KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Çok teşekkür ederim.

Aslında bu konu bence ormancılıkla ilgili çok önemli bir konu -Sayın Genel Müdür de burada- Türkiye'nin yeni bir orman ve normal tapu kadastronun örtüştüğü yeni bir kadastroya ihtiyacı var, bunu hepimiz biliyoruz, çok net. Ama bunu burada, sınırlarla göstererek bu sınırları da belirlemek için üç beş kişiyi gönderip oradaki bir komisyonla bu sorunu çözme girişimi çok gerçekçi değil, doğru da değil. Böyle binlerce yer var, binlerce, hem parsel adına hem de dekar adına; bunun için gerçekten yeni bir sahici kadastro yapmak lazım, hem orman kadastrosunun hem de tapu kadastrosunun çakışacağı yeni bir modeli mutlaka ve mutlaka yapmamız lazım.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Hayır, öyle değil.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - O değil. Hayır, bu yeni bir 2/B, yeni bir...

TARIM VE ORMAN BAKAN YARDIMCISI EBUBEKİR GİZLİGİDER - Yok, yok, öyle değil.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Hayır, hayır, kesinlikle değil. Bakın...

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Okuduğunu anlamamışsın.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Yani şimdi, ben, kadastrocu değilim.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Ben kadastrocuyum.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bunu bilemem ama eğer kadastrocuysanız orman kadastrosunun veya Türkiye'nin hem tapu kadastrosunun hem de orman kadastrosunun bir kadastroya dönüştürülmesi lazım.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - 2005'ten itibaren öyle.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Ya, bakın, siz öyle diyorsunuz ama ben pratiği söyleyeyim size, 1939'da orman kadastrosu yapıldı mı ya da 1940'da yapıldı mı orman kadastrosu?

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - O tarihten itibaren sürekli yapılıyor.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Şimdi, gelindi 80'li yıllara yeniden bir kadastro yapıldı. Tapu yaptı bu defa, ormanları belirledi. Ormanları belirleyince 1939 yılından bu tarafa kadar kendisine verilen muhtarlık yazısıyla veya başka gerekçelerle veya başka yöntemlerle, kendi mülkü gibi gördüğü iki yüz yıllık, üç yüz yıllık zeytinlik ya da cevizlik ya da dikili başka ağaç ya da boş, kendi elinde belgesi var, hatta tapuları var. On yıldı sanıyorum, on yıl önceydi -tam sayısal ya da yıl olarak eksiğim olabilir, o konuda çok net bir şey söylemeyeceğim- tekrar insanlara yazılar geldi: "Tapularınız iptal oldu." "Tapularınız iptal oldu." "Tapularınız iptal oldu." Bunun temel kaynağı -biliyorsunuz, belki de açıklayacaksınızdır elbette eksiğim olabilir- orman kadastrosu ile tapu kadastrosunun örtüşmemesinden kaynaklanıyor.

Şimdi, yeniden, ben birçok ormancı arkadaşla görüştüm bunu, birçok kadastroda çalışan insanlarla görüştüm, dediler ki: "Türkiye'nin bu anlamda, özellikle orman ve tarım alanları, orman ve bu çekinceli durumlar için yeni bir kadastro çalışması yapması lazım." Bunlar önce örtüştürülmeli ama böyle bireye dayalı, parsele dayalı, kişiye dayalı, talebe dayalı, sınıra dayalı model doğru değil efendim, doğru değil, koca bir ülkeden bahsediyoruz. Türkiye'nin her yerinde bunun ve buna benzer yüz binlerce parselin olduğunu biliyoruz. Yani diğer bütün noktalarda olduğu gibi Sayın Müdürüm, palyatif, geçici, kişilerin... Bakın. ben toprak koruma kurullarının toprağı koruyamadığını gördüm; gördüm, bakın, tekrar söylüyorum, hepimiz bu topraklarda yaşıyoruz. O birinci sınıf, kesinlikle korunması gereken alanların nasıl da tarım alanı dışına çıkarıldığını biz gördük. İşte en basit örneği, Cumhurbaşkanı kararıyla şu anda 18 bin dönüm bozuk orman -onun da adını bilmiyorum- modelini Türkiye Cumhuriyeti literatürüne bu iktidar koydu. Bozuk orman modeli üzerinden orman dışına çıkararak Cumhurbaşkanı kararıyla en son aldığım rakam 18 bin dönüm. Neresinden bakacağız bu işe, neresinden bakacağız arkadaşlarım? Nasıl bakacağız bu işe? Nasıl siz bana "Hiçbir şey yok, 3 adamı göndereceğiz her arsaya, parsele bakacaklar; ormanın içinde mi, ormanın dışında mı ona göre bunu orman sahası dışarısına veya orman sahası içerisine alacağız." Böyle bir keyfiyet olur mu, böyle bir yaklaşım olur mu değerli arkadaşlarım? Yetişemedim, önceki maddelerde, 27'de, 28'de buna benzer işler vardı. "30 dönümün altındaki ormanlar..." Evet, onu ben duymadığım için... Yani neresinden bakacağız? Bir ailenin 100 dönüm yeri var, kardeşler arasında ayrışma olmuş, "E, biz 5 kardeşiz, bize on beşer dönüm düşüyor, bunu ormandan çıkarın." Nasıl yapacağız bunu, nasıl olacak böyle şeyler yani böyle geçici şeyler yasa, kanunla olur mu?

HASAN KALYONCU (İzmir) - Anlattı onu ama.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Anlatmış olabilir ama anlattığı şeyi de bilmiyorum ne anlattı ama benim açımdan bir karşılığı yok arkadaşlar.

HASAN KALYONCU (İzmir) - Anlattı, güzel anlattı.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bu tarla 100 dönüm mü? 100 dönüm. Bu tarla orman alanı, özel orman olarak tahsis edilmiş mi? Edilmiş. "E, ne yapalım yani kardeşler olarak bize miras kaldı, biz 5 kardeşiz, bunu yirmi beşer dönüm, yirmişer dönüm ayırıyoruz. Her 20 dönüm 30 dönümün altında olduğu için bunu bölebiliriz ve burada da yüzde 6 imar alabiliriz." Bu mudur ya?

HASAN KALYONCU (İzmir) - Ama öyle değil işte.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Öyle değil ya, hayır.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Hayır, bende örnekleri var Sayın Müdürüm.

HASAN KALYONCU (İzmir) - Anlatayım, öyle değil.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Sayın Başkanım...

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Şimdi, bakın, gerçeklik ile buradaki kâğıt üzerindeki şey birbirinden bağımsız, bunu söylemeye çalışıyorum. Şu anda da yaptığınız tamamen 2/B'ye kayırmacılık. Kime, bilmiyorum, öyle bir şey söylemek istemiyorum ama bu, doğru değil.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Orhan Bey müsaade ederse bunu bir açıklayalım da...

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bu, doğru değil; bakın, bu, çok tehlikeli bir madde. 28 de öyleydi, 27 de öyleydi, 29 da öyleydi.