KOMİSYON KONUŞMASI

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Öncelikle, fazla germeden söze başlayacağım. Sayın Elitaş ve tüm Komisyon üyeleriyle dünkü, zeytinle ilgili olan, tüm grupların beraber yapmış oldukları, ortaklaşa almış olduğu karar çerçevesinde zeytinle ilgili maddeyi geri çektik. Anayasa'ya aykırılığı net olarak ortada olan, Anayasa'nın 10, 13, 48, 138 ve 153'üncü maddelerine aykırılığı daha önceden Anayasa Mahkemesince tespit edilen aynı maddenin tekrar, bugün burada tartışılmasını ben bir milletvekili olarak kendime zül sayıyorum. Çünkü ilk seçildiğimiz gün Genel Kurula çıkıp andımızı içtik, Anayasa'ya bağlı kalacağımızı söyledik, Anayasa Mahkemesinin almış olduğu o iptal kararını tekrar tekrar temcit pilavı gibi getirmenizi ben anlamış değilim ve aynı zamanda yangından mal kaçırır gibi bu maddede altı ay olan başvurma süresinin on beş güne düşürülmesini de ben anlamış değilim.

Şimdi değerli arkadaşlar, 1 Temmuz 1926'yla beraber Kabotaj Bayramı başladı. Her 1 Temmuzda limanlarımızın elimize geçmesi dolayısıyla bayram yapıyoruz ama maalesef ondan sonra geldik, limanları özelleştirme kapsamında verdik. İşte, ben dün Tekirdağ Limanı'nı ifade ettim. Tekirdağ Limanı özelleştirildi ve oradaki özelleştiren firmanın kanun, hukuk, mahkeme kararı dinlemeden gelişigüzel Tekirdağ sahilimizi talan ettiğini ifade ettim. Yine, aynı şekilde bu 18 özelleştiriciye uzattırılacak olan sürelerde... Benim merak ettiğim -Antalya Limanı zaten muamma ama- bir de yine Galataport var. Şimdi, Galataport'la ilgili de benim içimde bazı soru işaretleri var. Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanı Katar'daydı, yine küçük ortak Şahenk oralardaydı, acaba bir şeyler yapıldı da ondan sonra apar topar bu önümüze mi geldi? Buradan soruyorum ve buradan tutanaklara geçirerek tarihe nokta koyuyorum. İnşallah, bu beklentim veya kafamızdaki soru işaretleri önümüze gelmez.

Değerli arkadaşlar, ya Danıştay iptal ediyor, "hayır" diyorsunuz ve Danıştayla ilgili de neden maddeyle beraber Danıştaydan artık görüş alınmayacağını ifade ediyorsunuz; ya siz mahkemelere inanmıyorsunuz, güvenmiyorsunuz anlamı çıkıyor, diyorsunuz "Ben mahkeme tanımam." çünkü mahkeme tanınmadı Tekirdağ'da. Ben bizzat dün ifade ettim, (2021/981) yürütmeyi durdurma vardı, dedi ki: "Kardeşim, bekleyin, ÇED'le ilgili hiçbir işlem yapmayın." (2022/1110) sayılı kararla da dedi ki: "ÇED'i iptal ettik." Şimdi, oradaki alan ne olacak, oradaki insanların yaşam hakkını biz ihlal etmedik mi? Şimdi bunu nasıl düzelteceğiz?

İşte, bu yanlışlara el vermemek için tekrar buradan uyarıyorum, rica ediyorum sizlerden; çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini ipotek altına almayalım, yarın ne olacağını bilmiyoruz, kaldı burada beş altı ay bir süremiz, beş altı ay süremiz içerisinde... Bu maddeyi kaldırın arkadaşlar, geri çekin ve milletimize doğru bir iş yapmış olalım, haklı bir iş yapmış olalım ve Atatürk'ün ilkesinden ayrılmadan millî sınırlarımız içerisindeki alanlarımızı koruyalım diyorum ama biz kendi alanlarımızı birilerine peşkeş çekiyoruz. Arkadaşlar, kimin malını kime peşkeş çekiyoruz? Belki "peşkeş" kelimesi ağır oldu ama maalesef burada bunu yapıyoruz. Bunun için, yol yakınken tüm Komisyon üyelerinden istirhamım: Geleceğimizi karartmayalım, çocuklarımızın geleceğini, torunlarımızın geleceğini karartmama anlamında bu yanlıştan bir an evvel vazgeçelim. Anayasa Mahkemesine karşı tekrar bunu yapmayalım çünkü bizim Anayasa Mahkemesi kararlarında net, bizim Anayasa Mahkemesi kararlarında şunu der: "Yasama, yürütme, idare mahkeme kararlarına karşı kanun yapamaz." Biz, bu reddedilmiş kanundaki maddeye istinaden tekrar madde ihdas edip ortaya koyacağız.

Eğer bugün çekmezseniz Sayın Elitaş ve diğer Komisyon üyesi arkadaşlar, ondan sonra Anayasa Mahkemesine gideceğiz ama ben de buradan şunu iletmek istiyorum: Saygılı olmamız lazım, bizim kendimize saygılı olmamız lazım, aynı şekilde Anayasa Mahkemesindeki üyelere saygılı olmamız gerekiyor. Daha önceden almış oldukları karar çerçevesinde, onların da tekrar o kararı uygulayacaklarına inanıyorum veya ya biz revize olacağız, ya onlar revize olacak. Onun için iki tarafın da revize olmaması anlamında en doğru karar; yol yakınken gelin, bu maddeyi geri çekin, hep beraber, el birliğiyle yola devam edelim diyorum.

Saygılar sunuyorum.