KOMİSYON KONUŞMASI

BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; birlikte önerge verdiğimiz İYİ Parti Grup Başkan Vekili ayrıntılı olarak anlattı, ben uzun uzun anlatmayacağım. Geçen hafta da bu hafta da samimiyetimizi ifade ettik. Samimiyetimizin göstergesi olarak toplumun her kesimini kucaklayacak bir değişiklik teklifi önerisi verdik. "Bu meseleyi kanunla çözelim." dedik, "Hayır, gollük pas." dediniz. Peki, geldik Komisyona, Komisyonda belki bir uzlaşma alanı bulunur diye sadece başı örtülü olanların değil başı açık olanların da güvence altında kendisini hissedeceği, herkesin birbirine kız kardeşi, bacısı, anası, annesi, arkadaşı diye bakabileceği bir iklim yaratmak istedik; kimse istismar edemesin dedik; iktidarların, gücü eline geçirenin, arzu ettiği gibi yorumlar yaparak bundan sonra kızlarımızın, kardeşlerimizin üzerinde, onların hakları üzerinde canları istediği gibi yorumlar yapamasın istedik.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - İşte o teklifi getirdik.

BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Bunun için de gelin dedik ve bütün bu dertlerimizi anlattık ve bunu 600 oyla geçirebilme -yuvarlayarak, milletvekili sayısı öyle olduğu için söylüyorum- imkânı vardı, tarihsel bir uzlaşma imkânı vardı, tarihsel bir mutabakat imkânı vardı. Yani bu konudaki niyetlerinizi tahmin ediyorduk ama yine de yanılmak istiyorduk; bu mesele burada çözülebilir ve bir daha bu, artık, siyasetin malzemesi olmaktan çıkar diye, Kars'taki kız kardeşimizin meselesi siyasetçinin oyuncağı olmaktan çıkar diye; Trabzon'daki, Samsun'daki, Aydın'daki evladımızın meselesi, üniversite kapısındaki evladımızın meselesi siyasetçinin malzemesi olmaktan çıkar diye.

Samimi bir şey söyleyeyim arkadaşlar, burada geçen hafta da dinlerken, biraz önceki konuşmada da söyledim, çok büyük acıları anlatan kardeşlerimiz vardı: başörtülü kardeşlerimiz. İşte oturuyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden emsal içtihada sebep olan milletvekili arkadaşımız; bunları dinlediğimizde rahatsız olduk ve bunları değiştirelim istiyoruz, değiştirelim dedik ama görüyorum ki bu önergeyi reddetmekle, Genel Kurulda da bu meseleyi hâlâ bundan sonraki süreçte de başka bir mecrada sürdürmek istemekle buraya gelip kendisini anlatamayacak başörtülü kız kardeşlerimizin meselelerini yine siyaseten malzemesi olarak kullanılacak hâlde, kullanışlı malzeme olarak devam ettirmek niyetindesiniz. Yemin billah olsun bundan sonraki her dönemde, Türkiye'nin her yerine gidip, Anadolu'da, Trakya'da bu meseleyi mesele yapsanız da yapmasanız da üniversite kapısından geri dönmüş başörtülü kız kardeşlerimize sizi şikâyet edeceğiz. Gideceğiz, her yerde, bugüne kadar bu dertleri yaşamış olan kız kardeşlerimize, yaşamışsa derdini burada ifade edebilecek... (Gürültüler)

RECEP ÖZEL (Isparta) - Allah Allah, gelişme var, vallahi billahi var.

BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Bir dakika, niye rahatsız oluyorsunuz, niye?

Derdini burada ifade edebilecek pozisyona gelememiş kardeşlerimize gidip "Bir dönem üniversite kapısında sizinle beraber başörtülü olduğu için ıstırap çeken kardeşleriniz, arkadaşlarınız vardı; bugün onların statüsü Mecliste karar verilebilecek noktadaydı, işte o Mecliste karar verebilecek noktaya gelenler sizin hakkınızı, siz gelemediğiniz için, siz derdinizi Mecliste anlatabilecek makam ve mevkide olmadığınız için sizi siyaset uğruna terk ettiler." diyeceğiz, şikâyet edeceğiz. Bu saatten sonra bu oyunun parçası olmayacağız.

Teşekkür ederim. (CHP ve AK PARTİ milletvekilleri arasında karşılıklı laf atmalar)

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Sayın Başkan, nasıl bir kurgu içerisinde oldukları görülüyor. Tiyatro oynuyorsunuz, tiyatro!

BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Niye rahatsız oldun, niye? (Gürültüler)