| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri a) Millî Eğitim Bakanlığı b) Yükseköğretim Kurulu c) Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı ç) Yükseköğretim Kalite Kurulu d) Üniversiteler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 03 .11.2022 |
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli Bakanım, sevgili bürokrat arkadaşlar; hepiniz hoş geldiniz. Umarım 2023 bütçesi eğitim dünyamıza başarılar getirir. Bu dileklerimizle size başarılar diliyorum.
Sayın Bakan, sunuşunuzda uyuşturucuyla ilgili bir mücadele programı ya da oraya ayrılan bir kaynak ben göremedim sanırım. Çünkü şu anda okullarda çok ciddi bir sorun hâline gelen bu uyuşturucuya karşı hep birlikte topyekûn bir mücadele yükseltmemiz gerekiyor. Bunu yapabilmek için de şu yaz saati uygulamasından vazgeçmemiz gerekir. Sayın Bakan, siz de biliyorsunuz ki Türkiye'nin birçok yerinde ikili eğitim yapılıyor. İkili eğitim öğretimin yapıldığı yerlerde sabahın ve gecenin kör karanlığında çocuklarımız okula girip çıkıyorlar; bu, ciddi anlamda problem. Okul önlerindeki güvenlik çalışanlarının da yetersiz olduğunu biliyoruz.
Sayın Bakanım, size iki şey göstereceğim: Bir, bugün sizin sunduğunuz kitapçık. Burada ayrıntılı bir sunum yok, politik bir sunumunuz var, tabii ki meseleye siz politik olarak bakabilirsiniz. 2018'de Millî Eğitim Bakanlığı bütçesindeki sunumun kitapçığını da inceledim, sizinkini de inceledim; burada rakamlar ve bu rakamların ayrıntılarına rastladık ama sizde de rakamların ayrıntısına rastlamak çok mümkün olmadı. Şimdi, diyorsunuz ki: "Biz Millî Eğitime bütçeden ayrılan payı en yüksek noktaya getirdik." Gerçekten böyle mi, bir bakalım. 2016 yılında eğitim bütçesinin gayrisafi hasıla içerisindeki payı yüzde 4,21 iken 2023 yılında bu oran 3,48 olmuş; bu bir artış değil, düşüş. 2016 yılında merkezî yönetim bütçesinde eğitime yüzde 19,24 oranında pay ayrılırken 2023'te bu pay yüzde 14,53'e gerilemiş. Şimdi, bu böyleyken nasıl oluyor da artırdığımızı söylüyoruz? Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiğinde eğitim bütçesi içerisinde yatırımlara ayrılan pay yüzde 17,18'di, şimdi bu pay yüzde 9,17'ye düşmüş; bunu artış olarak tarif etmek pek mümkün değil.
Bu bütçeyle eğitimin temel sorunlarını çözmeyi başaramayacağınızı siz de biliyorsunuz; bu bütçe yetersiz. Daha önce, geçen yıl, sizin bütçe sunumunuzda da "Bu bütçe yetmeyecek, ek bütçe talep edin ve ek bütçe talebini oy birliğiyle geçirelim." demiştik fakat bizim sözümüz dinlenmedi. Aradan altı ay geçti, yine, Meclise ek bütçe talebiyle gelindi; ek bütçe bile sorunları çözmeye yetmedi. Şimdi, bunların hepsi açıkta dururken neden bu bütçeyle karşımıza geliyorsunuz? Bu bütçe 2 katına çıkarılmadığı müddetçe 20.243 köy okulunu açmanız mümkün değil, acilen atanması gereken 100.000 öğretmen atamasını yapmanız mümkün değil, öğretmenlerin 19 Kasımda yapılacak sınavını başarıyla geçmeniz mümkün değil.
Bunun nedeni şu: 1974 yılından bu yana ÖSYM sınav yapar ama 2010 yılından bu yana ÖSYM'nin sınavlarının tamamında şaibe var. 31 Temmuz ve 18 Eylülde yapılan KPSS'de şaibe olduğu çok açık ve net "Hırsızlık var." diyor Devlet Denetleme Kurulu ama ortada hırsız yok. Şimdi, bu kaygıların olduğu bir yerde 19 Kasımda sınavda ısrarın anlamı yok. Şunu anlıyorum: Öğretmenlik mesleği güncellenmesi gereken bir meslektir, sürekli kendisini yenilemesi gereken bir meslektir, bunun için tüm ayrıntılar hayata geçirilmeli; burada itirazımız yok ama "Basit soru sorarak bu sınavı yapacağız." dediğinizde murada ermiş olmuyorsunuz.
Ben buradan ÖSYM'ye değil, Millî Eğitim Bakanına da şu çağrıyı yapmak istiyorum: Optik yanıt kâğıtlarının incelenmesi üzerine talepte bulunan binlerce insan var; neden ÖSYM bu konuda yanıt vermez?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son yarım dakikanız.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Hem 18 Eylülde hem 31 Temmuzda şaibelerin olduğu aşikârdır. Şaibe yoksa ÖSYM Başkanı görevden neden alındı? Şaibe yoksa ÖSYM Başkanı hakkında neden soruşturma izni alındı? Bunların tümünün üstünü örtmek yerine, üzerine üzerine gidelim. Biz çocuklarımıza yalandan uzak durmalarını, hırsızlıktan uzak durmalarını, ülkesini ve eğitimi sevmelerini öğütlüyoruz. Bunun için öğretmenlerin grevli, toplu sözleşmeli sendikal hakkıyla birlikte bu mücadeleye ortak ses verelim. Gelin, Millî Eğitim Bakanı olarak 16 sendikanın sesine kulak verin, 16 sendika diyor ki: "Biz sınav istemiyoruz."
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Evet, Sayın Yıldırım...
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Son cümlem.
Bu "Sınav istemiyoruz." diyen öğretmenler 2 Kasımda iş bıraktılar. Buradan size teşekkür etmek istiyorum, şöyle dediniz: "İşe gelmeyen öğretmenlerin ücretini keseceğiz." Zaten işe gelmediği zaman ücret almaması gerekiyor. Ayrıca, bir teşekkür daha yapmak istiyorum: A101'le yapılan sözleşmeyi iptal etmenizden dolayı sizi kutluyorum. Ama yetmez; usulsüz anlaşmaları, usulsüz protokolleri iptal etmenizi bekliyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.