| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri a)Adalet Bakanlığı b)Anayasa Mahkemesi c)Yargıtay ç)Danıştay d)Kişisel Verileri Koruma Kurumu e)Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu f)Türkiye Adalet Akademisi g)Hâkimler ve Savcılar Kurulu ğ)Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 15 .11.2022 |
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Bozdağ "Adaleti çıkarırsan devlet büyük bir çeteden başka nedir?" diye soruyor Augustinus, bundan on beş yüzyıl önce soruyor. 21'inci yüzyılın ilk yirmi yılında AKP'nin kurduğu düzen bundan daha net ifade edilemezdi diye düşünüyorum, sadece ben böyle düşünmüyorum. Bakın, Aksoy Araştırma bir araştırma yapmış geçtiğimiz mayıs ayında; bu ülkede yaşayan insanların yüzde 15'i yargının tarafsız ve bağımsız olduğunu düşünüyor -sadece yüzde 15'i böyle düşünüyor- geri kalan yüzde 85'i diyor ki: "Bu ülkede ne tarafsız ne de bağımsız bir yargı var." Bunu sadece ben ya da bizim seçmenlerimiz ya da muhalifler söylemiyor; AKP'li ve MHP'li milletvekillerinin söylediklerine takılmamak gerek çünkü AKP'li seçmene soruyorlar, yüzde 72'si ve MHP'li seçmene soruyorlar, yüzde 80'i "Ben yargıya güvenmiyorum, tarafsız ya da bağımsız olduğunu düşünmüyorum." diyor.
Sayın Bozdağ, bu sonuçlar, ortalama bir ülkede bile bir adalet bakanının istifa etmesine yeter; buna rağmen siz ne yapıyorsunuz? Geldiniz, bize burada fıkra anlatıyorsunuz ya, bayağı fıkra anlatıyorsunuz. Şu kitapçıkta emeği geçen herkese tek tek teşekkür mü edilir, ne denir bilmiyorum yani yirmi yıllık AKP özetinin bir ironisini çıkar deseler, aha ancak bu kadar çıkarılır. Ben avukatım biliyor musunuz; işini yapamayan, işini yaptırtmadığınız avukatlardan biriyim. Siz burada bana gelmişsiniz "lekelenmeme hakkı" "mağdur odaklı adalet" "kadına yönelik şiddete sıfır tolerans" "çocuğun etkin korunması" gibi neler neler... Vallahi ellerinize sağlık yani dedim ya bu bir fıkra.
Mesela mağdur odaklı adalet anlayışınızdan bahsetmişsiniz, sormak lazım: Soma'da katledilen 301 madencinin katillerine hak ettikleri cezayı verdiği için okus pokusla görevlerinden ettiğiniz Yargıtay 12. Ceza Dairesi hâkimleri var ya, onların haberi var mı acaba sizin bu mağdur odaklı adalet anlayışınızdan? Ya da bir AKP milletvekilinin korumaları tarafından eşi ve 2 oğlu katledilen Emine Şenyaşar'ın haberi var mıdır bu çok hayati, çok insani tutumunuzdan? Ya da 10 Ekim gar katliamında yakınlarını kaybedip ancak yedi yıl sonra sayın mahkemelerinizden bir keşif talebi alabilen 10 Ekim ailelerinin haberi var mıdır mesela?
Devam edelim; çocuğun etkin korunması için önemli çalışmalar yapıyormuşsunuz, tebrik ediyorum hepinizi! Mesela Erzurum'da Diyanet İşleri Başkanlığına ait bir Kur'an kursunda istismara uğrayan çocukların istismarcısı hakkında verilen cezayı bozan istinaf hâkimlerinizin haberi var mı sizin bu tutumunuzdan?
Devam edelim, yargının kurucu unsurlarından bahsetmişsiniz, avukatlar pek önemliymiş sizin için, savunmayı güçlendirmek için önemli adımlar atıyormuşsunuz. Mesela delil uydurma gereği dahi duymadan, on yıldır süren bir davada 37 savcı, 42 hâkim değiştirip anca ceza vermeyi becerdiğiniz ÇHD'li meslektaşlarımızın haberi var mıdır bu tutumunuzdan? Ya da Zafer turizmin dün hadsiz bir muavini tarafından hedef gösterilip şu an canıyla uğraşan avukat meslektaşımız Jiyan Tosun'un haberi var mıdır, gerçekten çok merak ediyorum.
"Kadına yönelik şiddette sıfır tolerans." demişsiniz, yani "Ne diyeyim de ne olasınız." diye bir laf var ya, vallahi ne diyeyim de ne olasınız ya, bu kadar açık söylüyorum arkadaşlar aslında. Mesela maruz kaldığı istismar sonrası intihar eden 18 yaşında bir genç kızın faili eski Uzman Çavuş Musa Orhan'a oy çokluğuyla ödül gibi ceza veren hâkimleriniz bir yanda, Musa Orhan'ın tutuksuz yargılanmasına isyan eden Ezgi Mola'yı cezalandıran hâkimleriniz bir yanda. Yetmiyor, evli olduğu kadını katledip intihar eden daire başkanınızın ardından utanmadan gözü yaşlı taziyeler yayınlayan bürokratlarınız bir yanda bile değil, arkanızda duruyor şu anda. Şebnem Hocaya sabaha karşı gözaltı kararı veren savcılarınız bir yanda, hakkında koruma kararı bulunan Hülya Şellavcı'nın hakkında defalarca şikâyette bulunmasına rağmen katiline bir tazyik hapsini çok gören hâkiminiz başka bir yanda. Mesela hâkim ve savcı atama yönetmeliğini rafa kaldırıp altı günde tüm aşamaları aşıp doğrudan İstanbul'a paraşütle indirdiğiniz, sonra da Sedef Kabaş hakkında tutuklama kararı veren sevgili savcılarınız bir yanda, Gülistan Doku'nun kaybının başşüphelisini adli kontrolle bir günde serbest bırakan savcılarınız başka bir yanda duruyor şu anda Sayın Bakan. Mücella, Çiğdem, Hakan, Can, Mine, Yiğit hapisteler, Osman Kavala 1.841 gündür hapiste; bunları hapiste tutanlar, esir tutanlar bir yanda, yargı reformu paketi masallarıyla sokağa saldığınız katiller, tecavüzcüler, mafya babaları, uyuşturucu baronları öbür yanda duruyor. Mesela buluttan nem kapan Sayın Cumhurbaşkanına sırf hakaret etti diye 305 çocuğun hakkında siz işlem başlatmış bir Adalet Bakanısınız, ben kime ne anlatıyorum.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Evet, Sayın Kadıgil, toparlar mısınız lütfen.
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Haklısınız, toparlayayım çünkü gerçekten ben kime ne anlatıyorum, bilmiyorum.
Kendi yargısını kendi sağlamaya çalışan ilkel bir orman kabilesine döndü koca bir memleket sizin yüzünüzden. Yani size şunu sormak isterim: Bu kadar rezillik yetmedi mi ya? Hani biraz böyle adalet sağlayalım artık, doğru düzgün hâkim, savcı ataması yapalım...
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Teşekkür ediyorum Sayın Kadıgil.
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Son cümlem Sayın Başkan, son cümlem. Bu parti adına tek temsilcisiyim, son cümlem, bitiriyorum.
Yani şunu demenizi çok isterdim: "Artık bir parça liyakatle hâkim, savcı ataması yapalım." Ama bunu diyebilecek birisi olsaydınız o sandalyede zaten oturuyor olmazdınız. Siz ki döneminizde atadığınız hâkim, savcıların yüzde 40'ı FETÖ'den ihraç edilmiş bir Bakansınız, sizin yeriniz bakan sandalyesi değil benim nazarımda sanık sandalyesidir Sayın Bozdağ.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Teşekkür ediyorum Sayın Kadıgil, süreniz tamamlandı.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Hakaret ediyor Sayın Başkanım.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Hadi oradan!
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Yalan mı? Hangisi yalan?
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Hepsi yalan!
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hangisi yalan? Hepsi doğru!
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Hepsi yalan!
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Arkadaşlar, lütfen müdahale etmeyin.
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hiçbir konuda benimle kavga etme, Ergenekon avukatı var karşında.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Söz sırası Milliyetçi Hareket Partisinden Sayın Halil Öztürk'te.
Sayın Öztürk, süreniz beş dakika, buyurun lütfen.
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Karşında Ergenekon avukatı var, yanlış kişiyle kavga edersin.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Bu üslubunuz üslup değil!
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Arkadaşlar, Milliyetçi Hareket Partisi konuşuyor, susar mısınız?
Arkadaşlar, bir dakika ya...
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Kadıgil, üslubunuz...
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - AKP'lileri sustur.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Arkadaşlar, sükûnet lütfen.
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Arkadaşlar, Milliyetçi Hareket Partisi konuşuyor, susun lütfen ya!
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Hakaret ediyor.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Yakışmayan bir üslup ya!
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Ben atamadım, o kadar FETÖ'cüyü ben atamadım, FETÖ'cülerle mahkemede ben mücadale ettim, atayanlar orada oturuyor.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Arkadaşlar, lütfen...
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Başkanım, atın dışarı ya!
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Cevap vermesinler konuşmayayım Sayın Başkan.