| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri a) İçişleri Bakanlığı b)Emniyet Genel Müdürlüğü c)Jandarma Genel Komutanlığı ç)Sahil Güvenlik Komutanlığı d)Göç İdaresi Başkanlığı e)Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 18 .11.2022 |
ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli Komisyon üyeleri, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, ülkemizin geldiği noktada, bu kara parayla mücadele ve "FATF" diye bilinen Mali Eylem Görev Gücünün bir listesi var malumunuz. Geçen sene Türkiye gri listeye indi. Yine, kurucuları arasında olduğumuz 38 ülkeden oluşan OECD de bizi gri listeye aldı yani "Gri listeye indiniz." diye haber verdi. 91 yılında Türkiye'nin imzaladığı bir sözleşme var, terörün finansmanını önleme ve kara parayla mücadele sözleşmesi. İyi mücadele edenler beyaz, az mücadele edenler gri, hiç mücadele etmeyenler de kara listede. Türkiye şu anda hangi ülkelerle aynı listede ona bir bakalım; Arnavutluk, Kamboçya, Gana, Moğolistan, Nikaragua, Mali, Panama, Suriye, Ürdün, Yemen, Zimbabwe gibi ülkelerle birlikte aynı listede anılıyor, hem demokrasi açısından hem de hukuk açısından geri kalmış ülkelerle birlikte anılıyor. Peki, bununla ilgili ne mücadele yapılıyor? "Silahlı mücadele yapılıyor." diyorsunuz, Sayın Bakan da sabah anlattı. Peki, bu silahlı mücadele yetiyor mu bunu engellemeye? Yetmediğini görüyoruz. Nereden görüyoruz? Daha dört gün önce İtalyan mafya lideri Antalya'da yakalanıyor, iki hafta önce yine Sırp mafya lideri bahçesinde birçok cenazenin, ölünün de olduğu şekilde yakalanıyor, Rus mafya liderleri, Azeri mafya liderleri milletin gözü önünde AVM'lerde çatışma yapıyor, infazlar yapılıyor ancak burada çıkıp da "Kara parayla, gri listeyle ya da uyuşturucuyla mücadele yapıyoruz." deniliyor. Bakın, bu sadece silahlı mücadele olmuyor. Dış politikada ne yaptınız, iç ve dış istihbaratta ne yaptınız ve bunların sonucunda neler elde ettiniz bunlara bakılıyor. Bizim Türkiye'de şu anda yapılan iş; hamaset, bol laf ve algı operasyonu. Burada o kadar çok detaylar var ki, bu mafya liderlerinin birbiriyle infazlarıyla ilgili anlatılacakların hepsi beş dakikaya sığmaz.
Gelelim mafya Türkiye'ye niye geliyor, neden başka ülkeleri değil de burayı seçiyor? Bakın, hukuksuzluğun olduğu, adaletin olmadığı yerlerde, devlet organları içerisinde bağlantı kurabildikleri yerlerde, mafya-siyaset ilişkilerinin, bürokrat ilişkilerinin daha rahat yapılabildiği yerlerde mafya ve uyuşturucu, kara para etkin oluyor. Yargıda, Emniyette veya diğer bürokratlarla bağlantılı olan arzu etmediğimiz şartlar maalesef AK PARTİ iktidarında gelişti ve denetlenmeyen, hesap sorulamayan bir yapı oluştu. Bunların en büyük sebeplerinden biri de demokratik sistemin zayıflaması, yargı sistemi üzerindeki siyasal baskılar, bürokrasiyle olan bu tür suç örgütlerinin liderlerinin bağlantıları ve Türkiye'de özellikle de ekonomik açıdan çıkan sonuçlar, genel buhran durumu, kayıt dışı ekonomi, kara paranın sisteme girmesi durumunu ve sonucunu yarattı. Demem o ki; kara para ile uyuşturucu ticareti birbirinden ayrılmayan ikizler, birini yok etmezseniz diğerini yok etme şansınız maalesef yok.
Peki, bu oluşan kara para, uyuşturucu ve mafya düzeninden Türkiye'de en çok etkilenen grup kimler? Maalesef çocuklar. Bunu ben söylemiyorum, Çocuk Vakfı söylüyor ve diyor ki: "Ailenin bu uyuşturucuyla mücadele edememesi, örgün eğitim sisteminin yetersiz ve yanlış olması, Sağlık Bakanlığının yeterli düzeyde mücadele etmemesi, Adalet Bakanlığının, hukukun olmaması, İçişleri Bakanlığının etkisiz ve zayıf kalması, yaygın medyanın yanlış yönlendirilmesi ve baskılanması, denetleme ve izleme yetersizliğinin maalesef ülkemizde uyuşturucu kullanma yaşını 12'lere kadar düşürmesi, temin edilebilmesinin çok kolay hâle gelmesi ve alıştırılana kadar neredeyse ücretsiz dağıtılması ve bunlar, artık, bir geçiş noktası değil, bir pazar hâline gelen ülke konumuna ülkemizi sokmuş durumda."
Dolayısıyla, bu denetimlerin artırılması, hukuk ve demokrasinin tekrar kazandırılması ve bakanlıkların da üzerine düşeni yapması gerekir diyor, heyetinizi saygıyla selamlıyorum.