| Komisyon Adı | : | SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4780) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 15 .12.2022 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar; herkesi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, iktidarın giderayak yapmaya çalıştığı kendinden sonraki dönemi de bağlayan limanların Anayasa'ya aykırı biçimde özelleştirme sürelerinin uzatılması, iktidarın içine düştüğü siyasi bir açmazdan kaynaklanmaktadır. Bir yanda acilen kaynak bulma ihtiyacı, diğer yanda verilen sözler ve sonuna gelinen bir iktidar dönemi ancak halkımızın kaynaklarının, zenginliklerin bu şekilde günübirlik siyasi hesaplarla yıllarca talan edilecek olmasına göz yummayacağız.
Değerli arkadaşlar, 2021 yılı itibarıyla Türkiye'de değişik formda ve özellikte iskele, şamandıra, dolfen, platform ve benzeri dâhil 197 adet kıyı tesisi bulunmaktadır. Söz konusu kıyı tesislerinin 89 adedi Marmara Bölgesi'nde, 45 adedi Akdeniz Bölgesi'nde, 35 adedi Karadeniz Bölgesi'nde ve 28 adedi ise Ege Bölgesi'ndedir. Üç tarafımızdaki denizlerimiz âdeta liman ve iskele ağıyla çevrilidir, bu kapasite de ülkemizin ayrıca bir değeridir.
Limanlarımızı daha verimli kullanmak yerine, satışını, elden çıkarılmasını tartışmak büyük bir siyasi gaflettir. Daha önce ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama iddiasıyla limanların özelleştirilmesi yapılmıştır. Bu iddia temelsizdir, limanlarımız işlevsiz değildir ancak yanlış uygulamalarla limanlar kâr etmeyen kuruluşlar hâline getirilmiş ve âdeta özel sektöre peşkeş çekilmiştir. Konu özelleştirme olunca gerçeklerle uzaktan yakından alakası olmayan hep aynı hikâye.
Kamu limanları zarar eden limanlar değildir arkadaşlar, zarar ettirilen limanlardır. Kamu limanlarına yeterli yatırımın yapılmaması ve gerekli önemin verilmemesi sonucu bu limanlar zarar ettirilmiştir. Zira, 2004-2012 döneminde Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarına bağlı limanların gelirlerinin giderlerini büyük oranda karşıladığı da görülmektedir.
Limanlarımızın dünya ticaretinde, ürün ve ham madde dolaşımında stratejik bir öneme sahip olduğunu söyledik. Liman sektörü devlerinin ellerini ovuşturarak ülkemize yönelmesi gerçeği gün gibi ortadayken kamu limanlarının veriminin düşüklüğü iddiası düşündürücüdür. Örneğin, Haydarpaşa Limanı bugün konumu itibarıyla dünya limanları arasında nadide bir yerde dururken sürekli personel azaltılmakta ve iş olmadığı gerekçesi sunulmaktadır. Yine, Alsancak Limanı gibi liman ve iskelelerimiz de işletilme konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Oysa bu limanları kapasitesine göre kullanmak mümkündür. Yapılması gereken özelleştirme değil, doğru ve çağımızın kurallarına uygun limanların desteklenmesi ve gerekli yatırımların yapılmasıdır.
Değerli milletvekilleri, özelleştirilen tüm limanlar bugün yaklaşık günlük 1 milyon TL ciro yapmaktadır. Bu kadar kârlı bir sektörde limanların satışı neredeyse yıllık cirolarına yapılıyor ve bu sürdürülmek isteniyor. Görülüyor ki kamu yararı gözetilmeyip devletin zarara uğratıldığı bu durum sürdürülmek isteniyor. Sorumuz şu: Kim için? Halkımız için olmadığı kesin. Âdeta bir kapitülasyon imtiyazına dönüşecek şekilde özelleştirme sürelerinin kırk dokuz yıllığına çıkarılmasının altında yatan sebep nedir?
Değerli milletvekilleri, kamu limanlarına personel alımı yapılmalı ve işletme yönetimleri güçlendirilmelidir. Kamu kurumlarına da gerekli altyapı yatırımları yapılmalı ve kamu limanlarımızın tanıtımı yapılmalıdır. Kamu limanlarının saha ve ekipmanları yenilenmeli ve teknolojisi günün ihtiyaçlarına uygun hâle getirilmelidir. Özelleştirilen limanlara yönelik bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır ancak bu düzenleme Anayasa'ya aykırı bir şekilde devleti zarara uğratarak özelleştirmelere ısrar etmek değildir. Şayet bir düzenleme yapılacaksa özel sektördeki limanlarda sendikal örgütlenme özgürlüğünün fiilen engellenmemesi yönünde yapılmalıdır. Özel sektör limanlarda birçok işletme sahibi, çalışanların sendikaya üye olması haklarına engel olmakta ve üye olan arkadaşları hukuksuz bir şekilde işten çıkarmaktadır. Gelin, devleti zarara uğratacak yasalara aykırı düzenlemeler yerine, iş cinayetlerinin yaşanmadığı, sendikal hakların özgürce kullanılabildiği, kayıt dışı çalışmanın önüne geçildiği ve insan onuruna yaraşır ücretlerin olduğu bir çalışma hayatının düzenlenmesi için çalışmalar ve düzenlemeler getirelim; EYT'yi getirelim, yüzde 70 sınırına takılan taşeron kalan işçilerin sorunlarını getirelim; "Sadece EYT'teye değil, depreme de takıldık." diyen insanların sorunlarını gündeme getirelim.
Teşekkür ederim.