| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 16 .11.2022 |
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Bakan, enerji alanında yaşanan fiyat artışları iğneden ipliğe tüm hayatımızı etkiliyor. İnsanlar aldığı 3 kuruş maaşın yarısını fatura ödemeye harcıyor. Günlük ihtiyaçlarımızı karşılayamaz hâle getiren bu zamlar, temel insan haklarından enerji kullanım hakkımızı neredeyse yok etmiş durumda. Bakanlığınızın sunduğu dâhiyane çözümlere bakıyorum sonra; mesela "Kısa mesafelerde yürüyün." diyorsunuz, "Saçınızı havluyla, çamaşırları asarak kurutun. Banyoya kum saati koyun." diyorsunuz. Memlekete ağaç ya da ağaç dikecek herhangi bir yer bırakmışsınız gibi binaların güney cephesine yaprak döken ağaç dikmemizi öğütlüyorsunuz. Yetiyor mu? Yetmiyor. 300 beygir gücünde -Mercedesleriniz, Audileriniz- o makam araçlarınızla konvoy konvoy buraya gelip konvoy konvoy buradan gidiyorsunuz, sonra bize dönüp "Yüksek motor hacmine sahip araç kullanmayın." önerisi getiriyorsunuz. Yani bence resmen biraz aklımızla alay ediyorsunuz Sayın Bakan.
Enerji politikası ciddiyet ister aslında, öncelikle buradan başlamak lazım; ciddiyete davet ediyorum hepinizi kıymetli Bakan ve bürokratlar.
Şimdi, nükleere girmeyeyim diyordum, zaman az ama "Buna da karşı çıkıyorsunuz." diyebilen milletvekilleri oldu. 2 tane çok basit, çok net soru soracağım ben size. Bir: Enerji güvenliği için gerekli kaynak geliştirme ilkesine aykırı şekilde, bağımlılığımızın zaten çok yüksek olduğu bir ülkeye kendi topraklarımızda alım garantili santral kurdurmak neyin kafası sayın vekiller? Açık açık soruyorum, cevap verin bu soruma lütfen bittiğinde. "Doğal gazda yüzde 90 dışa bağımlıyız." diyoruz değil mi -biz değil, sunumlarınızda diyorsunuz, AKP milletvekilleri diyor- kime bağımlıyız ya? Rusya'ya bağımlıyız. Ne yapalım? Yerine nükleer santral yapalım. Süper fikir(!) Orada kime bağımlı olalım? Rusya'ya bağımlı olalım. Gerçekten emeği geçen herkesi tek tek tebrik etmek lazım(!)
İkinci sorum: "Şurada da nükleer var, burada da nükleer var; siz niye karşı çıkıyorsunuz, devlet düşmanı mısınız?" Soruyorum ya, bütün yerli ve millî vekillere açık açık soruyorum: Dünyanın hangi ülkesinde mülkiyeti başka bir ülkeye ait bir nükleer santral var? Yap-işlet-devret bile değil ya bu, yaptığınız şeyin adı yap-işlet-sahip ol. Yani Rusya santraliyle övünen bir Türkiye Bakanlığı görmekten ben gerçekten utanç duyuyorum arkadaşlar. Sonra ne diyorsunuz? İşte, enerjide de dışa bağımlılığı önleyecekmişsiniz. Ülkenin öz, yerli, millî kaynaklarını hakkıyla kullanmıyorsunuz; doğal gaz için, petrol için bizi yabancı ülkelere bağımlı kılmaya devam ediyorsunuz. Ya, enerjide dışa bağımlılığımız hâlâ yüzde 70 arkadaşlar. 4 mevsim yaşıyoruz bu ülkede değil mi? 3 tarafımız denizlerle çevrili, rüzgar var, güneş var, biz hâlâ elalemin petrolünün, doğal gazının derdindeyiz; iklim krizi, sıfır karbon vesaire gibi şeyler zaten sizin lügatinizde henüz yazmıyor.
Burada konuşuyorlar değil mi "yerlilik" "millîlik" "bizimkiler" bilmem ne falan filan. Soralım o konuşanlara; ya enerji sektörünün tamamını özelleştirdiniz be yirmi yılda, tamamını özelleştirdiniz. Bakın, bugün bu ülkede enerji üretiminin önemli bir kısmı, dağıtımı ve satışının tamamı -tamamı ya- özel şirketlere peşkeş çekilmiş durumda. Yok "Verimliliği artırır." yok bilmem ne; peşkeş çektiğiniz yetmedi, bir de döndünüz alım garantisi verdiniz bunlara, üstüne bir de para ödüyoruz. Şunu söyleyelim: Kamulaştıracağız bunları, kamulaştırmakla kalmayacağız, bu şekilde yaptığımız ödemelerin tamamını da o kamulaştırma bedelinden düşeceğiz; kimse boşu boşuna heveslenmesin "Bu paralar cebime kalır." diye.
Başka ne yaptınız? Mesela madenlerden konuşuyoruz değil mi deminden beri, madenlerde ne yaptınız biliyor musunuz yirmi yılda? Geldiğinizden beri 21 kez kanun değiştirdiniz. Bunun dörtte 1'i 7'nci maddeye ilişkin. Ne o 7'nci madde? Bu ülkenin sulak alanlarını, kıymete değer arazilerini, maden faaliyetlerine kapalı tutulması gereken havzalarımızı, ormanlarımızı, tabiat parklarımızı koruyan yer; siz bunları değiştirdiniz ve bu tip özel alanları dahi şirketlere peşkeş çekecek kadar gözü dönmüş bir siyaset güdüyorsunuz. Yetmiyor, haddinizi fersah fersah aşıyorsunuz, bütün Bakanlığa söylüyorum, 190 milyon zeytin ağacına karşı yönetmelik çıkarıyorsunuz. Ya, sevgili arkadaşlar, siz kimsiniz? Bu ülkede bir normlar hiyerarşisi var, bu ülkede Anayasa var, kanunlar var. Enerji Bakanlığı kim ya yönetmelik çıkarıyor kanuna aykırı? Bu nedir? Bu nasıl bir hadsizlik?
Ve son olarak -süre az- madenler için yapmadıklarınıza gelelim. Ne yapmadınız biliyor musunuz Sayın Bakan? Siz, insanların canlarını koruyamadınız Sayın Bakan. Siz, 42 insanı öldürdünüz Sayın Bakan, öldürdünüz diyorum, açık açık söylüyorum. Asıl öldüren kim? TTK Genel Müdürünüz. Yanınıza bile gelememiş, yüzü yok çünkü.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son yarım dakikanız...
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hâlâ utanmadan o koltukta oturmaya yüzü var o zatımuhteremin, buraya, karşımıza gelip katlettiği 42 insanın canının hesabını vermeye yüzü yok, yok yüzü. Getirememişsiniz, görevden alamadınız, buraya bile getirememişsiniz o insanı. Ve diyorsunuz ki: "Ben Sayıştay'a teşekkür ediyorum." Sunumunuzda diyorsunuz bunu. "Gereğini yapacağım." diyorsunuz. Ben sizin huzurunuzda, Sayıştay burada, Sayıştaydan özür diliyorum ya. Ben o kazanın olduğu gün...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz bitti, son cümlenizi alayım.
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Otuz saniye rica ediyorum Sayın Başkan, tek temsilciyim yine parti adına. Bitireceğim, tamamlıyorum.
Ben gerçekten Sayıştaydan özür diledim, biliyor musunuz? Ben bir milletvekiliyim dedim ya. O raporu zamanında okusaydım, zamanında uyarsaydım bir şey yapılabilir miydi acaba? Düşündüm, biliyor musunuz? Siz bunu hiç düşünmediniz mi ya? Yani hani istifaya falan davet ediyorlar ya, ben gerçekten sizlerin yerinde olsam istifa falan değil hani "'Böyle bir Sayıştay raporu var, ben bunu zahmet edip okusam bu insanlar ölmeyecekti.' diye düşünebilecekken bunu yapmadım..." Ne istifası arkadaşlar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)