az alacak, bir bölümü ise hiç fark alamayacak. Bütün emeklilere eşit oranlı bir zam ve kök aylıkları artırmak yerine daha düşük maliyetle emeklilerin bir bölümünün ağzına bir parmak bal çalınıyor. Neden tüm emekli aylıklarına normal zam yapmak yerine böyle dolambaçlı bir yama yapılıyor? Öncelikle bu artış yönteminin maliyeti daha az ve aslında günü kurtarıp uzun vadede artış getirmiyor. Herkese daha düşük oranlı cüzi bir zam yerine emeklilerin bir bölümüne daha yüksek zam yapılıyor, böyle düşük aylıklı emeklilerin oyları hedefleniyor; asıl plan bu.

AKP'li yetkililerin açıklamalarına göre emeklilerin yaklaşık yüzde 60'ı 8.000 TL altında aylık alıyor. 8.506 TL olan asgari ücret altında aylık alan emeklilerin oranı yüzde 65, yüzde 70 oranında olabilir; bu, korkunç bir durumdur. En düşük emekli aylığının 7.500 TL'ye tamamlanması daha düşük emekliler için kısmi bir ferahlama sağlasa da 7 milyona yakın emekli sıfır çekecek, aylıkları dibe doğru yuvarlanacak.

Değerli milletvekilleri, Genel Başkanımızın gündeme getirdiği ve yine bir seçim öncesi uygulamaya koyduğunuz ve fakat en azından net asgari ücret kadar olmasını talep etmemize rağmen 1.000 TL olarak kararlaştırılan emekli ikramiyesi enflasyon karşısında pula döndü; beş yılda sadece bir kez, o da yüzde 10 oranında arttırıldı. Satın alma gücü çok aşındı oysa. Emekli ikramiyesi enflasyona ve asgari ücrete göre eridi, gıda enflasyonu aldı başını gitti, emekli ikramiyesi yerinde kaldı.

Dünyada enflasyon rekoru ülkemizde kırıldı, gıda fiyatları aylık ve haftalık değil neredeyse her gün arttı, emekliler geçim sıkıntısı içinde kıvrandı durdu. Son üç yıldır bütün haklı taleplere rağmen tek lira bile artış sağlanmadı ama seçim öncesi "Müjde!" diye kamuoyuna sunuldu. Emekli ikramiyesinin en az asgari ücret seviyesinde tespit edilmesi gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, teklifle kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde çalıştırılan geçici işçilerin deneyim sahibi oldukları mevcut iş yerlerinde kıdem süresi esasına dayalı olarak sürekli işçi olarak istihdamına imkân sağlanacağı belirtilmektedir. Oysa teklif maddesi bir kez incelendiğinde bu imkânın da yine yamalı, yine eşitlik ilkesine aykırı biçimde tanındığı görülmektedir. Zira teklif maddesine göre geçici işçilerin iş yerlerinde çeşitli nedenlerle boşalan sürekli işçi kadrolarına geçişinin yapılacağı öngörülmektedir. Bu düzenlemeyle geçici işçilere kadro verilmemiştir. Sadece çalıştırıldıkları kurumun ihtiyacı doğrultusunda işçilerin yıl boyunca çalışmasına imkân sağlanmaktadır. Çalışma süresi uzatılmaktadır. Kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde çalıştırılan geçici işçilerin ihtiyaç olması hâlinde deneyim sahibi oldukları mevcut iş yerlerinde kıdem süresi esasına dayalı olarak sürekli işçi olarak istihdamına imkân sağlanmaktadır. Bunun uygulaması mümkün müdür? Kamuda taşeron uygulamasını sonlandırmıştınız, ne oldu? 100 bini aşkın kamuda çalışan taşeron işçisi istihdam edilmeyi bekliyor. Cumhurbaşkanı kararıyla KİT'lerde çalışan taşeron işçisi ihtiyaç olduğunda kamuda sürekli işçi kadrosuyla istihdam edilecekti, bu şekilde istihdam edilen işçi sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Örneğin, Karayollarında binlerce taşeron işçisi varken bunları kadroya almak yerine kurum aracılığıyla yeni işçi alınmak istenmektedir. Kanun teklifinde yazılanlara bakmayın arkadaşlar, geçici işçi uygulamasında da maalesef uygulama bu şekilde olacak. Anayasa'nın eşitlik ilkesine tümüyle aykırı biçimde emekli olma kararını işçinin iradesinden alarak zorunlu emeklilik düzenlemesi getiren 5620 sayılı Kanun'un geçici 1'inci maddesinin 3'üncü fıkrası hükmü tümüyle ortadan kaldırılmadığı sürece yapılacak hiçbir yama geçici işçilerin mağduriyetini gidermeyecektir.

Dün, 696 ve 3374 sayılı KHK'nin taşerondan kadroya geçişi yapılan işçiler için getirdiği zorunlu emeklilik uygulaması hatasından büyük mağduriyetler ve hak gaspları yarattıktan sonra dönüldüğünü hatırlatıyor, daha fazla işçinin ve ailesinin çalışma ve yaşam hakkını gasbetmeden geçici işçiler için de yaratılan bu mağduriyetten derhâl geri dönülmesi gerektiğinin altını çizmek istiyorum.

Bitirirken, Başkanım şunu vurgulamak istiyorum: AKP iktidarının yeni mağdurlar yaratmadan hiçbir sorun çözme kapasitesi kalmamıştır. Bu teklif bunun somutlaşmış bir hâlidir. Bir iktidarın değişmesine değil, bir zihniyetin değişmesine tanık olacağımız günler yakındır.

Teşekkür ediyorum.