KOMİSYON KONUŞMASI

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Bugün, yüz iki yıl önce kurulmuş sağlıkla ilgili her türlü sürecin yürütüldüğü ve tüm sağlık görevlilerinden sorumlu bir Bakanlığın bütçesini konuşuyoruz. Kamu ve özel sektördeki her kurum; hastane, eczane, poliklinik, muayenehane, laboratuvar ve tanı merkezleri Bakanlığınıza bağlı. Toplumun her bir ferdinin sağlığını koruma ve hizmet alma hakkını zamanında ve etkili bir şekilde her bireye ulaştırmak sorumluluğunuzda Sayın Bakan. Teşhis, tedavi, rehabilitasyon da sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetleri de halk sağlığının korunması, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi de Bakanlığınızın sorumluluğunda. Dolayısıyla içilen suyun, yenilen gıdanın, solunan havanın insan sağlığını tehdit etmemesi gerek. Dolayısıyla halk sağlığını tehdit edecek çevresel etkilerin tespit edilip gerekli önlemlerin tarafınızdan alınması da sizin sorumluluğunuzda.

2003 sonrasında "herkese sağlık" sloganıyla çıktığınız bu yolda bu görevleri layıkıyla yerine getirdiğinizi söylemek ne yazık ki mümkün değil. Yıllardır sağlıkta büyük bir devrimden, inanılmaz muhteşem bir dönüşümden bahsediyorsunuz, bolca sunumunuzda da rakamlar verdiniz ama birçok defa dile getirilmesine rağmen vermediğiniz bazı rakamlar var ama Bakan şu an beni dinlemiyor tabii.

Sayın Bakan, çok önemli bir konuya değineceğim burada gerçekten.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Daha sonra Sayın Bakanım, olur mu?

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Bizim için hayat meselesi. Çünkü bahsetmediğiniz rakamlar var. Bunlar 2011-2016 yılları arasında Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli'de çevresel faktörlerin ve sağlık üzerine etkilerinin değerlendirilmesine yönelik bir araştırma yapılmış. Bunun sonuçları yapılalı da tam yedi yıl olmuş Sayın Bakan, bitmiş bu ama inatla bu rapor hâlâ açıklanmıyor. Biz böyle bir çalışma olduğundan da bir bilim insanı Bülent Şık'ın 2019 yılında o da iki yıl üç yıl sonra yayınladığı yazı dizisinden haberdar edildik ve orada yazık, onun ifadeleri "Bakın, burada kanser riski var, dikkat edin, önlem alın." dedikten sonra tabii, Bülent şık yargılandı ceza almadı belki ama ondan sonra da üniversiteden ihraç edildi. Binlerce araştırma yapıldı, binlerce gıda numunesi incelendi. Bakın, Ergene benim seçim bölgemde hâlâ kapkara akıyor, kanser saçmaya devam ediyor, içinde bırakın balığı -hani söylüyordunuz ama- bakteri bile hâlâ yaşayamıyor. İçinde her çeşit ağır metal var, kadmiyumdan arseniğe, siyanüre kadar birçok ağır metal var. Sadece Ergene'de değil, havzanın tamamı gerçekten çok kirli. Şimdi, bunun bazı sonuçları var tabii, bu kadar kirliliğin. Ne var? Bölgede kanser vakaları patlamış durumda, tavan yapmış durumda ama siz ne yapıyorsunuz? Hem buna ilişkin bilgileri gizliyorsunuz hem ölüm istatistiklerini yayınlamıyorsunuz. En son yayınladığınız tarih biliyorsunuz 2020, 2019 bilgileri yayınlandı. Kanser verilerine ilişkin en son bilgileri 2018'de, 2017 verilerini yayınladınız. Peki, ben buradan sorayım: Neyi, niye, hangi hakla gizliyorsunuz? Yoksa bir sorun çıkın, deyin ki bize "Her şey yolunda, sıkıntı yok, Ergene ve Dilovası'ndaki vatandaşlarımız rahat etsin." Eğer, bir şey varsa -ki raporlarda var görünüyor öyle ve bizim yaşadıklarımız, gördüklerimiz de öyle- insanlar alabilecekleri önlemleri alsın. Hem kirliliği önlemeyin, bir şey yapmayın hem insanların sağlığını riske atın, kanser vakaları alsın başını gitsin, buna ilişkin bilgileri gizleyin, insanlar ne olduğunu bilmesin, sonra da "Dikkat edin, risk var." diyen bilim insanlarını, bu bilgileri açıklıyor diye dava edin, işinden edin. Tıpkı, bugün, Etlik Şehir Hastanesinin açılmasıyla beraber içi boşalan, hekim ve malzeme eksikliği yaşayan, kapatılan hastanelerdeki sorunları dile getiren hekimlere yaptığınız gibi. Ne yapsın hekimler, yanlışları, eksiklikleri söylemesin mi Sayın Bakan? Ne yapalım? Hani, sizler, bırakın şeffaf olmayı, sorumluluk sahibi olmayı; halkın sağlığını hiçe sayan, halkı uyaran, eksikleri, yanlışları dile getirenleri yargılayan bir iktidarla, bir Bakanlıkla da karşı karşıyayız.

Bakın, hekimlikte bir kural vardır -sizler de bilirsiniz- "Önce zarar vermeyeceksin." der.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son yarım dakikanız.

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Bu kural, devlet için de siyasal iktidar için de geçerlidir; siz de önce zarar vermeyeceksiniz.

Ben, buradan, tekrar soruyorum, yedi yıl geçmesine rağmen bu araştırmanın sonuçlarını neden halka açıklamıyorsunuz? Bu sürede ne yaptınız? Ben, Bakandan bu sorulara açık ve net cevap vermesini bekliyorum.

Bakın, kendiniz dediniz ki sunumunuzda "Sınırsız sorumlulukla hareket ediyoruz ve koruyucu sağlık hizmetleri birinci önceliğimiz." Eğer bunları yapmış olsaydınız, bu sorumluluğu taşıyor olsaydınız, gerçekten koruyucu sağlık hizmetlerini önceliyor olsaydınız, 2023 yılında bilgilendirmeyle, eğitimle önlenebilecek, aşıyla önlenebilecek...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum Sayın Yüceer.

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Son cümlem.

...kuduzda 10 yaşında bir çocuğun ölümünü engelleyebilirdiniz Sayın Bakan ama engelleyemediniz.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkürler Sayın Yüceer.

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Çünkü sizin hedefiniz maalesef şehir hastanelerine kaynak aktarmak...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sürenizi oldukça aştınız, rica ediyorum, teşekkür ediyorum.

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Peki, teşekkür ediyorum ben de.