| Komisyon Adı | : | BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU |
| Konu | : | Uludağ Alanı Hakkında Kanun Teklifi (2/4750) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 10 .12.2022 |
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
3'üncü madde aslında bu kanun teklifinin hemen hemen tamamını özetlemektedir. Maddenin gerekçesine baktığımızda 8 satırdan, maddeye baktığımızda 3 sayfadan oluşmaktadır. Gerekçe daha kapsamlı yazılsaydı maddeler daha anlaşılır bir hâl alırdı bence. 3'üncü maddenin (2)'nci fıkrasında yer alan düzenlemede "Uludağ Alanındaki 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda belirtilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarına yönelik yapılacak her tür plan, proje, uygulama, iş ve işlemler, Komisyon kararları uyarınca yürütülür." denilmektedir. Burada "Komisyon kararları önceliklidir." diyor; Komisyon kararları kanundan daha mı üstün, bu anlaşılır değil. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda belirtilen ve korunması gereken bir taşınmaz kültür varlığına yönelik olarak kanun dışı bir uygulama yapılmış olsa dahi kurulması planlanan Uludağ Alan Başkanlığı Komisyonunun buna izin vermesiyle kanun hiçe mi sayılacak? Yine, 3'üncü maddenin (3)'üncü fıkrasında belirtildiği üzere "Uludağ Alanında yapılacak uygulamalar, meri planlar ile geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına ve Komisyon kararlarına göre yürütülür. Uludağ Alanında her türlü aykırı uygulamanın giderilmesini sağlamak, gerektiğinde aykırı uygulamaya konu yapı ve tesisleri yıkmak veya yıktırmak Başkanlığın yetkisindedir." denilmektedir. Her Alan Başkanı ve Komisyon değiştiğinde, bir önceki yapılanı yıkmak isterse ne olacak? Alan Başkanlığı değil, özerk bir kanton bölge oluşturuluyor bu kanun teklifiyle. Her gelen Komisyon ve Alan Başkanı bir öncekinin yaptığına "Burası alanın yapısına aykırılık teşkil ediyor." derse, yıkmak isterse ona hangi kurum, hangi kanun engel olacak.
Yine, 3'üncü maddenin (6)'ncı fıkrası talan ve yağmanın açık bir kanıtı gibidir, Uludağ'ın ve çevresinin satış ilanı gibi yazılmıştır; bir tek, gazeteye ilan verilmediği kalmıştır. "Uludağ Alanında bulunan Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarının özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, trampası, kiraya verilmesi, işletilmesi, işlettirilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, işletilmesi, işlettirilmesi, ön izin ve kullanma izni verilmesi gibi işlemler Başkanlığın uygun görüşü alınarak yapılır." denilmektedir. Denetimden uzak bir yapıyla hazine arazilerini bile yapılaşmaya açacak, yağma ve talanı tek çatı altında toplayacak bu mekanizma bu maddeyle kurulmaktadır. Bu maddeyle birlikte, turizmci olan Turizm Bakanı Uludağ'da istediği yeri "Turizm amaçlı kullanılmasında fayda var." diyerek kamulaştıracak, işletmeye açacak, kendi şirketlerine bile kiraya verip satışını yapabilecektir.
Yine, 3'üncü maddenin (9)'uncu fıkrasında "Uludağ Alanındaki ormanların bakımı, korunması... ...6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca fonksiyonel orman amenajman planlarına göre Orman Genel Müdürlüğünce yürütülür." deniliyor. Uludağ Alan Komisyonu kurulduktan sonra "Ben şu alanda bir yapılaşmayı uygun gördüm ve izin verdim." derse, Orman Genel Müdürlüğü ise "Buranın orman olarak korunması uygundur." kararı verirse aradaki bu uyumsuzluğu, bu sorunu hangi yetkili çözecek?
Yine, 3'üncü maddenin 15'inci fıkrası. "Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre Başkanlıkça kamulaştırılır." hükmü vardır. Bu Uludağ Alanı Başkanlığına kamulaştırma yetkisi verilmesi önü alınamayacak büyük sorunları oluşturur. Şu anda mevcut olan otelleri, işletmeleri Başkanlık kamulaştırmak isterse ona kim engel olacak? Böyle büyük ve önemli bir yetki alanının Başkanlığa verilme amacı doğru mudur? Onun için bu maddenin tamamıyla kaldırılmasını, tekliften çıkarılmasını öneriyoruz.
Bir de demin Hakan Bey yine sorduğum sorulara cevap vermedi, dolaylı yollardan geçiş yaptı; benim sorularım netti. Maddenin sonunda veya kanunun sonunda Uludağ'daki Alan Başkanlığını kim atayacak; bu kurumu kim denetleyecek; başkan olacak mısınız sorularını sormuştum, bu kadar; başka bir şey yoktu