| Komisyon Adı | : | (10 / 6996, 7004, 7005, 7006, 7007, 7009, 7010, 7024, 7026, 7034, 7035, 7036, 7037, 7038, 7039, 7040, 7041, 7042, 7043, 7044, 7045, 7046, 7047, 7048, 7049, 7050) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | MTA Jeoloji Etütleri Dairesi Başkanlığı Aktif Tektonik ve Deprem Araştırmaları Koordinatörü Selim Özalp'in, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler ve deprem çalışmalarıyla ilgili yaptıkları faaliyetler hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 16 .03.2023 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sunumlar için tekrar teşekkür ediyorum.
Şimdi, MTA Genel Müdürlüğünün yaptığı incelemelere göre gerek Doğu Anadolu fay zonu üzerinde gerekse Elbistan'daki fay zonu üzerinde ne kadarlık bölüm kırıldı yani kaç kilometrelik bölüm kırıldı? Takip ettiğiniz yüzey kırığı uzunluğu kaç kilometre? Bu konuda bilgi verebilir misiniz?
İkinci sorum, yüzey kırığı üzerinde kaç kırsal ve kentsel yerleşim birimimiz var? MTA olarak bunlardaki hasar dağılımına ilişkin bir çalışmanız oldu mu? Yine, sıvılaşmaya yatkınlık haritası hazırladığınızı biliyoruz, bununla ilgili çalışma herhâlde henüz tamamlanmadı, devam ediyor. Peki, deprem bölgesindeki hasar dağılımı ile yüzey faylanması arasında sıvılaşmaya yatkınlık açısından bir ilişki var mı? Buna dair de bir bilgilendirme yaparsanız lütfen.
Bir de fayların deformasyon zonu etkisinden korunmak için MTA Genel Müdürlüğü olarak bir öneriniz var mı, varsa nasıl bir tedbir almamız gerekiyor? Bence bizim deprem raporunda olması gereken en önemli konulardan biri bu. Amerika'da, Yeni Zelanda'da, Tayland'da "fay yasası" diye bir şey var. Buna ilişkin faylardan sakınmak üzere bir fay zonu çalışması ve fay yasası çıkarılması gerektiğine ilişkin düşünceniz nedir? Bunun depremden korunmaya katkısı olur mu? Buna ilişkin görüşlerinizi almak istiyorum. Tabii, şöyle bir şey de var; geçmişte de -ikinci deprem komisyonu olduğu için- bu sadece direnç açarak işte paleosismolojik çalışmanın yeterli olmadığı, fay yasasının da çalışılmasının çok sağlıklı olmayacağına ilişkin de tezler var. Hani, buna dair bir görüş bildirirseniz çok memnun olurum.
Teşekkür ediyorum.
MTA GENEL MÜDÜRÜ VEDAT YANIK - Ben teşekkür ederim.
Sayın Vekilim, biz cuma günü birincisini Şanlıurfa'da yaptığımız Türkiye Risk Kalkanı Modeli toplantısının ikincisini Antep'te yaptık, hafta sonu cuma günü. Orada 13 tane kuruldan bir tanesinin Deprem ve Yer Bilimleri Kurulu olduğunu belirtmiştim az önce, o kurulda Okan Tüysüz Hocamız da vardı İstanbul Teknik'ten, kendileri bir yasa maddesi, o yasa maddesine dayanılarak bir fay yönetmeliği şeklinde bir mevzuat taslağı hazırladıklarını söyledi. Ben orada kendisine neden bunu yönetmelik şeklinde yaptınız... Ben aynı zamanda hukukçu olduğum için biliyorum, MAPEG'te çalışırken başıma çok geldi yani bunun kanun maddesi olarak olması lazım ki mahkemelerde ikide bir bu iptal edilmesin. Orada bana bahsettiği için biliyorum, böyle bir taslak hazır. Fay yasası yani fay sakınım bandı veya şeridinin esasları orada çalışılmış, belirtmişti onu ama ben görmedim onun detaylarını. O kurulun önerileri arasında yer aldı. Biz o kurulda altı yedi tane öneri yaptık, bu da o önerilerden bir tanesiydi, fay yasasının çalışması. Ben maden mühendisi olduğum için depremle ilgili çok detaya giremiyorum ama arkadaşlarımın bana verdiği bilgiye dayanarak şunu söyleyebilirim...
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Okan Tüysüz mü söyledi?
MTA GENEL MÜDÜRÜ VEDAT YANIK - Evet, Okan Tüysüz hocamız.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Onu da çağıracağız zaten.
MTA GENEL MÜDÜRÜ VEDAT YANIK - Gölbaşı'nda fay üzerinde hiçbir bina kalmamış. 200 metre sağında, 200 metre solunda binalar, tamam hasar almış ama ayakta duruyor. Bu, fay sakınım hattının belirlenmesi için bir örnek yani canlı örnek, arazide de görüyorsun. Bu aralıkta demek ki bina yapmayacaksın hepsi yıkıldığına göre. Çay bahçesi yaparız oraları veya başka şekilde değerlendirilebilir, tarım arazisi olabilir yani öncelikle imkân varsa zemini daha sağlam yerlere biz şehirlerimizi yapmak zorundayız. Eğer yoksa orada o zaman da o zemine uygun yükseklikte ve sağlamlıkta bina yapmamız lazım.
Bu verileri biz genel anlamda dediğimiz... 4 tane veri setinden makro ölçekte belirlenebilir yani Çevre Şehircilik bunu... Biz de o toplantılarda biz Çevre Şehircilikle de devamlı irtibat hâlindeyiz. Onların belirledikleri yerlere bizim arkadaşlar haritalarda baktılar yani genel baktığın zaman bir uyum sağladığını gördük yani Hatay'da çok sıkışık bir alan var. Orada bile parçalı bir şekilde dağlara doğru yeni yerleşim birimlerini belirlemiştir ki biz de onun doğru olduğuna şey yaptık.
Detay bilgi için bu segmentlerin ne kadar kırıldığını Selim hocama ben sözü vereyim, açıklasın.