KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli bürokrat arkadaşlara da selamlarımı ve saygılarımı sunuyorum.

Tabii, özellikle Candan Hanım'ın soruları son derece yerinde, tekrara düşmemek için ben de çok kısaca değineceğim.

Şimdi, tabii, bizim kimseyi ilzam etme gibi bir niyetimiz elbette yok. Buradaki bürokrat arkadaşlar tabii ki bizim siyasi muhatabımız değiller ve devletimizi temsil ediyorlar, dolayısıyla da onları bir tartışmanın içerisine çekmek gibi bir amacımız kesinlikle olamaz. Ama değerli arkadaşlar, bizim Komisyonumuzun ismine dahi baktığınızda, bakın, bu şeyden bahsediyor "Çocuğun 'evlilik' adı altında cinsel istismara maruz bırakılması olayının araştırılarak benzer olayların yaşanmaması ve her türlü çocuk istismarının önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla..." diyor yani biz sizden... Sonuçta söz konusu olan çocuksa çocuğun bir tarafı millî eğitimdir, Millî Eğitim Bakanlığıdır. Öyleyse bizim sizden duymamız gereken, bu Komisyonun sizden beklediği, çocuk istismarını önlemek için Millî Eğitim Bakanlığı ne yapıyor, neleri tam yapamıyor, nerelerde eksiklerimiz var ve biz Meclis olarak ne yapmalıyız, alınması gereken tedbirler nelerdir? Ya, sizin burada öz güvenle bir öz eleştiri yapabilmenizi bekleriz biz. Amacımız sizin eksikliğinizi ortaya koymak değil; biz de sizden "Şunlar eksik, raporunuza bunları da dercedin, bunları düzeltelim. Meclisten bunları bekliyoruz." demenizi bekliyoruz. Ya, biz konunun sürekli etrafında dolaşıyoruz, internet bilgileriyle dolaşıyoruz yani burada amacımız bürokrasiyle tartışmak değil elbette ama asıl bize söylemeniz gereken nerede eksiğiz, nerede zayıfız, nereyi başaramıyoruz, niye başaramıyoruz, ne yapmalıyız? Bu soruların cevabını vermeyen bütün konuşmalar aslında -yani kusura bakmayın ama- vakit kaybı, gelen bürokratlar açısından da bizim açımızdan da, dolayısıyla...

BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Yok.

MURAT EMİR (Ankara) - Ya, bakın, sonuçta...

BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Onu düzeltelim Murat Bey; bürokrat teknik bilgi verir, yaptığını anlatır burada, orada eksik kalanını biz tespit ederiz Komisyon olarak.

MURAT EMİR (Ankara) - Hayır, teknik bilgi versin zaten. Bakın, teknik bilgi vermesine itirazım yok ama bakın, Millî Eğitim Bakanlığının Genel Müdürleri burada, çok saygın Genel Müdürler.

BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Tabii, tabii. Onlar yaptıklarını anlatırlar.

MURAT EMİR (Ankara) - Hazır buradayken... Neler eksik Sayın Genel Müdürüm, neyi yapamıyoruz, niye yapamıyoruz?

BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Neyi yapamadığımızı tespit etmek Komisyonumuzun görevi.

MURAT EMİR (Ankara) - E, nasıl edeceğiz?

BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Onlar anlattıkça biz edeceğiz.

MURAT EMİR (Ankara) - Durduğumuz yerde mi?

BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Evet.

MURAT EMİR (Ankara) - Yani anlatabiliyor muyum?

Değerli arkadaşlar, bunun dışında şu konu Türkiye'nin en önemli konularından biridir: Özellikle çocuklarımızın kaldığı yurtlar, yurtların denetimi, yurtların birçoğunun çeşitli vakıflara terk edilmiş olması, bu vakıfların bir tarafıyla kamu kaynaklarından besleniyor oluşu ve bu vakıflarla Millî Eğitim Bakanlığının böylesine içli dışlı olması da aslında eğitimin o "millî" niteliğine zarar veren bir noktaya da gelmiştir; bunun da altını çizmek isterim.

Teşekkür ederim.