KOMİSYON KONUŞMASI

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Samimi açıklamaları için Sayın Bakan Yardımcısına ben teşekkür ediyorum.

Tabii, Sanayi Bakanımızın da babasını kaybettiğini biliyoruz, ona da Allah'tan rahmet diliyorum. Ben aradım, ulaşamadım kendisine.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Ben de aradım, ulaşamadım.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Eğer bizim adımıza iletirseniz de seviniriz.

Şimdi, Sayın Bakan depremin ilk günlerinde, 8 Şubatta -yani siz gayet güzel açıklamalar yaptınız ama- hiçbir üretim tesisinde zarar olmadığını, sadece doğal gaz kesintileri nedeniyle üretimin aksadığı bölgeler olduğunu, üreten Türkiye'nin yola devam ettiğini söylemiş. Şimdi, siz de diyorsunuz ki: "Biz gittik, inceledik; orada iş aksamış, personel de gitmiş, onları getirmek için gayret ediyoruz." Çok iyi niyetli bir çalışma fakat o personeli getirebilmeniz için... Onları konteynerlerde barındırmanız ya da oradaki organize sanayilerin bahçelerine kurduğunuz konteynerlerde o insanları tutup istihdam etmeniz mümkün gözükmüyor; bir kere çocukları var, gelmiş Antalya'ya ya da gitmiş İstanbul'a. O insanlar oradan dönebilmek için çocuklarının, eşlerinin bir şekilde bir sosyal ortama girmelerini isterler. Yani, siz şimdi konteynerlerin içine emekçileri doldurun, oradan fabrikaya -zaten fabrika organize sanayinin içinde- gelsin çalışsın, gitsin orada yatsın; böyle bir mantıkla o insanları oraya getiremezsiniz. O insanların çocuklarının geleceğini garanti altına alabileceği yaşam alanları yaratmanız lazım. "Kısa vade; bir, bir buçuk yıl..." dediniz. Eğer bu sene hızla -biraz önce de söylemiştim- yaşam alanlarını oluşturmazsanız o insanlar gittikleri yerde buldukları işte devam ederler, memleketlerine dönmezler, çocuklarını okullara yazdırdıktan sonra geçmiş olsun. Onun için, lütfen bunu bu şekilde masaya yatırıp böyle değerlendirin. Yani, siz eğer "Organize sanayilerin içinde, konteynerlerde ben bu insanları barındırırım." derseniz o insanları oraya çekemezsiniz, şu anda durum çok vahim. Yani, biraz önce verdiğim örnekte bir sanayicinin elindeki toplam 300 personelinin 30'u işe başlamış, 270'i yok; ya vefat etmiş, ya terk etmiş gitmiş, çoluğu çocuğu var, gelmek istemiyor, korkuyor. Onun için, bu işin planlı olması -ciddi bir plan- lazım, organize sanayinin yakın bölgesinde çocukların oyun bahçelerinin olduğu, oynayabilecekleri, aynı zamanda spor yapabilecekleri bir yaşam alanı yaratmanız lazım.

TACETTİN BAYIR (İzmir) - Belki kreş...

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Ya da kreş ya da işte dediğim gibi okullar... Çünkü söylediğiniz süre yani bir, bir buçuk yıl kısa değil. Doğru söylüyorsunuz, tespitiniz son derece doğru; en az bir, bir buçuk yıl, iki yıl sürekli konaklayabilecekleri yer yaratmak lazım. Yoksa, iktidarın söylediği gibi "350 bin konutu bir senede yaparız, hemen veririz." Öyle bir dünya yok, gerçekten yok, yapılamaz yani, bu söylenilen maddenin kuramına aykırı ama sizin söylediğiniz yerinde ve mantıklı. O yüzden, Sanayi Bakan Yardımcımız olarak lütfen bütün bürokratlarınızı toplayıp bu işin üzerine biraz daha kafa yorun. O insanlar gitmeyecekler efendim, gitmeyecekler çünkü o insanlar gittikleri yerlerde daha uygun maaşlarla iş de buldular şu anda, bulmayanlar da -kalifiye olanlardan bahsediyorum- bulacaklar. Antalya'da şu anda geçici olarak istihdam edilen, geçici olarak konaklayan depremzedelerimiz 15'inden sonra çıkarılacak, işte, yarın gidiyorlar yani hiçbir otelde şey kalmayacak ama onlar tekrar orada işe girecekler; mesela bu da bir örnek. O yüzden...

Başka bir şey daha söyleyeceğim... Şimdi, dediniz ki: "Sanayi ayrı, politika ayrı." Ama yani burada da bize haksızlık ettiniz. Bakın, burada sanayici arkadaşlar var, bakın buranın hepsi sanayici; sanayici arkadaşlar sanayicileri de ülkenin kalkınmasını da değerlendiren, düşünen, burada politika yapmayan arkadaşlar. Şimdi, hangisi acil? Mesela, ben size söyleyeyim hangisi acil bunlardan? Mesela, hızlı kamulaştırma mı acil, neden acil? Bize bunu açıklamanız lazım, neden acil? Yani, altmış gün sonra da çıkabilir bu.

Efendim, işte, Amasya'da köylüler yürütmeyi durdurma almış. O yürütmeyi durdurma alan köylülerin arkasından dolaşmak için burada hızla bu kanunu geçirmeniz de mantıklı mı? Değil. Yani çünkü şöyle diyorsunuz: "Sanayi ayrı, politika ayrı." Aslında burada siz siyaset yapıyorsunuz, bunu söylemek zorundayım, kusura bakmayın.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKAN YARDIMCISI HASAN BÜYÜKDEDE - Yok, yok; politik değil.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Şimdi, biraz önce söylediniz, tamam, çatı, doğru. İşte, bizim de kurduğumuz fabrikalar var, burada sanayici arkadaşlarımız da var; OSBÜK'ün Başkanı var, bütün organize sanayileri bilir, burada başka bir şey var.

Şimdi, 12 Aralık 2021 tarihinde sizin gene böyle "Acil, acil..." diye getirdiğiniz Kahramanmaraş'ta 3 OSB kurulmasına dair teklife burası "Evet." dedi, bunu biraz önce söyledim, ben tarihiyle veriyorum, daha üstünden bir buçuk sene geçmemiş, on beş ay olmuş. Bunlar neresiydi biliyor musunuz? Türkoğlu-2, Aksu OSB ve Erkenez OSB. 99 firmadan yalnızca 18'i hasar almamış. Biraz önce sanayi siteleriyle ilgili güzel söylediniz "Sanayi Bakanlığının projesiyle yapılmış sanayi siteleri göçmemiş, öyle uydur kaydır kooperatifler göçmüş." demiştiniz ama siz bunu niye yaptınız? Buraya getirdiniz, niye yaptınız? Yani, 99 firmadan 18'i hasar almış, bu organize sanayiyi yaptınız. Keşke denetleseydiniz de keşke orada o fabrikalar, o makineler yerle bir olmasaydı; öyle değil mi? Yani, Sayın Bakan Yardımcım, bir şeyi konuşurken tam ortadan konuşmak lazım, siyaset değil, politika değil gerçekten sanayi ve kalkınma için konuşmamız gerekiyor; bunu da böyle belirtmek istedim, sorular da var içinde, cevaplarsanız sevinirim.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Çetin Bey, teşekkür ediyorum.

Sayın Büyükdede, maddelerle ilgili konular var. Sizden ricam, geneliyle ilgili birkaç hususa cevap vermeniz ve diğer konuları maddelere girdiğimizde cevaplamanız, olur mu, uygun mudur? Çünkü yemek arası vereceğiz.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKAN YARDIMCISI HASAN BÜYÜKDEDE - Sayın Başkanım...

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Sadece genele ilişkin birkaç... Diğerlerini, maddelerle ilgili cevabı...

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKAN YARDIMCISI HASAN BÜYÜKDEDE - Sayın Başkanım, Tahsin kardeşime ve Çetin Osman Bey'e insicam dağılmasın diye kısa bir şey söyleyeceğim.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun lütfen.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKAN YARDIMCISI HASAN BÜYÜKDEDE - Gerçekten ben de gittiğimde konteynerde kalıyorum, Malatya'da da.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Biz de kaldık.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKAN YARDIMCISI HASAN BÜYÜKDEDE - Mesele, gittiğiniz zaman oradaki konteyner kentin içerisinde çocuklar için yuva da var, kreş de var vesaire; Malatya'da böyle bir organizasyon... Aynı eşlerini yapmaya çalışıyoruz çünkü diyelim ki bir konteyner kent, bin tane konteyner var, bin konteynerde bin aile var ve bunların çocukları için mutlaka -dediğiniz gibi- sosyal aktiviteleriyle beraber düzenlemek zorunluluğu var.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Hah, zorunlu.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKAN YARDIMCISI HASAN BÜYÜKDEDE - Özellikle Aile Bakanlığımızla orada ortak çalışılıyor, oraya konulacak yerleşimi, altyapı yerleşimini vesaireyi Aile Bakanlığımız ve Bakanlığımız ortaklaşa geliştiriyorlar, Millî Eğitim Bakanlığı da devreye giriyor. Dolayısıyla, bu türlü yerleri yani bir fabrikanın bahçesine kuranlar da var, yok değil ama biz... Bizim mantığımızla Malatya'ya belki 3 milyon konteyner daha ihtiyaç var, Adıyaman'a 2 milyon konteynerden aşağı olmamak üzere ihtiyaç var.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Milyon demeyelim.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKAN YARDIMCISI HASAN BÜYÜKDEDE -Milyon diyorum, bin adet. Ama diğer şeyde durmadan konteynerler kuruluyor yani Allah için, şu anda büyük bir çaba var, bunlar kurulurken de bizim Bakanlığımız, özellikle Çevre Bakanlığı koordine ediyor, Çevre Bakanlığı koyarken de içlerine onları da yerleştiriyor. Bizim Sanayi Bakanlığı olarak ayrıldığımız taraf, yani, sanayi işçisini sistemin içine nasıl sokarız? Bizim derdimiz biraz sanayicimiz ve sanayi işçimiz.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Dediğim gibi ama başka yolu yok bunun.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKAN YARDIMCISI HASAN BÜYÜKDEDE - Aynı zamanda sanayicilerimizin kaybettiği şeyleri tedarik edebilmemiz yani kayıplarını nasıl gidereceğiz, o binaları hızla yerlerine nasıl yerleştireceğiz; derdimiz bu.

Teşekkür ediyorum.