KOMİSYON KONUŞMASI

MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Öncelikle, hoş geldiniz Sayın Bakan ve Bakanlık bürokratları.

Vaktimiz biraz sınırlı olduğu için kısa kısa değineceğim, faydalanacağınızı düşündüğüm bilgiler de var burada.

Sunumunuzu dinledim, bebek ölümleri, yaş ortalamasının verileri... Şimdi, merak ettiğim bir şey var: Son üç yıl bunlara dâhil mi? Çünkü siz son üç yılın ölüm istatistiklerini açıklamadınız. 2020 yılında, aynen, burada, Kasım ayında size bunu sorduğumda dediniz ki "Aralık ayını bekleyin." O aralıktan sonra iki sene geçti Sayın Bakan. Eğer ülke olarak, toplum olarak saklamamız gereken bir şey varsa millî bir sır -burası milletin mabedi- ya, burada bize de söyleyin, biz de bunu saklarız gerekirse. Bunu niye açıklamıyorsunuz? Bundan niye imtina ediyorsunuz? Onu özellikle sormak istiyorum.

Şimdi, ilaçta sabit kur nedeniyle birçok ilaca ulaşılamıyor. Mesela, Amiodaron var, kalp ritim ilacı; altı ay daha olmayacağı söyleniyor. Bazı astım ilaçlarının çocuk dozları yok, bazı depresyon ilaçları yok; liste uzadıkça uzuyor, bunlara da bir bakmanızda fayda var.

Şimdi, biraz önce burada bir SMA konusu oldu. Ben Nadir Hastalıklar Komisyonunun üyelerinden birisiyim; bir buçuk yıl çalıştık, bir dosya sunduk, Meclis Genel Kurulunda da bunu okuduk. Fakat oradaki önermelerimizin -AK PARTİ'li, MHP'li arkadaşlar da var bu Komisyonda- hiçbiri şu anda uygulamaya konulmadı.

SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA - Sayın Adıgüzel, şimdi...

MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Toplu olarak cevap verirsiniz Sayın Bakan, rica ediyorum, benim vaktim az çünkü.

Siz, biraz önce, burada bir milletvekili arkadaşımızı bir firmanın sözcülüğünü yapmakla suçladınız. Hem bir meslektaşınız olarak hem de halkın seçtiği milletvekili olarak bunu çok yakışıksız buldum çünkü o bahsettiğiniz -ben firma ismiyle söylemeyeceğim; onasemnogene- ilaç sizin Sağlık Bakanlığının tedavi protokolünde, internet sitesinde var Sayın Bakan. İnternet sitesinde var yani sizin onayladığınız ilaç.

İki, dediniz ya "yerli girişim" diye, bakın, yerli girişimci -Hoca'nın adını da size veririm ve kurumun adını veririm- sizin Sağlık Bakanlığına 2 defa başvuruda bulundu -kime başvurduğunu da size buradan bizzat gelip söylerim- fakat kale bile alınmadı. Türkiye'de bu ilacı uygulamak mümkünken -yerli girişimci ve yerli firmadan bahsediyorum- bunu yapmak mümkünken maalesef Sağlık Bakanlığımız bu işe yanaşmadı, bunu özellikle söylemek istiyorum.

Yine "nadir hastalıklar" derken burada, mesela, Von Hippel-Lindau hastalığı var; biliyorsunuz, bu da kalıtsal bir hastalık. Bununla da ilgili yine, FDA tarafından onaylanan, kanseri engelleyen bir ilaç var, bu da sizin ödeme listenizde maalesef yok Sayın Bakan.

Şimdi, bazı yerel konularla devam etmek istiyorum. Şimdi, Ordu ilinde sağlık çalışanlarının banka promosyonu farklarının güncellenmesi için Ordu Sağlık Müdürlüğü ile Ziraat Bankası oturdular fakat anlaşamadılar. Ziraat Bankası kabul etmedi "Ben bunu Bakanlıkla halledeceğim." dedi. Fakat Bakanlıktan şu ana kadar, aradan bir ay geçmesine ve birçok ilde güncelleme olmasına rağmen henüz bir ses çıkmadı. Bakanlık Ordu ili için, sağlık çalışanları için promosyonların güncellenmesinde ne yapıyor? Bu yıl içinde yapılacak mı? Ordu'nun sağlık emekçileri haber bekliyor Sayın Bakan.

Yine, bazı ilçelerde, mesela Mesudiye ilçemizde dahiliye uzmanı yok, insanlar ilaç yazdırmak için 100 kilometre öteye gidiyor.

Ordu Devlet Hastanesinde 1 onkolog var -tam on iki yıldır Sayın Bakan- bu kemoterapi mi yapsın, muayene mi yapsın, servisteki hastalara mı baksın? 750 binlik bir şehirden bahsediyorum. Ordu il merkezinde, Tıp Fakültesinde gastroenterolog yok, nefrolog yok ve sizin branşınızda, çocuk yan dalları yok. Bir Eğitim Araştırma Hastanesinde çocuk yan dalları yok Sayın Bakan.

Akkuş ilçemizde kadın doğum, genel cerrahi, anestezi gibi ana branşlar yok. Akkuş'ta doktor yok, bina var; Gölköy'de de bina var, doktor yok. Çatalpınar'da durum daha vahim. Siz sunumunuzda ağız ve diş sağlığından bahsettiniz, birçok gelişmeler yapıldığından bahsettiniz. Çatalpınar ilçemizde diş hekimi var, alet edevat da var fakat odası yok Sayın Bakan. Üç yıldır diş hekimi tek diş yapmadan maaş alıyor Çatalpınar ilçemizde.

Şimdi, bir de bu Tokat ilinde, Medical Park Hastanesinde olan bir durumdan bahsedeceğim. Burada bir yoğun bakımda -sağlık çalışanı demeyeceğim- insanlıktan nasibini almamış bir kişi bir hastaya şiddet uyguluyor ve şiddetten sonra da siz hastaneyi toptan kapatıyorsunuz. Önce, burada bir detay vermek istiyorum: Bu olay 22 Temmuzda oluyor, yeni değil ve bununla ilgili savcılık soruşturma yapıyor, kovuşturmaya gerek olmadığına karar veriyor, sizin Sağlık Müdürlüğünüz de gelip inceleme yapıyor ve gereken bütün cezalar... Hemen o kişi işten çıkarılıyor ama bakın, Sayın Bakan suçun şahsiliği ilkesi var, siz koca bir hastane ve sağlık çalışanlarının tamamını burada suçlu addedemezsiniz.

Şimdi, orada hizmet alımını engellediniz. Bizim Tokat il örgütümüzden ve Kadim Durmaz Vekilimden bana gelen şikâyetler var. Doğum hastası var, vakti gelmiş, doğum yapamıyor; ameliyat olacak insanlar var, ameliyat olamıyor.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz dolmuştur, son cümlenizi alayım.

MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Mesela, bu, kamu hastanesi olsa, bir araştırma hastanesi olsa siz bunu aynı şekilde kapatır mısınız? Okullarda şiddet gören öğrenciler var. Siz şimdi o okulları kapatıyor musunuz? Bu, doğru bir yöntem değil. O hemşirenin eğitimsiz olmasında sizin de suçunuz var; o hemşireyi eğitmek lazım, doğru şeyi yapmak lazım...