KOMİSYON KONUŞMASI

İRFAN KAPLAN (Gaziantep) - Sayın Başkan, Sayın Bakan ve değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu ülkede 48 bin eczacı meslektaşım, 80 bine yakın eczane çalışanı, 46 bine yakın eczane var. Bugün bu eczanelerin yarısına yakını iflas etme noktasında. Peki, neden? AK PARTİ'nin yok saydığı, hiçbir sorunu çözemediği beceriksiz, düzensiz politikasından. 2009 yılından bu yana değişmeyen İlaç Fiyat Kararnamesi yüzünden eczanelerimizin beli büküldü. Ekonomik krizin de en tavan yaptığı böyle bir zamanda eczacılarımız çaresiz durumda. Öyle bir durum ki artık eczacılar, depolara olan borçlarını kredi çekerek, arabasını, evini satarak ödeyecek duruma geldi. Ekonomik kriz ve dalgalanan döviz kuru yüzünden ilaç fiyatları ciddi derecede arttı; bu durumdan hem vatandaşlarımız hem de eczacılarımız etkilendi. İlaçlar cep yakıyor, artık eczaneler de bakkallar gibi veresiye defteri tutuyor. Vatandaşlarımız ilaç almada zorluk yaşarken eczacılarımızın kâr oranı düştü. Şu anda ülkemizde ciddi bir ilaç yokluğu sıkıntısı var; kanser, diyabet, kalp gibi kronik hastalıkların ilaçları zor bulunuyor. İlacı bulamayan vatandaşlarımız ile eczacılarımız karşı karşıya geliyor. Bu konuda herhangi bir çalışmanız var mıdır?

Bir diğer önemli konu: Muadil ilaç dahi yok. Muadil ilaç bulamayınca eczacılarımız ile vatandaşlarımız yine karşı karşıya geliyor. Eczacılarımız ile vatandaşlarımızın karşı karşıya gelmemesi için muadil ilaçla ilgili daha fazla bilgilendirme yapılmalıdır.

Yine, aynı şekilde, devletin aldığı muayene ücretlerinin bedava tahsildarlığını eczacılarımız yaptığı için vatandaşlarımızla sık sık gerilim yaşıyorlar. Özellikle pandemiden bu yana kullanımı artan besin takviyeleri bağışıklık güçlendirici sağlık ürünleri, ilaçlar AVM'lerde, marketlerde, internet sitelerinde, zincir marketlerinde satılıyor; dolayısıyla, toplum sağlığı tehlikeye giriyor. Sağlık ve sağlığa dair tüm ürünlerin sadece eczanelerde satılması gerekmekteyken sağlık için değil, para için bu işi yapan firmaların önüne geçilemiyor. Yasal bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz? Halk sağlığımızı daha fazla tehlikeye atmayın.

Sayın Bakan, başka bir önemli konu ise ilaçta reklamın yapılması. Yine, toplumun sağlığı yerine cebini doldurmayı hedefleyen ilaç sanayisi ve reklam şirketlerinin önüne geçilmiyor. Sağlığın reklamı olmaz, ilaçta reklamın önüne geçilmesi gerekiyor.

Sayın Bakan, kamu kurumlarında çalışan eczacılarımızı neden görmezden geliyorsunuz? Kurumlar arası aylık gelirin düzenlenmesi, maaş ve özlük haklarının düzeltilmesi elzem hâle gelmişken "Görmedim, duymadım, bilmiyorum." diyorsunuz. Pandemide en çok sıkıntıyı sağlıkçılarımız yaşadı, bunların başında eczacılarımız da geldi. En başta etkin bir şekilde yapılmayan aşı ve aşı yokluğu, 77 eczacımızın, 24 eczane teknisyenimizin canını aldı. Burada bir kez daha, yaşamlarını yitiren meslektaşlarıma Allah'tan rahmet diliyor, saygılarımı sunuyorum.

Sayın Bakan, eczacılarımız, halka kamu adına sağlık hizmetleri sunan sağlık emekçileridir. Eczacılarımız, mesleki gelişim ve eğitim faaliyetleri nedeniyle uluslararası ilaç sektörüyle ilgili araştırma ve gelişmeleri takip etmek açısından, uluslararası toplantı, konferans, eğitim, seminer, sempozyum, araştırma faaliyetleri ve kongrelere sürekli katılım sağlamaktadır. Tüm bu nedenlerle, kamu hizmeti veren, kamuda, özel sektörde çalışan eczacılarımıza yeşil pasaport verilmelidir. Eczacılarımız üvey evlat değil, olmayacaktır da.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son yarım dakika.

İRFAN KAPLAN (Gaziantep) - 27 Kasımda büyük eczacı mitinginde tüm eczacılarımız bu haklarını almak ve hak ettikleri değeri kazanmak için Ankara'da Anıtpark'ta olacak. Haklarımızı sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim.