KOMİSYON KONUŞMASI

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Sabahın bu saatinde birbirimizi anlamaya gayret ediyoruz. Çok açık ve net... Öncelikle, Sayın YÖK Başkanı hani dedi ya "Somut olursa bunları tartışırız, değerlendiririz." diye. İmza sahibi 2 milletvekilimiz de Konya Milletvekili, ben onlara Ahmet Çiftçi, Selçuklu Konya... Bu öğrencimiz 30/11/2021 tarihinde önce YÖK'e 930 sayılı bir yazı yazar. YÖK bunun denklik talebini reddeder. Reddettikten sonra bu öğrencimiz Ahmet, Ankara 17. İdare Mahkemesine dava açar. Ankara 17. İdare Mahkemesi bu davayı Ahmet'in aleyhine sonuçlandırır. Ahmet yılmaz, usanmaz; daha sonra Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesine davayı götürür, burası da, 2022/936 sayılı Karar'la Ahmet'in haklı olduğuna karar verir. Ahmet, Bölge İdare Mahkemesinden yani istinaftan aldığı kararla yeniden YÖK'e gider, YÖK'ten bir dilekçeyle sorununun çözülmesini ister fakat YÖK 11/1/2023'te bir toplantı yapar, bu toplantıda bir karar alır, mahkeme kararına rağmen olayı kabul etmez, Ahmet'e 19/1/2023'te bir yazı gönderir. Ahmet mahkemeden lehine karar almış olmasına rağmen YÖK reddeder. Şimdi, bunun gibi çok sayıda örnekleri ben size önümüzdeki günlerde getireceğim ama Ahmet Çiftçi'yi bulacağım, Ahmet'e de diyeceğim ki: "2 milletvekili, sizin Konya'nın milletvekili. Annenizi, babanızı alın, Hacı Ahmet Vekilimiz ile Orhan Vekilimizin kapısına gidin, derdinizi, mahkeme kararına rağmen bu işin olmadığını anlatın."

ORHAN ERDEM (Konya) - Baş üstüne, hepsi bizde zaten.

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Şimdi, buradaki teklifimiz çok açık, teklifimizde diyoruz ki: Üniversitelerin adlarının değiştirilmesine şu ana kadar haklı hiçbir gerekçe söylenmedi. Sözlü bir gerekçe söylendi, söylenen gerekçe şu: "Eğer bir kentin, tanınmış bir kentin adını başına koyarsak turizm açısından da uluslararası boyutta da öğrenci alır." Üniversite fikriyatında böyle bir gerekçe olmaz. Bu haklı olabilir, arkadaşlar böyle düşünmüş olabilir ama şimdi burada bu gerekçelerle üniversite adları değiştiriliyor. ama bir üniversite var, bu üniversitenin ad değişikliği teklifini imza sahiplerinden geri çekmesini talep ediyoruz. Nedeni şu: Bakın, çok açık -bu konuyu kayıtlara da geçirmek istiyorum- YÖK'ün AKEV Üniversitesiyle ilgili 5 soruşturma yürüttüğü ortaya çıktı. Soruşturmalara konu olan iddialar ise çarpıcı; sahte diploma, ihale yolsuzlukları, plaka sahtekârlığı, rektör aracının klonlanmış kırmızı plakaları. Hürriyet yazarı Fatih Çekirge, Yüksek Öğretim Kurumunun Antalya AKEV Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksek Okuluyla ilgili; sahte diplomadan ihale yolsuzluklarına, plaka sahtekârlığına kadar 5 büyük soruşturma yürüttüğünü yazdı. Daha önceki yazısında, AKEV Üniversitesinin Denizcilik Yüksekokulu Bölümüne yat kaptanlığı ve gemi adamlığı belgeleri vaadiyle öğrenci aldığını ancak mezunlarına "Biz böyle bir söz vermedik." dediğini yazan Çekirge "YÖK duruma el koymuş." diye yazdı. Çekirge soruşturmaya konu olan iddiaları şöyle aktardı: "Sahte diploma üretimi, yatay geçiş için sahte belge üretimi, rektör aracının klonlanmış kırmızı plakaları, 2019, 2020 yıllarında sahte fatura üretimi, ihale yolsuzlukları yasa dışı para transferleri, ödenmeyen milyonlarca lira borç için icra takipleri, öğrenci gelirinin başka hesaplara aktarılması, belgeler, ifadeler kayıtlar." Çekirge "İşte bütün bu iddialar şu anda YÖK denetiminde keşke bu iddialara hızla bir çözüm bulunsa, bürokrasinin o ağır çarkları hızlansa, öğrencilerin daha fazla yıl kaybetmeleri engellense, yeni gelecek öğrenciler için önlem alınsa..." ifadelerini kullanıyor.

Şimdi, Hürriyet gazetesine bizim bakışımızı biliyorsunuz. Bir Hürriyet gazetesi yazarı bu konuyu bu açıklığıyla yazmış. Şimdi, imza sahibi arkadaşlara soruyorum: Bu kadar şaibeli olan bir üniversitenin ad değişiklik teklifini neden getiriyorsunuz? Ad değişikliğini... Bu üniversitenin adı değişse ne olur, değişmese ne olur? Eğer iddialar doğruysa, bu üniversite yönetiminin... YÖK'ün başlattığı soruşturmada var ise bunlar sonuçlandırılmadan bu teklifin geri çekilmesi gerekiyor. Diğer teklifleriniz üzerine herhangi bir söz söylemiyorum, onları yanlış bulduğumuzu söyledik ama bir gerekçe bile olabilir, anlaşılabilir "turistik nedenlerle" diyorsunuz, bu da anlaşılabilir ama bu AKEV Üniversitesinin adını değiştirme teklifini getirmekle, bu söylediğim, benim değil Hürriyet gazetesi yazarının iddialarını sonuçlandırmadan eğer burada bunu kabul ederseniz Komisyon üyelerinin tamamını zan altında bırakırsınız. Ben, imza sahiplerinin bu konuda... Lütfen, bu konuda bari duyarlı davranalım. Noktasına, virgülüne dokundurtmuyorsunuz getirdiğiniz şeylerin. Eğer benim bu söylediklerimi Hürriyet gazetesinden test etmek istiyorsanız test edin, YÖK Başkanı "YÖK'ün açmış olduğu soruşturma yok." diyorsa burada açık açık söylesin ama soruşturma var ise, soruşturma sonuçlanmadan bu üniversitenin ad değişikliği teklifi kabul edilemez. Biz, bu işin peşini bırakmayız; bu işi Genel Kurulda da tartışırız, daha sonraki süreçte de bunu Türkiye kamuoyunda açık tartışırız. Biz iddia sahibi değiliz ama bu iddia basına yansımış, kamuya mal olmuş...

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) - Vakfın da iddiaları var.

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Tabii, tabii, vakfın kendisinin de iddiaları var. Çok açık bir şekilde; Fatih Çekirge'nin yazdıkları üzerinden bir yargılama yapmak istemiyorum ama bu iddialar üzerine YÖK soruşturma başlatmışsa burada açıklasın YÖK Başkanı, yok, "Böyle bir soruşturmamız yok." diyorsa onu da söylesin, daha sonra Fatih Çekirge hakkında ve Hürriyet gazetesi hakkında da dava açsın çünkü hem YÖK'ü hem üniversiteyi hem de bizim Komisyonumuzu zan altında bırakacak bir iddiadır bu. Ben bu iddianın netliğe kavuşturulmadan bu üniversitenin ad değişikliğinin teklif edilemeyeceğini düşünüyorum. Bir kez daha düşünün. Burada oy çokluğuyla bunu reddedersiniz vicdanınız kabul etmez.

Teşekkür ederim.