KOMİSYON KONUŞMASI

MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Bakan, öncelikle hoş geldiniz, sizleri burada senede bir kere görüyoruz. Eğer bu, daha önce verdiğimiz soru önergelerine verdiğiniz cevaplar gibi olacaksa veya biz burada sanki bir prosedürü tamamlıyormuşuz, bir resmi tamamlıyormuşuz şeklinde olacaksa hiç konuşmayalım ama hakikaten bu fırsatı değerlendireceksek lütfen bürokratlarınız da güzel not alsınlar. Bizim, millet adına konuştuğumuzu, bu talepleri millet adına istediğimizi bilerek davranılmasını ve çözüm üretilmesini istiyoruz.

Şimdi, benim birazdan Ordu'yla ilgili vereceğim birkaç örnek, burada sağduyu sahibi her milletvekili tarafından da zaten kabul görecek şeyler ama bunlarla ilgili neden bugüne kadar bir çözüm üretmediğinizi ve görmezden geldiğinizi de merak ediyorum tabii. Şimdi, arkadaşlar, Ordu'da dünyada eşi benzeri olmayan bir antik kent var, Kurul Antik Kenti; iki bin üç yüz yıl önce, bir dere kenarından yukarıya, yaklaşık 500 metre yükseklikte kurulmuş bir antik kent. Şimdi, bu antik kentin "Dünyada eşi benzeri yok." demiştim ya, yine dünyada eşi benzeri olmayan bir yöntemle, bir uygulamayla dibinin taş ocağıyla oyulduğunu görüyoruz. Bakın, insaf diyorum! Ben bununla ilgili size önerge verdim, siz bununla ilgili beni bilirkişi raporlarına ve mahkemeye havale ettiniz. Ya, bu mahkeme zaten daha önce buranın durdurulması kararını verdi. Daha sonra da bir hoca, ki işbirlikçi çünkü mahkemede başka konuşuyor, telefonda ve kapalı ortamlarda başka konuşuyor. Ya, siz işbirlikçi ararsanız, bu işleri yapmak isterseniz çok adam bulursunuz ama eğer siz bu ülkenin Kültür Bakanıysanız şunun altında dinamit patlatılmasını, bir ülkenin iki bin üç yüz yıllık kültür değerinin altında dinamit patlatılmasını nasıl yorumlayacaksınız? Bu tahrip edilen alanda 2 tane de nekropol vardı, mezar; bununla ilişkili, bu antik kent hemen üstünde.

Şimdi, bununla da kalmadı; bakın, yine bir tane de Asarkaya var, bu da aynı. Bakın, hemen gösteriyorum: Bunun 400 metre mesafesinde taş ocağı var, bu Asarkaya da dinamitle patlatılıyor, yine hemen yanı ve enteresandır, bu iki işi yapan firma da aynı firma. Arkadaşlar, yani, antik kentin kenarında, altında dinamit patlatan bir anlayıştan bahsediyoruz. Burası Karadeniz'in Göbeklitepe'si, burada ilk insanlardan kalıntılar var.

Yine, Fatsa ilçemizde Cıngırt Kalesi var, burayla ilgili de bugüne kadar herhangi bir şey yapmadınız; burası da Karadeniz'in Efes'i. Ha, aslında yapsanız mı, yapmasanız mı ben de kararsızım çünkü yaptığınız yerleri görünce isterseniz buraya dokunmayın da daha sonraki, gelecek kuşaklara kalsın diyorum.

Şimdi, bu yerleşim yerleri antik Pontus Krallığı'nın şehirleri. Bu Rum Pontus'la karıştırılmasın, bu antik Pontus, Kral Mitridat'ın kentleri; iki bin üç yüz yıl öncesinden bahsediyorum. Kral Mitridat, Roma ordularına uzun süre savaşarak direndikten sonra en sonunda yenildi, yaptığı son savaşın adı ihanetti çünkü başta oğlu olmak üzere tüm yanındakilerin ihanetiyle şehri ve ülkesi yağmalandı. Şimdi, gelinen nokta da, bu dinamitler, bu alanda çalışma yapan o hoca dâhil hepsinin yağması da o günkü savaşı andırıyor; bu da bir ihanet. Yani, AKP döneminde gördüğü zulmü Mitridat Roma döneminde görmedi Sayın Bakan. Burayla ilgili... Ben bütün eleştiri hakkımı burayla kullanmak istiyorum. Lütfen artık gereğini yapınız, Ordu'nun kültürel değerlerine sahip çıkınız.

Bu kadar eleştiriden sonra bir iki tane de güzel şey, teşekkür söylemek isterim. Çanakkale Tarihî Alanı'nda bazı eleştirilerimiz vardı -İsmail Bey o alanda güzel çalışmalar yapıyor, kendisine de teşekkür ediyorum- bazı eleştirilerimiz oldu, Atatürk'le ilgili bazı eksiklikler vardı; bunların da üst üste, tekrar tekrar gündeme getirilmesinden ve bir nebze olsun çözülmesinden, bazı düzenlemelerin yapılmasından dolayı da teşekkür ediyorum.

Tekrar, biraz önce bahsettiğim konularda lütfen, daha sağduyulu ve Ordu açısından olumlu gelişmeler bekliyoruz.

Teşekkür ediyorum.